



Lugano’nun sakatlığı nedeniyle oyuna giren Deniz, şaşırtıcı bir hata sonucu ikinci gole davetiye çıkarttı Lille adına... Bu kadar bireysel hatalar yapan savunmacılar takıma zararlı haşare haline geldi!
Fener’in tümüne bakacak olursak, Gökhan Gönül dışında elle tutulacak bir futbolcu yoktu. Cristian, bir tek pas vermez mi arkadaşlarına? Bu kadar pas hatası yapılır mı? Savunma anlayışı da yerlerde sürünüyordu. Emre şaşkınlıkla izliyordu. Onun da diğerlerinden farkı yoktu. Vederson’un attığı muhteşem golü dışında önemli bir katkısı yoktu. Alex de kısır döngüler içindeydi.
Gelelim golcü müdür? Okçu mudur? Ne olduğunu anlayamadığım Guiza’ya...
Birinci pozisyonda kaleciyle karşı karşıya rahat gol atacak pozisyonda gol atmaktan korkup kaçıyor, Alex’e enlemesine taça atar gibi top atıyor ve Fener’i golden yoksun bırakıyor. Aynı Guiza 2. yarı kaleciyle bir kez daha karşı karşıya... “Yellenir gibi” Lille kalecisine gollük topu teslim ediyor.
Fener bu skora sevinmeli ama ortaya koyduğu futbol, bu skora yakışmayacak şekildeydi. Daum’a ayrı parantez de açmak isterim. Bilmiyorum bu skora seviniyor mu? 8 kişilik, kendi yarı alanında savunma anlayışı, ileride yalnızlığa mahkum edilmiş Guiza ve Alex. İşte Daum’un futbol anlayışı ve taktiği!..
Lille, Saracoğlu’nda daha farklı oynayacak. Fener gol peşinden koşarken, onlar çok çabuk atağa çıkacağı için pozisyon bulurlar. Daum’a hatırlatmak isterim; ikinci maç için iyi önlemler alsın ve dersini iyi çalışsın.
Ziya ŞENGÜL