
Yaşar C, korunmasız ilişki yaşayan arkadaşına ‘Test yaptırmalısın’ dedi. Cesaret vermek için ona eşlik etti. Arkadaşı negatif çıktı ‘piyango’ ona vurdu. İlk şokla ilişkisini bitirdi. Şimdi pişman: ‘HIV pozitifle de normal bir hayat sürdürebilmek mümkünmüş’ diyor. Yaşar C. 40 yaşında. Ankara’da yaşıyor, restoran işletiyor. İki yıl önce tanı alan Yaşar’ın test yaptırma macerası çok ilginç. Şu cümleler özetliyor aslında yaşamın her an nasıl değişebileceğini: ‘Yurt dışında yaşayan bir arkadaşım misafir gelmişti kız arkadaşıyla beraber. Korunmadan beraber olduklarını söyleyince test yaptırmaya gitmesi için onu ikna ettim. Beraber gittik, ben de yaptırdım. Onda çıkmadı bende çıktı!’
İlk düşündüğü şeyin ‘Ne kadar ömrüm kaldı?’ olduğunu söylüyor Yaşar. Doktora soruyor ama eline rapor tutuşturularak bir üniversite hastanesine yollanıyor. ‘Bilgilendirme vesaire hak getire! Elinizde sonuçlar kala kalıyorsunuz öylece. O anın tarifi yok’ diyor.
YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ
TIP
fakültesine gittiğinde Pozitif Yaşam Derneği’nin broşürünü bulmasıyla her şeyin bir anda değiştiğini anlatan Yaşar C, ‘Sonrasında hayatım değişti. Bir kere konu hakkında doğru şeyleri öğreniyorsunuz ve neyle mücadele edeceğinizi bilerek yaşamınıza devam ediyorsunuz. HIV öldüren bir virüs değil. İlaçlarınızı aksatmadığınız sürece onunla aynı vücudu paylaşarak hayatınız gayet düzgün sürdürebiliyorsunuz. Korunma yöntemlerinden vazgeçmedikçe de eşinize virüsü bulaştırma şansınız yok. Hatta sağlıklı çocuk sahibi dahi olabiliyorsunuz. En önemlisi de HIV’i vücudunuzda taşıyor olmak demek AIDS olacaksınız anlamına gelmiyor!’ diyor.
‘İLACI SAKLIYORSUNUZ’ TANIYI
ilk aldığında şaşkınlıkla ne yapacağını bilemediğini söyleyen Yaşar C., ‘Uzun süreli bir ilişkim vardı. Nedenini bile söylemeden ayrıldım. Halen bilmiyor onu neden terkettiğimi. Oysa önlem aldıktan sonra devam etmek mümkünmüş. Şu anda da gayet güzel giden bir ilişkim var ve belki evlenip baba olacağım. Kendisi de biliyor HIV pozitif olduğumu. Bizlerin tek sorunu bunu kimseyle paylaşamamak. İlaçları bile saklamak zorunda kalıyoruz’ diye konuşuyor.
‘AİLE BİLE DAMGALIYOR’
TEDAVİ
için sürekli gittiği hastanede şahit olduğu bir olayı da anlatan Yaşar C., HIV / AIDS konusunda ülkemizdeki tabloyu çok güzel özetliyor aslında bu örnekle: ‘Biri 25, diğeri 30’lu yaşlarda iki erkek kardeş, Rusya’da çalıştıkları birkaç yılın ardından Türkiye’ye dönüyor ve test yaptırıyor. Küçük olan pozitif çıkıyor. Büyük olan evli, çocukları da var, o negatif. Küçüğünde HIV çıkmış. Çocuk dünyayla irtibatını kesmiş, ailesi tarafından AIDS’li diye damgalanmış, dışlanmış, tedaviyi kabul etmiyor. Durumu içler acısı. Yardım edebilmek için ağabeyiyle konuştum. Dedim ki ‘Sandığınız gibi bir hastalık değil bu. Yardım etmezseniz gerçekten AIDS olacak ve ölecek’. Ama aile o kadar cahil ki ağabeyi bana şöyle dedi: ‘Testi pozitif çıkınca tabağını çatalını ayırdık. Sonra öğrendik ki o şekilde bulaşmıyormuş. Evde küçük çocuklarım var. Sevmesine dokunmasına izin vermiyoruz, e onlar daha küçük ne de olsa, ya bulaşırsa?’ Dernekle irtibat kursunlar diye uğraştım. Umarım gelirler buraya.’
