



Güven kırıklığının yok olması, heyecan veren ve takıma kalite katan transferlerle olurdu. 3 yeni adam oynadı dün. Serdar ile Ali’nin oyuna katkısından söz etmek olanaksızdı. Yalnızca Mehmet umut vericiydi, o da gelecek için...
Karpaty, kendine güvenen, fizik gücü yerinde, savunmada çoğalıp alan daraltan ve çabuk hücuma çıkabilen bir takımdı. Tek eksiği yaratıcılıktı. İlk yarıdaki Galatasaray için de buna gereksinim yoktu. İlk yarı 3 kez hızlı çıktılar, 2 yan ortaya ayak koyup, 2 gol attılar! 2. yarı başında bir benzeri kılpayı dışarı gitti.
Birinci bölümde kenarda Neskeens vardı. İkinci bölümde saha kenarı görevine Rijkaard kendisi geçti. Belli ki papuç pahalıydı artık. Sakatlanan Mehmet’in yerine Baros’u almıştı. İkinci yarıda, havanda su dövmekte olan Serdar’ın yerine Barış’ı koydu. Arda sağa geçti, Hakan soldan daha çok hucüma katılmaya başladı. Böylece hem orta alan güçlendi hem kanatlardan Baros’a yapılan servisler arttı. Galatasaray’ın güveni yerine geldi. Oyunu tek kaleye çevirdi. Ve kendi kırdığı umudunu yeniden yeşertti. Arda gibi, Kewell gibi, Baros gibi diğer oyuncuların da kendine güvenleri artmalı ve onların da verim düzeyleri yükselmeli. Yoksa Cim-Bom giderek daha çok sancılı maçlar oynamaya başlar ve sıkıntılı bir yıl geçirir.
Güven TANER