



Milli Takımımız maçın ilk yarısında kendi yarı alanında topu ayağa oynayan, daha çok hazırlık paslarıyla hücumda zaman zaman görüntü veren bir haldeydi. Arda’nın olağanüstü gol ortasına Aurelio rakip kale dibinden golü kaçıran olmuştu. Daha sonra da Hamit’in kaçırdığı bir başka golümüz vardı. Arda’nın kafa pasını Emre Güngör’ün gole çevirmesi, takım oyunu adına Ay-Yıldızlılar için önemli bir göstergeydi. Rakip kalede çok adamla pozisyon...
Bilmiyorum bu maçı Hiddink izledi mi? Uzaktan, televizyondan mı takip etti? Hangi futbolcularımızı gördü tanıdı?
Bu düşüncem bir kenara, Hamit’in füze golü gerçekten seyredilmeye değerdi.
Oğuz Çetin’in ilk patronluk deneyimindeki oyuncu değişiklikleri, bana gelecek için yeşil ışık yaktı diyebilirim.
Emre Belözoğlu, Allah nazardan saklasın!.. Yeteneğiyle yüreğiyle sahadaki verileriyle mükemmeldi. Sağ kanatta savunmadaki futboluyla Sabri’nin de maça damga vurduğunu söyleyebilirim. Tuncay oyuna girdikten sonra, futbolu biraz daha olgunlaşmış, eski arzu ve isteği devam eden bir görüntüdeydi.
Servet ve Emre Güngör savunmanın göbeğini oluşturan oyunculardı. Bu maçta beğendiğimi söyleyebilirim. Her nedense Caner Erkin’in Galatasaray’daki etkili formunu göremiyorum.
Dünya Kupası’na gidecek Honduras’ın ele alınacak bir gol pozisyonununu göremedik. “Biz niye orada yokuz” diye bir kez daha hayıflanırken, bu takımla kıyasladığında bizim için “Yazık olmuş” demek istiyorum.
Maçı kazandık. Hangi maç olursa olsun kazandığımız için sevineceğiz. Ancak bu maç Milli Takımımız’ın nerede olduğunu gösterecek maç değil. Sadece kazandık ve sevindik. Ama futbolcularımızın böyle özel bir maçtaki arzularını beğendim.
Ziya ŞENGÜL