‘ALLAH BAŞKA DERT VERMESİN!’ ‘TOPLUM bu konuda çok cahil. ‘HIV eşittir AIDS, o da eşittir amansız bir veba, ölümcül tehlike, ölüm saçan insanlar’ gibi bir imaj var zihinlerimizde’ diyen Yaşar, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘Bir keresinde esnaftan biri ameliyat geçirdi ve sonrasında intihar etti. İlk yayılan söylenti ne oldu biliyor musunuz? Hastaneden AIDS kaptığını öğrenince bunalıma girdi kendini öldürdü herhalde! Öyle bir şey yoktu bile belki. Acaba bir gün korkusuzca ‘Ben HIV pozitifim’ diyebilecek miyiz merak ediyorum. İki ilaç alıyorsunuz ve 6 ayda bir kontrole gidiyorsunuz. Pek çok hastalığa göre daha şanslısınız. Ben artık şöyle diyorum: Allah başka dert vermesin!’
İlaç tedavisi virüsün artmasını önlüyor
HIV’e şifa olacak tedavi henüz geliştirilemedi. Ancak virüsün çoğalmasını engellemek ya da azaltmak yapılacak ilaç tedavisi ile mümkün.
Vücudumuzda, bağışıklık sistemi adını verdiğimiz bir savunma sistemi bulunur. Bu sistem, vücudumuza giren bakteriler, mikroplar, virüsler, toksinler ve parazitlerle savaşır. CD4 hücreleri, vücudun hastalıklarla savaşmasını sağlayan bir çeşit akyuvardır. HIV, zedelenmiş deri ve mukozalardan (ağız, burun, vajina gibi sümüksü dokular) vücuda girebiliyor.
HASTALIK TOPLULUĞU
Virüs vücuda girdikten sonra CD4 hücrelerine saldırıyor. Bu süreç kişinin bağışıklık sistemini yavaş yavaş zedeliyor ve AIDS ortaya çıkıyor. AIDS sadece ‘bir’ hastalıktan ibaret değil. Bir insanda görülebilecek hastalıklar topluluğunu tanımlamak için kullanılan bir terim. Bu hastalıklar kişiden kişiye değişiyor. HIV vücuda girdiğinde CD4 hücrelerini enfekte ediyor ve çoğalmak için bu hücreleri kullanıyor.
Bu da CD4 sayısının azalmasına neden oluyor ve bağışıklık sistemi zayıflayarak enfeksiyonlara açık hale geliyor. HIV/AIDS’in şifasını sağlayacak tedavi henüz mümkün değil. Ancak HIV enfeksiyonunun belirtilerini geciktirecek, azaltacak ilaç tedavisi mümkün. Bu ilaçlar sayesinde kişinin normal yaşam süresi kaliteli bir şekilde devam edebiliyor.
TANI İÇİN 12 HAFTA
HIV’e karşı virüs azaltıcı ilaçların etkisi oldukça geliştirildi. Bu ilaçlar, HIV’i durduruyor, çoğalmasını ve diğer CD4 hücrelerini etkilemesini engelliyor. HIV pozitif tanısı ELISA testiyle konuyor. Bu testin doğru sonuç vermesi için 10-12 hafta geçmesi gerekiyor.
YARIN: 8 AYLIK HAMiLEYKEN HIV POZiTiF OLDUĞUNU ÖĞRENDi, VAZGEÇMEDi VE DÜNYAYA ‘SAĞLIKLI’ BiR BEBEK GETiRDi
ÖZLEM YURTÇU