Yaradılış ve evrim teorisinin birlikte ders kitaplarında yer alması tartışılıyor Yaradılışı savunan yazar Mustafa Akyol, ‘Yaradılış kitaplardan çıkmalı’ diyen akademisyenleri ‘sansürcü zihniyet’ olarak değerlendirdi. Evrim’i savunan Prof. Dr. Celal Şengör ise, ‘Biyoloji müfredatına yaradılışı sokan, bilimi sabote ediyor demektir’ yorumunu yaptı
Yaradılış müfredata girdi, tartışma başladı. Üniversite Konseyleri Derneği üyesi 700 akademisyen yaradılışın ders kitaplarından çıkarılması gerektiğini savunup, imza topladı. Milli Eğitim Bakanlığı’na dilekçe veren akademisyenler, ‘Eğer sonuç alamazsak dava açacağız’ dedi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in bu girişime yanıtı sert oldu. Çelik, ‘Yaradılışı müfredattan çıkarmayacağız. Evrim teorisini çocuklara anlatıp da evrim karşıtı olan teorileri çocuklara anlatmama bilimsel bir tavır mı?’ diye sordu. İşte bu soru tartışmayı başka bir boyuta taşıdı. Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan bir yazı yazarak, ‘Yaradılış bir teori değil, dini bir inanç’ dedi. Aynı gazetede konuyla ilgili yorum yapan Prof. Dr. Celal Şengör de, ‘Bu görüş müfredata politik zorbalıkla konmuşsa hukuken bu tutumla mücadele edilmelidir’ diye yazdı. Aynı gazetede çok farklı bir yazı ise Bilinçli Tasarım üyesi, yazar Mustafa Akyol’dan geldi. Akyol, ‘Milli Eğitim Bakanı doğru bir karar verdi... Yaradılış dini kitaplarda yazılı bir ‘inanç’ olmanın yanında, bilimsel verilere dayalı bir ‘teori’ye karşılık geliyor da olabilir’ dedi.
işte o görüşler Bakan Hüseyin Çelik: ‘Karşıt görüşler yan yana olmalı’
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Üniversite Konseyleri Derneği’nin hareketiyle fitili ateşlenen tartışma üzerine şu açıklamayı yaptı: ‘Yaradılışla ilgili birçok teori var. Adı üstünde evrim teorisi. Evrim teorisini çocuklara anlatıp da evrim karşıtı olan teorileri çocuklara anlatmama bilimsel bir tavır mı? Çocuklara sabit fikirler aşılamak yanlıştır. Bu da dogma olur. İtiraz eden insanlar bilimsel tavır sergiliyorlarsa çeşitlilikten ve her anlamdaki çoğulculuktan rahatsız olmamalı. Müfredatı bilim adamlarına hazırlattık. Karşıt görüşlerin yan yana olması, karşıt görüşlerin aynı bölümde verilmesi en doğru bilimsel yaklaşım.’
İsmet Berkan: ‘Teori değil, inanç’
Bakan Çelik’in bu yorumu üzerine tartışma başka bir boyuta taşındı. Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, önceki gün konuyla ilgili bir yazı kaleme aldı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in ‘rakip teori’ veya ‘öteki teori’ dediği yaradılışın bir teori değil, bir inanç olduğunu vurgulayan Berkan, şu noktaların altını çizdi: ‘İnançta kuşkuya yer yoktur, zaten kuşku ortaya çıktığı anda inanç ortadan kalkar. Yaradılışa göre tanrı dünyayı ve evreni altı günde yaratmış, yedinci gün ise tatil yapmıştır. Yahudilerin tanrısı bu tatili Cumartesi günü yapmıştır, Hristiyanların tanrısı Pazar, Müslümanlarınkiyse Cuma. Yaradılışın ‘diğer teori’ olması söz konusu değildir. Dediğim gibi yaradılış dini bir inançtır. Eğer bu inancı illa öğrencilere öğretmek veya anlatmak gerekiyorsa onun yeri biyoloji veya fen dersi değil din ve din kültürü dersleridir...( ) Milli Eğitim Bakanı yanılmaktadır ve milyonlarca öğrencinin de yanıltılmasına sebep olmaktadır. Diyeceksiniz ki, okullarda sahtekarlık öğretiliyor bir de bilim dersinde bilim dışı dogmalara yer verilmiş çok mu? Haklısınız belki ama bilim dışı dogmanın bizimki gibi bir topluma vereceği zarar, sahte doktor raporu almaya eğitim sistemi tarafından özendirilmenin vereceği zarardan daha büyük olur bence.’
