



Beşiktaş’a gol atma formülünü herkes biliyor. Hızlı ve güçlü bir adamın varsa ona top atmayı da becerebiliyorsan, en azından bol bol pozisyona girersin... Karabük de öyle yaptı. Emenike’yi sürekli pozisyona soktu. Bu oyuncunun vuruşları ve vuruş noktasını seçişleri yerinde olsa daha ilk yarıda Beşiktaş’ı perişan ederdi.
Beşiktaş’ın orta alanda savaşma gücü yoktu. Ve hatta bu işe sanki aldırmıyor, boş veriyordu. İkili mücadeleleri de çoğunlukla yitirdi.
Schuster takıma savunmada alan daraltmayı, orta alanda savaşmayı öğretmeli. Ve Guti ile Q7’yi de daha akıllıca kullanmalı. Oyunu daha dikine oynatmalı. Rakibin yerleşmesine olanak tanımayan hücumlar yapabilmeli. Bunun için hızla hücuma çıkan ve topa iyi vuran bir adama gereksinmesi var. Schuster’in her maça birkaç adam değiştirerek çıkmasının bir yaranı olmakta. Her oyuncu kendini hazır tutuyor. Dün Tabata kontenjanda yer bulabilmenin de zorlamasıyla iyi bir maç çıkardı. Tabii kendine göre... Ondan çok fazlasını beklememek gerek. Nobre de dünkü maçın sert futbol karakterine uygundu. Beşiktaş’ın flaş transferlerle yaptığı hava, rakiplerinin kendisine karşı daha sert daha dikkatli ve istekli olmasına yol açıyor. Beşiktaş’ı yenmenin sağlayacağı kahramanlığı yakalamanın peşinde koşuyorlar. Yenilmekten çekinmemeleri de önemli avantajları. Beşiktaş rakibindeki bu rahatlığı kendine avantaj yapmayı bilmeli. Q7’nin hız ve vuruş gösterisi yaptığı dördüncü golde olduğu gibi. Ve Beşiktaş mutlaka, ama mutlaka çok pozisyon vermeye bir çözüm bulmalı.
Güven TANER