



Demirören 7343 geçerli oydan 4506’sını alarak, 2837 oy toplayan Murat Aksu’ya 1.669 fark attı!
Ne anlama geliyor bu?
Neden böyle oldu?
Tribünler “Yeteer Yıldırım Demirören” diye bağırırken, kongre üyelerinin önemli çoğunluğu “Devam Demirören” dediler! Bu, Demirören’den memnun olduklarını mı yoksa Demirören’e karşı çıkan Murat Aksu’yu Demirören kadar bile yeterli bulmadıklarını mı gösteriyor?
Başka neden mi var?
Hepsinden bir harman yapmak en doğrusudur.
Öncelikle seçimin sonucuna etki eden politik tabanlı propaganda öğesinin sürekli kullanılması durumunda kulübün geleceğini olumsuz etkileyeceğini bir kenara not etmeli herkes.
Demirören, 4506 oyun anlamlı olduğu kadar 2837 oyun da göz ardı edilmemesi gereken anlamı olduğunu görmeli.
Aksu, seçim kozu olarak yalnızca iktidardaki başkanın hatalarını kullandı. Ağırlığı, kendi özelliklerinin daha iyi olduğunu kabul ettirme üzerine kursa ve onları gösterebilse idi yıpranmış rakibini sandıkta her şeye karşın yenebilirdi. O da “Ben hata yapmadım” inancını irdelemeli, yenilgi nedenini kendinde de aramalı.
Beşiktaş bundan sonra parasal kriz yönetimine girmeli, transfer yatırımlarına büyük özen göstermeli. Söz gelimi Tabata ile Nihat alınmasa idi, sportif anlamda hiçbir gerileme olmaz, 20 milyon avrodan fazla para elde kalır, Başkana olan borcunu kapardı! Bir yönetim kurulu bunu önceden görebilmeli. Bu da işini bilen bir transfer kurulu oluşturmaktan, transferlerde yüzde 75-80 yanılan Başkanı transfer saptamalarından ve pazarlıklarından çekmekten geçer.
Muhalefet hep diri durmalı. Yönetimi uyarıcı davranmalı. Yapıcı amaçla eleştirilerini sürdürmeli.
Ve hele şu tribünden küfür ve sigaranın temizliği konusunda desteğini hiç kesmemeli.
Taraftar, kongre üyeleri gibi Başkan Demirören’e yeni bir şans tanımak durumundadır. Demokrasi böyle bir sonuç doğurmuştur. Bundan sonra başkana yapılan saldırılar kulübe zarar vermekten öteye geçmez.
Unutmasınlar ki yeni yönetim öyle bir yönetici harmanı ile kurulmuştur ki muhalefeti kendi içindedir. Bu yönetim kendi kendini tartışacak bir yapıda görünmekte. Dilerim Demirören dönemlerinin kanseri, yetersiz transferlere dur diyebilmenin başarısını gösterirler.
İşte o zaman ekonomik güç de sporsal güç de tavana vurur.
Güven TANER