Prof. Dr. Celal Şengör: ‘Bilim sabote ediliyor’
Aynı gün İTÜ Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şengör’ün de konuyla ilgili Radikal Gazetesi’nde bir yorumu çıktı. Konuya İsmet Berkan’la aynı çizgiden bakan Şengör’e göre, yaşamın bir ‘akıllı tasarım’ sonucu olarak bir yaratıcının eseri olduğu fikri hiçbir şekilde bilimsel değil... Bilimsel olmayan bir fikir, bilim öğreten bir derste ve müfredat programında olamaz. Bu, politik zorbalıkla konulmuşsa, hukuken bu tutumla mücadele edilmesi gerekir... ‘Akıllı tasarımcı’ fikri bilimsel olmadığı gibi, bilimle uyumlu veya uyumsuz da olamaz, zira kontrolü kabil değildir. Bir inançtan ibarettir ki buna da (evrenin gerçek olduğu konusundaki inanç dışında) bilimde yer yoktur. Üstelik, tüm evrende akıllı bir tasarımcının olduğuna dair en küçücük bir işaret yoktur.... Biyoloji müfredatına yaradılışı sokan, bilimi sabote ediyor demektir. Buna izin verilemez.
Mustafa Akyol: ‘Sansürcü zihniyet’
Ve Radikal Gazetesi’nde aykırı bir ses Bilinçli Tasarım üyesi, yazar Mustafa Akyol’dan geldi. Milli Eğitim Bakanı’nın kararını haklı bulup, ‘Yaradılış kitaplardan çıkmalı’ diyen akademisyenleri ‘sansürcü zihniyet’ olarak değerlendiren Akyol, kavramların yanlış yorumlandığını yazdı. Akyol, yazısında şunları savundu: ‘Yaradılış’. Bu kavramın bilimden dışlanmasını savunanlar, ‘bu bir dini bir inançtır, bilim ise inançlara değil verilere dayanır’ diyorlar. Kısmen haklılar da, bilim gerçekten inançlara değil verilere dayanmalıdır. Ama atladıkları bir nokta var; ‘yaradılış’ dini kitaplarda yazılı bir ‘inanç’ olmanın yanında, bilimsel verilere dayalı bir ‘teori’ye karşılık geliyor da olabilir... Akıllı Tasarım’ı ‘bilmi dine dayandırmak’la suçlayanlar ise yanılıyorlar. Teorinin ilahi dinlerin yaratılış inancına uygun düştüğüne kuşku yok; ama teorinin dayanağı, bu dinlerin kaynakları değil, bilimsel veriler. Kaldı ki öte yandan Darwinizm de bir başka inanca uygun düşüyor: Bir Yaratıcı’nın varlığını reddeden, maddeyi tek gerçek varlık sayan materyalist felsefeye... ‘Yaradılış’ inancını din derslerinde tutmalı, biyoloji derslerinde ise hem Darwinizm’i hem de onun alternatifi olan Akıllı Tasarım’ı öğretmeliyiz. Bu sayede öğrenciler, bu iki alternatif teori üzerinde tartışma imkanı bulur, ezbere değil eleştirel düşünmüş olurlar.
