Basra Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Omran Habib, seyreltilmiş uranyumlu bombaların kansere neden olduğuna işaret ederek, Irak'ta 1991 Körfez Savaşı ve 2003'teki işgalin ardından kanser vakalarında büyük artış görüldüğünü söyledi.
Yeşiller Partisi Beyoğlu İlçe Örgütünde düzenlenen basın toplantısında konuşan Habib, kanserin dünya çapında büyüyen bir sorun olduğunu anımsatarak, son dönemde Irak'ta ve çevresindeki ülkelerde kanser vakalarında artışlar olduğuna dikkati çekti.
Seyreltilmiş uranyumlu bombaların kansere neden olduğunu belirten Habib, ''Irak'ta 1991 Körfez savaşı ve 2003'teki işgalin ardından kanser vakalarında büyük artış görülüyor'' dedi.
Özellikle son 5 yılda meme kanseri ve lösemi vakalarının arttığını vurgulayan Habib, uranyumdan kaynaklanan kanserlerin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Basra Üniversitesi öğretim üyesi ve Irak Kanser Konseyi üyesi Dr. Jawad Al-Ali de, seyreltilmiş uranyumlu bombaların hem Körfez Savaşı sırasında hem de 2003 yılındaki işgal sırasında kullanıldığını dile getirerek, uranyumun kanser yapıcı etkisinin yanı sıra doğumsal anomalilere de neden olabildiğini anlattı.
Al-Ali, Irak'ta ve özellikle Basra'da son dönemde kanserle doğmuş çocukların var olduğunu da kaydederek, bazen tüm aile üyelerinde kanser görülebildiğini söyledi.
Basra Çevre Müdürlüğünden fizikçi Khajak Vartanian da, 1991'de Irak'ta 300-400 ton civarında, 2003'teki işgal sırasında da 100 ton civarında uranyumlu bomba kullanıldığının sanıldığını belirterek, özellikle Basra'da insanların yoğun olarak yaşadığı yerleşim yerlerinde seyreltilmiş uranyum etkilerinin bulunduğunu vurguladı.
Vartanian, seyreltilmiş uranyumun etkilerinin temizlenmesinin zor ama mümkün olduğuna da işaret ederek, kısa bir süre önce Basra bölgesinde ilk alanın temizlenmeye başlandığını da ifade etti.
Uluslararası Uranyumlu Silahlı Yasaklama Koalisyonu (ICBUW) üyesi Doug Weir de uranyumlu silahların özellikle tankların vurulması için kullanıldığını belirterek, bu silahların Balkanlarda, Irak'ta ve Afganistan'da kullanıldığını anımsattı.
Uranyumlu silahları yasaklamaya yönelik uluslararası bir anlaşma bulunmadığına da dikkati çeken Weir, ''Kanser ve diğer sağlık sorunlarına neden olduğundan uranyumlu silahların yasaklanması gerekli'' dedi.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
YARSAV fişledi biz de aldık
Ülkücü paradigmanın iflası
Ben hepinizin annesiyim
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Bedri ile Fazıl
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa