



Fenerbahçe savunmasının ilginç bir şekilde çizgi halinde yakalandığı pozisyonda Yattara, kalecinin üstünden aşırtma bir vuruşla 2. Trabzon golünü attı.
Fener’in ne zaman “Kalesinde gol görecek, ondan sonra uyanacak” anlayışına “Yuh!” diyorum. Semih’in yoktan var ettiği bir orta topunda Lugano kafa golüyle Fener’i umutlandırdı. Glowacki’nin kafa golünde ise bir kez daha Fener savunmasının yerlerde süründüğünü gördük.
İyi takımın ilk önce iyi kalecisi olacak. Büyük takımın savunması önce defans yapmayı bilecek.
Fenerbahçe’de neden Stoch oynatılmadı daha kafadan? Bugüne kadar her maçta beğenilen, istikrarlı olan ve de Fenerbahçe’yi gelecekte iyi yerlere taşıyacak Stoch sonradan oyuna girdi. Neden?..
Aykut hocanın Alex’i kenarda oturtmasına, Alex’siz bir Fenerbahçe düşünmesine tepki koymam. Saygı da duyarım.
Mehmet Topuz’a hayretler içinde bakıyorum. Attığı golde kalecinin bacağına çarptırıp gol attı ama aynı pozisyonu bir kez daha niye yapamadı, anlamış değilim. Birileri çıkıp, Emre’yi beğenmeyebilir. Ben bu maçta beğendim. Attığı toplarla, kontrollü, pas yüzdesi yüksek bir Emre izledim. Aman aman çok iyi değildi elbet. Ama Fener’in iyi oyuncusuydu.
Fenerbahçe takım olgusunda oturmuş görünmüyor. Aykut’un Fener’i çok fazla rotasyona uygun değil. Aziz Yıldırım’ın Fener’i de “eksik” kalecilerin kadroda bulunmasına uygun değil. Bana hala keyif veren bir Fenerbahçe yok.
Ziya ŞENGÜL