Mustafa Akyol, yaradılışın ders kitaplarından çıkarılmasını isteyen akademisyenlerle de, karşıt görüşteki bilim adamlarıyla da her platformda tartışmaya hazır olduğunu açıkladı. Akyol, ‘Sansür yerine bilimsel tartışma ile konuyu aydınlatmalıyız. Yapmamız gereken bu’ dedi.
Bilmin dışına çıkmam
Akyol’un görüşlerine taban tabana zıt fikirleri savunan Celal Şengör ise, ‘Mustafa Akyol’la bir platformda tartışır mısınız?’ sorumuza, ‘Kendisi bir bilimadamı mı? Önemli bir biyoloji dergisinde çıkan bilimsel makalesi mi var? Ben bilimadamıyım. Bu konu da bilimsel bir konu. Bilimin dışına çıkmam’ yanıtını verdi.
Üniversite Konseyleri Derneği Yönetim Kurulu üyesi, Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzge Günal ise konuya ilişkin şunları söyledi, ‘Bizim mücadelemiz aslında bugünün değil, 15 yıl sonrasının mücadelesi. Bize gelen fen öğrencilerinde bilimsel düşünme anlamında büyük bir sorun var. Bilim ve Gelecek Dergisi geçtiğimiz yıllarda Ankara, İstanbul ve Kocaeli’ndeki fen, münendislik ve tıp eğitimi gören birinci ve son sınıf öğrencileri arasında bir anket yapmıştı. Bu ankette öğrencilerin yüzde 80’i Adem ve Havva’dan geldiğimizi düşünüyordu. Bizim tek yaptığımız bilimi savunmak. Eğer Milli Eğitim Bakanlığı’na sunduğumuz dileçeye olumsuz bir yanıt gelirse dava açma yoluna gideceğiz. Şimdilik bekliyoruz.’
Kitaplarda ne var? Milli Eğitim Bakanlığı yayınları tarafından 2005 yılında basılan, Davut Sağdıç, Özer Bulut ve Selim Korkmaz’ın hazırladığı Lise 3 Biyoloji kitabında, ‘Hayatın Başlangıcı ile İlgili Görüşler’ başlığı altında, ‘Evrim’in yanı sıra’Yaradılış Görüşü’ne de yer veriliyor. Kitabın 190. sayfasındaki bölümde, şöyle deniyor: ‘Yaradılış görüşü, evrenin Tanrı’nın koyduğu kurallar çerçevesinde belirli bir düzene göre işlediğini ve bu düzenin tesadüfen ve kendiliğinden oluşmayacağını belirtir. Bu görüşe göre, evrendeki her varlık bir amaca yönelik yaratılmıştır. Bu amacı belirleyen de Tanrı’nın kendisidir.’
Doğal seleksiyon
Evrim Teorisi ise ‘Canlıların Evrimi ile İlgili Görüşler’ başlığı altında Lamarck’ın görüşleri ile birlikte kendine yer buluyor. Darwin’in görüşleri Yaradılış yaklaşımının iki katı uzunluğunda. Yine MEB yayınlarından çıkan 8. sınıflara yönelik Fen Bilgisi kitabının 2005 baskısının 102. sayfasında şöyle deniyor: ‘Darwin yeni türlerin doğal seleksiyon sonucu ortaya çıktığını varsaymış, fakat yeterince kanıt toplayıncaya kadar tereddüt etmiştir.’
Amerika da tartışılıyor
Amerika’da 2005 yılından beri ‘Akıllı Tasarım’ teorisi tartışılıyor. Bu teori, canlılığın kökeninde bir aklın, yani bir yaratıcının var olduğunu öne sürüyor. ‘Akıllı Tasarım’ın ders kitaplarına girmesi konusunda tartışmalar halen sürüyor. En son Kansas eyaletinde, ‘Akıllı Tasarım’ lafı yer almasa da, evrim teorisinin bazı sorunları olduğu, bilimadamlarının bazı alternatif görüşlerinin bulunduğu bilgisi yer aldı. Ancak ‘Yaradılış’la ilgili ders kitaplarında bir bölüm yok.