



Beşiktaş’ın önünde “tüm maçlarını kazanırsan şampiyon olabilirsin’ gibi bir formül durmaktaydı. O da bunun gerginliğine kapılabilirdi. Gergin olmadılar, ancak ikisi de aşırı tedbirli idiler.
Beşiktaş şampiyonluğu, Denizli ligde kalmayı amaç edinmişti.
Bu gerçekler iki takımı da kontrollü olmaya itti. Beşiktaş ayağa paslarla çıkmayı ilke edindi. Ancak bu, kazanmak için önce gol yememeyi amaç edinerek kapalı bekleyen Denizli savunmasının daralttığı alanlarda çok top yitirmesine yol açtı. Golünü bu nedenle ancak bir karambolda buldu. Denizli ilk yarıda uzun paslarla ve hızlı adamlarıyla çabuk açılarak, Beşiktaş’ın öne çıkardığı savunmasını aşmayı planladı. Ki bununla önemli iki pozisyon buldu, bir topu direkten döndü. İlk yarıda Beşiktaş’ın iki katı şut attı (9/5’e 4/2) ve çerçeveyi buldu.
Devre sonundaki Beşiktaş golü ikinci yarının akışına çok az etki etti. Denizlispor durumu kurtarmak için gözü kara bir oyuna yönelmedi. Hatta giderek temposu bile düştü. Mücadeledeki bu yavaşlama ve Denizlispor’un savunmasını öne çıkararak oynamaya başlaması Beşiktaş’a hücum için alanlar açtı. Daha çok yüklenme olanağı sağladı. Ancak iyi organize olamadığı, uyumlu düzenlemeler yapamadığı için bu olanağı kullanamadı. Giderek yorgunluk etkisine girdiğinden orta alan direnci kırıldı ve bu kez Denizlispor’un baskısını yedi. Mustafa Denizli, Fink ile Üzülmez’i alıp Ernst ve Necip’i oyuna sürerek orta alan temposunu yükseltmeyi amaçladı. Maç akışında fizik güç kaybı Beşiktaş’ın lig yarışında ayağına dolanacak bir dert gibi duruyor.
Güven TANER