



17 yeni oyuncu transfer ederek yeni bir kuruluma giren Bucaspor, ligdeki ilk maçında önemli ölçüde Beşiktaş’ın sağladığı motivasyonla oynadı. İlk hedefi alan daraltmaktı. Topu Beşiktaş’a bıraktı, ilk yarım saatte topa sahip olma oranı %33 idi, ama Beşiktaş’a o topla bir şey yapma olanağını tanımadı. Dar alanları iyi kullanacak tek adam Quaresma idi. Onun yollarını kademelerle kesmeyi başardılar, ancak Q7 gene de 3 kez kendine yol buldu. Ve işte bu yolunu bulup çıkardığı toplara geden, ulaşan ya da iyi vurmayı başaran adam olmadı. Guti’nin top atma yeteneği tartışılmaz. Dün bundan örnekler verdi. Ne var ki ikili mücadelelerde kullanacağı fizik gücü çok düşük. Henüz hazır olmadığı için ise 32 derecede oynanan maç için sorun değil, eğer böyle kalırsa zamanla sorun olur.
Beşiktaş kendi alanında top çevirerek rakibinin açılmasını bekledi ilk yarıda, ancak ileride rakibe alan açtıracak koşular yapılmadığı için boşa zaman harcamak gibi oldu bu. 2. yarının ilk saniyelerinde Bobo’nun savunma boşluğuna hareketlenmesi ve Guti’nin topu önüne bırakıvermesi golü getirdi. Yediği gol Buca’nın, gol yememe tek hedefinden vazgeçip, yanına gol atma fikrini yerleştirmesine yol açtı. Oyunu tüm sahada oynamaya başladı. Bu durum Beşiktaş’ın savunma defolarını ortaya çıkarıp huzurunu kaçırdı, ama hücum alanlarını da genişletti. Ne var ki bu alanları kullanacak hızı ve çabukluğu gösteremedi. Beşiktaş’ın hücum gücü Querasma’nın kenarlardan, Guti’nin göbekten atacağı toplara bağlanmış. Bunların etkili olabilmesi için takımın dinamik olması, topu çabuk kullanması gerekiyor. O da yok! Beşiktaş yavaş bir takım. Bu hali ile giderek kimseyi korkutamaz!
Güven TANER