Fatma Takır, organ nakli yapılmazsa ölecek olan annesine böbreğini bağışladı. ‘Ben nasıl anneyim, kızımdan nasıl can alırım’ diyen Sabriye Takır’ı ikna eden kızı, ‘Sanırım anneme Anneler Günü’nde en büyük hediyeyi ben verdim. Kalbimi de verirdim ama o zaten annemin’ diyor.
Diyalize girmenin ne demek olduğunu ancak yaşayan bilir... Diyaliz böbrek hastalarının kabusu gibidir. ‘Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin’ diyor Sabriye Takır. O, böbrekleri iflas edince 18 ayını diyaliz makinesine bağlı geçirdi. Sonunda kızı Fatma’nın böbreğiyle yaşayabileceği ortaya çıktı ve tesadüfe bakın ki tam Anneler Günü’ne denk gelen haftada kızı ona böbreğini bağışladı...
YETER Kİ ACISI DİNSİN
Sabriye Takır 15 yıldır böbrek hastasıydı. 6 yıl önce böbreklerinin iflas ettiğini öğrendi. 18 ay boyunca diyalize girdi. Her gün yaşadığı o dört saat hayatının en büyük işkencesi gibiydi. Diyalize giriyordu ama gidişatı iyi değildi. Bir yıl boyunca 27 tansiyonla yaşadı. Böbrek nakli olmazsa bir süre sonra hayatını kaybedebileceğini söyledi doktorlar. Altı çocuğu da annelerini yaşatmak için böbreklerini vermeye hazırdı ama anneleri istemiyordu. Takır o günleri şöyle anlatıyor: ‘Acı çekiyordum ama her şeye rağmen almamalıydım. Kızım kararlıydı ama nasıl alabilirim, ben nasıl anneyim diye kendi kendimi suçluyordum. Kızım tek böbrekle benim yaşadıklarımı yaşayacak diye düşünüyordum.’ Gaziosmanpaşa Organ Nakli Merkezi’ne geldiklerinde hemen bütün doktorlar ve ailenin diğer üyeleri Sabriye Takır’ı günlerce ikna etmeye çalıştı. Böbreklerinden birini verecek olan kızının hayatının hiçbir şekilde tehlikeye girmeyeceği anlatıldı.
İki çocuk sahibi 27 yaşındaki kızı Fatma Takır annesinin acılarını dindirmek için böbreğini vermeye gönüllü olduğu günlerde devlet hastanesinden ‘kan uyuşmazlığı’ olduğu için ameliyatın gerçekleşemeyeceği yanıtını almıştı. Gaziosmanpaşa Organ Nakli Merkezi’ndeki incelemelerde hiçbir sakıncasının bulunmadığı ortaya çıktı. Masaya yattı ve böbreklerinden birini annesine verdi. Ameliyattan önceki geceyi Fatma Takır şöyle anlatıyor: ‘Beynimde en küçük bir kuşkuya yer yoktu. Ameliyat kötü giderse ne olur, çocuklarıma ne olur, bana ne olur diye hiç düşünmedim. Sadece annemin acılarını dindirmek istiyordum. Ameliyat olacağımız sabah uyandı. Vazgeçtiğini söyledi. ‘Ben nasıl anneyim ya, nasıl kızımdan can alırım’ dedi. Yatıştırdım onu. Ameliyata önce ben girdiğim için çok zorlandı. Ama her şey iyi gitti. Hayatımda değişiklik yok. Artık kabus dolu günler geride kaldı. Sanırım anneme ben en büyük hediyeyi verdim. Kalbim kaldı ama zaten o annemin ki!’
İçimde çocuğumun bir parçası var
SABRİYE Takır ameliyat günü ve sonrasını ağlayarak anlatıyor: ‘Başta sanki suç işlemişim gibi geldi. Çocuğumun bir parçasını aldım. Bir an nasıl yaptım diye düşündüm. Ameliyattan sonra ne sevinebildim ne üzülebildim. Çocuklarımın hepsi bana çok destek oldu. Biri böbreğini, diğerleri kalplerini verdi. Allah herkese böyle çocuklar nasip etsin. İnşallah ikimiz de uzun yıllar yaşarız. Artık isteğim kadar su içebiliyorum.’
Nadir bir olay gerçekleşti
GAZİOSMANPAŞA Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç Dr. Alp Gürkan Fatma Takır’ın annesine böbreğini bağışlamasıyla ilgili şunları söyledi:
‘Hastaların bazı hastanelerdeki tetkikleri uzun zaman alabiliyor. Bazen bu tetkikler için haftalarca bekledikleri oluyor. Bu merkezde iki üç gün içinde bütün tetkikler yapılıyor. Bunun basit bir şey olduğunu düşünmeyin. Her gün diyalize giren hastalar, diyalize girdikleri günü yaşamamış sayarlar. O gün onlar için yoktur. İnanılmaz bir yorgunlukla dinlenmeye çekilirler. İşte bu tetkiklerin kısa oluşu büyük fayda sağlar hasta için. Biz bu vakada ilginç bir olay yaşadık. Her zaman anneler çocukları için organlarını bağışlar. Buna alışığızdır ama nadir bir olay gerçekleşti, kızı bu kez annesinin hayatını kurtardı. Sabriye hanımın diyalizdeki gidişatı çok iyi değildi. Haliyle çocukları ısrar etti. Bunda da haklıydılar çünkü hastayı bir süre sonra kaybedecektik. Onun için kızlarına baktık, en uygun buydu. Üç saatlik bir ameliyatla kızının böbreğini aldık. Her ikisinin tek böbreği onları hayat boyu taşıyacak durumda. Hiçbir problemleri olmayacak.’