
Altı yıl önce mutlu bir yuva kuran Aylin, anne olmak isteyince hayatı değişti. Çünkü hamileliğinin sekizinci ayında HIV pozitif olduğunu öğrendi. Ama o ne hayattan, ne de bebeğinden vazgeçti. Şimdi sağlıklı bir bebek annesi. AYLİN
T. ve eşi, büyük bir aşkla evlendi 6 yıl önce. Bebek yapmaya karar verdiklerinde aslında her anlamda hayatlarını değiştirecek bir karar aldıklarının farkında bile değillerdi. Mutlu süren evliğinde ve hamileliğinin ilk aylarında hiçbir sorun yaşamayan Aylin, aşırı halsizlik, baş dönmesi ve iştahsızlık gibi şikayetlerle gebeliğinin sekizinci ayında doktora başvurdu. Sebep bulunamıyordu. Daha sonra kendisinden kan testi istendi ve çifti şok edecek sonuç kısa sürede ortaya çıktı: Genç kadın HIV pozitifti! Soğukkanlılığını korumaya çalışsa da eşi büyük bir sarsıntı yaşıyordu ilk başlarda. Aylin bebeğinden vazgeçmeyi aklından bile geçirmedi, eşi ise doktorlarına bebeği aldırmanın mümkün olup olmadığını sordu. Çünkü ikisi de HIV hakkında bilgi sahibi değildi ve uygun tedavilerini ve gerekli önlemlerini aksatmadıktan sonra sağlıklı bir bebek dünyaya getirebileceklerini bilmiyorlardı.
OĞLU YENİ BİR HAYAT GETİRDİ
TAKİPLERİNİ yapan hastane onları Pozitif Yaşam Derneği’ne yönlendirdi. HIV tanısı alan genç çift, durumları hakkında bilgilendirildikten sonra hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeye karar verdiler. Anne ve babasını çok küçük yaşlarda kaybeden genç kadın, ‘Dernek benim ailem oldu adeta. Her konuda ilk danıştığım yer orasıdır. Bu süreçte eşimin ailesi de çok destek oldu bize. Hayata bağlamaya çalışıyorlar bizi. Ama tabii ki iş ortamımızda durumu saklamak zorunda kalıyoruz. Zarar görmemek için’ diyor. İlk sarsıntıyı bu sayede kısa sürede atlatan Aylin, hemen tedavisine başladı, virüs baskılayıcı ilaçlarını aksatmadan kullandı, bebeğini sezaryenle doğurdu ve doğduktan sonra emzirmedi. 9 ay önce dünyaya gelen oğlu, T. ailesinin hayatını yeniden değiştirmeyi başarmıştı. Ama bu kez mutluluk gelmişti. Çünkü bebekleri HIV negatifti. Yani sanıldığı gibi HIV taşıyan her anne virüsü bebeğine bulaştırmıyordu!
‘DUYGUSAL BİR DÖNEMDİ’
O günleri ve yaşadıklarını şu cümlelerle özetliyor genç anne: Böyle bir şeyi asla beklemiyordum. Eşim de HIV pozitif. Çok duygusal bir dönem geçirdik ilk başlarda. Şimdi bu konuları açmamaya çalışıyoruz; birbirimize destek çıkıyoruz. Öteki türlüsü zor oluyor ikimiz için de. HIV pozitif olduğumu öğrendikten sonra sağlığıma daha çok dikkat etmeye başladım. Daha az sigara içiyorum örneğin, sağlıklı besleniyorum. Hayatı günlük yaşamıyoruz artık. Disipline olduk bir anlamda.
‘Bir çocuk daha yapmayı planlıyoruz’
YAŞADIKLARINA hiçbir zaman umutsuzlukla bakmadığını söyleyen Aylin T. ‘Keşke hiç başıma gelmeseydi ama bu da hayatın bir gerçeği. Ne zaman kimde olacağı belli olmuyor. Sağlıklı yaşamaktan vazgeçmeye niyetimiz yok. Kafaya koyduktan sonra oluyor. Birkaç yıl sonra oğluma bir de kardeş yapmayı planlıyoruz’ dedi.
