



Cezası bittikten sonra dün takımdaki yerini alan Alex’in durgun ve az verimli olduğunu gördük. Gökhan Gönül, özellikle ilk yarıda sadece savunmaya prangalanmış gözüktü. Santos, hücum koşularında bulunmasına rağmen, kendisinden beklenen düzeyde değildi.
Emre Belözoğlu ise çok koşup, pres yapan orta sahayı takımı adına kontrol altına alan isim olarak dikkat çekti. Ah bir de sinirlerini kontrol altına alabilse, işte o zaman saha içi verimi üst düzey olurdu. Sarı kartla da ödüllendirilmezdi!.. Daum, Galatasaray derbisini düşünmüş olacak ki Emre’yi ikinci yarı Selçuk’la değiştirdi.
İlginç bir karşılaşma seyrettik. Her iki takımın da gol pozisyonu yok. Güiza’nın muhteşem bir golü var. Onun dışında her iki takımı da itişli kakışlı orta saha mücadelesinin hakim olduğu bir oyun kurgusu anlayışı içinde gördük.
Teknik Direktör Daum, ikinci yarı 1-0 önde olan skoru koruma altına alma adına olacak ki Fenerbahçe daha çok kendi yarı alanında gözüktü. Kontra ataklarla gol beklentisine girmiş olsa bile bir tek Güiza ve durgun ayakların sahibi Alex ile bu beklentinin pozitif olması mümkün değildi.
Artık ligin boyu kısaldı. Bu saatten sonra iyi futbol beklemek elbette yanlış olur. 3 puanı cebine koyan takım zirvede veya düşme hattında kazanmayı ilk önce önemseyecektir. Bu yüzden futbolun bu maçta da, bundan sonraki maçlarda da kalitesini beklemek fazla risk olur.
Dün akşam da Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Fenerbahçe ecel terleriyle 3 puanı kaptı. Şampiyonluk yarışında önemli bir virajı döndü. Bundan sonrası da sevgili Daum ve talebelerine kalacak. Çünkü Fenerbahçe ve diğer tahammülü olmayan bir yola giriyorlar.
Ziya ŞENGÜL