Akan kan ve yaratıcı kaos!

Akan kan ve yaratıcı kaos! Nasuhi GÜNGÖR ngungor@stargazete.com
Akan kan ve yaratıcı kaos!
10 Şubat 2012 Cuma

Dün ‘Şifre Suriye’ demiştik. Bugün hem gelen tepkiler üzerinden, hem de bölgede olup biten sıcak gelişmeleri dikkate alarak devam edelim.

Evet, Suriye sorunu, içeride ve dışarıda olup bitenin şifresi; zira bu ülkenin nasıl bir değişim süreci yaşayacağı, yeni iktidar denkleminin nasıl şekilleneceği, sadece Türkiye ya da İran’ı değil, uluslararası sistemin ana aktörleri dahil herkesi doğrudan ilgilendiriyor.

Türkiye’nin Suriye’ye olan ilgisini, sadece sınırdaşlık ya da komşuluk ilişkisi üzerinden okumak, ticari birtakım göstergeler üzerinden yorum yapmak yanlış olmasa da, eksik bir yaklaşım.

Bölgede tansiyon giderek yükseliyor, yükseldikçe soğukkanlı yaklaşımların değeri azalıyor ya da dikkate alınmıyor. Şam’a yönelik uluslararası bir müdahalenin merkezine Ankara’yı yerleştirmek isteyenler için bulunmaz bir zemin bu. Zerre kadar umurunuzda olmayan katliamlar üzerinden duygu sömürüsü yapacağınız geniş bir alan bulunca, sonuna kadar kullanıp Türkiye’yi istediğiniz alana sürüklemeye çalışıyorsunuz.

Türkiye eşittir savaş mı?

Dünkü yazıma gelen tepkilerden anlıyorum ki, birileri hala Türkiye’nin dönüştürücü gücünü ‘savaş’ ve ‘ordu’ üzerinden görmek istiyor. Kuşkusuz akan kardeş kanına en samimi tepkiyi gösteren ülkelerin başında geliyoruz. Devletin zirvesinden gelen tepkiler, özellikle de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, partisinin grup toplantısındaki sözleri bunu açıkça ortaya koyuyor.

Ancak bunlar üzerinden hareket ederek, Ankara’nın yegane seçeneğini ‘müdahale’ olarak yorumlamak, buna dair işaret ve ihtimal görmeyince de kıyamet koparmak tek kelimeyle yakışıksız. Bu yaklaşımlar daha çok uluslararası kavganın bir uzantısı olarak yansıyor ülkemize. Buna bir de kendi içimizde gelişen samimi lakin pek bir taşralı yaklaşımları ekleyince, sanki Türkiye’nin Suriye politikası bir varmış bir yokmuş gibi görünüyor.

Gerçek bundan çok farklı, üstelik bundan çok daha fazlasına karşılık geliyor. Arap Baharı yahut devrimi olarak adlandırılan süreci, halkların adalet ve haysiyet mücadelesi olarak görmek yerine, bu coğrafyanın küresel sisteme entegrasyonu olarak yoğurmak isteyenler, işlerin istediği gibi gitmediğini görmeye başladı. Türkiye’nin farkı tam da burada ortaya çıkacak.

Demokrasi mi bertaraf mı?

Hatırlayan olacaktır, bu coğrafyada ‘akan kan’ı, ‘yaratıcı kaos olarak görenler, İslam dünyasının otokrasiden demokrasiye geçişini de böyle bir vurdumduymazlıkla izliyor ve elini ateşe sokmadan yönlendirmeye çalışıyor. Dolayısıyla da öncelikleri, kesinlikle demokrasi ya da özgürlük değil, kendilerine yönelik ‘tehdit’lerin bertaraf edilmesi. Tehdidin ne olduğunu onların tanımladığını da unutmayalım.

Yaşadığımız ülke en güzel örnektir. Eşit şartlarda bir demokratik mücadele, o topraklarda hakim olan değerleri öne çıkarır. ‘Dindar nesil’ tartışmaları da göstermiştir ki, böyle bir süreç birilerini fevkalade rahatsız etmiştir. Üstelik kendi tezlerinin köhne oluşuna aldırış etmeksizin ‘O vesayet gitti, öteki geldi’ edebiyatına sığınmaktadırlar.

Türkiye bölgesindeki değişimi takip etmekte, kendi gücü dahilinde ona katkı sağlamakta zaman zaman zorlanıyor, hatta tökezliyor. Gücünü zenginleştirmekte, özellikle de entelektüel alanda bu gücü yeniden yorumlamakta ve inşa etmekte ciddi eksiklikleri var. Ancak en azından kanlı seçeneklerin merkezinde yer almaktan gücü yettiğince kaçınıyor. Farklı aktörlerle sorunu ele alma konusunda da şaşırtıcı bir cesarete sahip.

Bu tabloyu gördükten sonra şunu sormanın yeridir. Allah’tan reva mıdır bu şartlar altında memleketin en hassas kurumlarından birisini hedef tahtası haline getirip, ortalığı birbirine katmak?

Türkiye, bunca doğruya niyetlenip çaba gösterirken, olmadık hatalara kurban edilecek bir ülke değildir, olamaz. Yol yakınken dönebilir miyiz, her zaman bir yol vardır. Yeter ki yürümeye niyetimiz olsun.

Facebook Twitter



Akan kan ve yaratıcı kaos!, Star Gazetesi Nasuhi GÜNGÖR

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı

• Şifre Suriye 9 Şubat 2012 Perşembe
• Suriye kimin umurunda 6 Şubat 2012 Pazartesi
• Türkiye hangi blokta? 2 Şubat 2012 Perşembe
• Suriye Kürtleri Erbil’de 30 Ocak 2012 Pazartesi
• Bölünmek ve büyümek 27 Ocak 2012 Cuma
• Maliki neye malik? 26 Ocak 2012 Perşembe
• Müdahil ve güçlü Türkiye 23 Ocak 2012 Pazartesi
• Türkiye-İran nereye? 20 Ocak 2012 Cuma


İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER