Ayrıca, sahanın da çok kötü olması, Fenerbahçeli futbolcuların parangasıydı.
Ziya Doğan, rakibi Fenerbahçe’nin kanat akınlarını iyi kilitlerken, kontrataklarla Bebbe ve Tazameta ile etkili olmaya çalıştı.
Fenerbahçe’ye bakış açımız şu... Rakibinin sert futboluna mahkum oldu; buna rağmen, karambol-marambol karışık gol pozisyonları buldu. Ama özellikle golcü Semih, bu maçta olabildiğince goller kaçıran kimliğe büründü... Hem de kale dibinden... Sonradan oyuna giren Güiza da, kimliğinden hiçbir şey kaybetmemiş bir görüntüdeydi. Fener’in kalecisi Volkan Demirel’in, bire bir pozisyonda Tazameta’nın ayağına uzanarak topu sahiplenmesi, maçın kırılma noktalarından biriydi. Skor, konuk takım lehine daha önce değişebilirdi.
Alex’in bu maçtaki performansı, takımını 10 kişi bıraktı... Suskun ayakların sahibiydi.
Maçın başından sonuna kadar müthiş bir oyun disiplini içinde oynayan Diyarbakırspor, aradığı golü son dakikalarda buldu. Ayman’ın attığı mükemmel gole ben değil, kaleci Volkan bile şapka çıkartır.
Roberto Carlos’un gitmesinden sonra sol tarafı parselleyen Dos Santos, bir karambol sonrası topu filelere göndererek, Diyarbakırspor’un galibiyetini engelledi; Fener’i de karanlıktan aydınlığa çıkarttı.
Fenerbahçe bu skorla ligin sonuna kadar hiçbir maçı rahat kazanamayacağını, 3 puanın garanti olmadığını anlamış oldu.
Oldu olacak, ülkeyi de Danıştay yönetsin!
CHP’li Özyürek 7 yıllık kıyağı ‘normal’ saydı
Katsayı meselesinde mesele katsayı değil
Kamu tarifeli döneme geçti ‘Bugün git, yarın gel’ bitiyor
Esas unutulan ‘gizli fail’...
Bu elmayı alan ayvayı yiyecek
Devrimle gitti seçimle geldi
Katsayı balyozu
Enkaz altından satılık bebekler