ANASAYFA - STARGAZETE.COM

6 yılın maliye değerlendirmesi - GAZETE YAZARLARI

6 yılın maliye değerlendirmesi  

2003-2007 arası Türkiye ekonomisinde çok önemli gelişmeler oldu. Dünkü (Pazartesi) yazımda bu çok olumlu gelişmelerin istihdam ayağını ele almaya gayret ettim.

Bugünkü yazımda da kamu maliyesine ilişkin çok önemli ve olumlu bulduğum süreci sayısal olarak değerlendirmek istiyorum.

2008 senesinin ikinci yarısından itibaren hem küresel krizin Türkiye ekonomisine olumsuz etkileri hem de siyasal iktidarın henüz çok net analizi yapılmamış bir yön kıpırdanması ile başka bir evreye geçilmiş izlenimi mevcut.

İşin türkçesi bundan sonra işlerin nasıl gelişeceği konusunda elimizde çok net veri bulunmuyor.

Ancak, tekrar ediyorum, bir dizi faktörün biraraya gelmesi ve bence de en önemlisi siyasal iktidarın ‘doğru’ yönelimi nedeniyle 2003-2007 arası son kırk senenin en parlak dönemi oldu. Bugünden itibaren yönelim değiştiği için bu kısa dönemin, 2003-2007 arasının analizinin soğukkanlı bir biçimde yapılması ve tekrar o patikaya dönülmesi için gayret gösterilmesi gerekiyor.

Maliye Bakanlığı çok kısa bir süre önce 2009 bütçe gerekçesini yayınladı.

Bu gerekçede yakın geçmişin mali performansını çok net gösteren veriler mevcut.

Biraz sayı vereceğim, bu nedenden okurların beni bağışlamasını diliyorum.

2002 senesinde bütçenin faiz giderleri milli gelirin yaklaşık yüzde 15’i; diğer bir ifadeyle Türkiye bir senede ürettiği tüm mal ve hizmetlerin yüzde 15’ini faiz olarak birilerine dağıtıyor idi.

2008 bütçesinde ise faiz ödemeleri milli gelirin yüzde beş buçuğuna düşmüş durumda; yine başka bir ifadeyle 2002-2008 arası uygulanan bütçe politikaları nedeniyle 2008 senesinde milli gelirin yüzde onu kadar bütçeden daha az faiz ödemesi yapmışız.

Yine 2002 senesinde bütçe açığı milli gelirin yüzde 11.5’i iken 2008 senesinde bütçe açığı milli gelirin yüzde 1.4’üne düşüyor. Bilindiği gibi AB üyesi ülkelerde Maastricht standardı yüzde üç yani Türkiye 2008 senesinde ve dahi 2005 senesinden günümüze bütçe açığı kriterinde Maastricht standardını yakalamış bulunuyor.

Fransa ve Almanya’nın bütçe açıklarının üç senedir bizden fazla olduğunu da hatırlatmak gerekebilir.

2002 senesinde bütçenin faiz ödemeleri bütçe gelirlerinin yüzde 65’i; diğer bir anlatımla 2002 senesinde devlet topladığı yüz liranın 65 lirasını faiz ödemesi olarak dağıtıyor (idi).

2008 senesinde ise faiz ödemelerinin bütçe gelirlerine oranı yüzde 25’e düşmüş durumda.

Bu oran yine yüksek ama 2002’ye oranla çok büyük bir ilerleme söz konusu.

Hafızamızı bir yoklayalım, 2000’lerin ilk senelerinin o yanlış ama popüler lafı ‘rantiyeciden’ artık bahseden yok zira bütçe disiplinin sağlanmış olması faizden geçinen yani paradan para kazanan kesimin işini zorlaştırmış durumda.

Kanımca Türkiye’nin son senelerde en büyük başarısı bütçe disiplinin sağlanmış olması ve AB konusunda atılan adımlar.

AB konusunda bir duraklama var; krizin bütçe disiplinini nasıl etkileyeceği ise şimdilik belirsiz.

Ama, siyaseten başarının sırrı yani yurttaşı daha özgür ve daha zengin yapmanın yolu bu iki yolu beraber yürümek: tavizsiz bütçe disiplini ve AB reformları.


Tarih: 11 Kasım 2008 Salı, 00:16

ÖNE ÇIKANLAR

['http://91.93.103.35/reklam/staregazetebanner.swf','305','150']
star RSS KAYNAKLARI

MENÜ

REKLAM

www.yirmidort.tv

SON DAKİKA

SİTEDE ARA