Tabaktan kaşıktan bulaşmaz
HIV pozitif taşıyıcılarını dışlamanız için hiçbir neden yok çünkü virüs sarılmak ya da tokalaşmakla bulaşmıyor.
HEMEN hemen tüm devlet ve üniversite hastaneleri ile pek çok özel laboratuarda Elisa testi yaptırabilirsiniz. Test olmak için kendi isminizi söylemek zorunda değilsiniz. Sağlık Bakanlığı’nın da bu konuda genelgesi bulunuyor. Tüm tedavi masrafları her sigorta kuruluşu tarafından karşılanıyor. Sigortası olmayıp maddi gücü de yeterli olmayanlar yeşil karttan yararlanabiliyor.
İLAÇLAR DÜZENLİ ALINMALI
HIV, dokunmakla, öpüşmekle, aynı havuza girmekle, aynı banyoda yıkanmakla, aynı tuvaleti ve aynı sabunu, çatal, bıçak ve kaşığı kullanmakla, aynı toplu taşıma araçlarında bulunmakla, aynı yerde spor yapmakla, böcek ısırıklarıyla ve diğer hayvanlar yoluyla, gözyaşı, ter, idrar, dışkı, aksırık ve öksürük yoluyla asla bulaşmıyor! İş arkadaşınızı, okul arkadaşınızı, komşunuzu, eşinizi, sevgilinizi ya da HIV taşıyıcısı olduğunu bildiğiniz herhangi bir insanı, yukarıda bahsedilenler doğrultusunda HIV nedeniyle dışlamanız için hiçbir neden yok! HIV ilaçlarını düzenli olarak almak çok önemli. Etkili olabilmeleri için bu ilaçların belli zamanlarda belli miktarlarda kanda bulunması gerekiyor. Kişi eğer virüsü cinsel yolla almışsa, ortalama 8-10 yıl boyunca hekime başvurmasını gerektiren bir bulgusu olmayabilir. Virüs kan yoluyla alınmışsa, bu süre azalarak, 5 ay ila 2 yıl arasında değişebilir. En son aşamada AIDS oluşur ve eğer tedaviye başlanmazsa hastalık ölümle sonuçlanır.
Uygun tedavi bebeği kurtarır
HIV taşıyıcısı bir anne adayı, doğumdan önce, doğum sırasında ve doğumdan sonra emzirme yoluyla bebeğine hastalığı bulaştırabilir. Anne yeni enfekte olmuşsa veya AIDS safhasındaysa HIV’in bulaşma ihtimali artar. HIV taşıyıcısı bir anneden doğan bebeklerin yüzde 25 ila 30’u enfekte doğar.
RİSK YÜZDE 6’YA DÜŞER
ANCAK HIV taşıyıcısı bir annenin, hamilelik ve doğum sırasında virüs azaltıcı ilaç tedavisi görmesi ve bebeğin de ayrıca tedaviye alınması halinde, bebeğin HIV taşıyıcısı olarak doğma ihtimali yüzde 2 ila 6’ya kadar düşer. En sık bulaşma, doğum sırasında bebeğin anne kanı ile temas etmesi halinde olur. Anne adayı doktor kontrolünde virüs baskılayıcı ilaç tedavisine başladıysa, bebek sezaryen ile doğurtulursa, anne doğumdan sonra bebeğini emzirmezse (HIV anne sütünde de bulunur) ve bebeğe doğumdan sonra 4 hafta süreyle doktor kontrolünde ilaç verilirse bebek, HIV bulaşma risklerinden uzaklaştırılmış olur. Bebekte virüs olup olmadığı, ancak 6. aydan sonra yapılan çeşitli testlerle netleşir.
YARIN: EVLİLİK PLANLARI YAPARKEN HIV POZİTİF TEŞHİSİ ALDI; BİR TEST TÜM GELECEĞİNİ DEĞİŞTİRDİ
ÖZLEM YURTÇU