Beşiktaş Genel Kurulu’nda Başkan
Yıldırım Demirören’in babası
Erdoğan Demirören, oğlunun kulüpten alacağını silmesi istendiğinde üzerinde durulması gereken bir öneri ortaya attı:
‘
Beşiktaş taraftarı o kadar parayı getirsin kulübün kasasına koysun, o da düşünsün. Beşiktaş tarihinde Nevzat Demir dışında kulübe para veren olmadı’ dedi.
Birkaç şey akla geliyor:
Sevgili Erdoğan ağabeyin de vaktiyle (
Üstünkaya dönemi) kulübe önemli bağışta bulunduğunu yanlış mı biliyoruz? Bu bir.
Taraftar yalnızca ister, böyle çağrılara kulak asmaz, bu iki!
Ve kulübün içinde bulunduğu borcun oluşmasında taraftarın hiçbir hatası yok, bu üç.
Neden tıkı yok?
Beşiktaş ligin önünde koşan 6 rakibine karşı henüz maç kazanamadı. Sivas ve
Trabzon(2 kez) ile berabere kaldı,
Fener, G.Saray, Ankaraspor, Kayseri’ye yenildi!
Fener ve Galatasaray ile maçların yarısını 10 kişi oynadı. Ve ilginçtir, Ankaraspor maçı dışındakilerde rakiplerinden kötü değildi. Hatta ezeli rakiplerine karşı iyiydi. Ancak henüz ‘tıkı’ yok!
Şu ‘tık’ başlasa ki ilki Trabzonspor maçı olmalıydı, şampiyonlukta iddialı olduğunu söyleyebilirdik. Beni bunu öne sürmekten alıkoyan tek şey, işte bu, ‘önde gidenler’ e, onlardan iyi olduğu zaman bile diş geçirememiş olması. Eğer Trabzonspor maçındaki verim gücünü sürekli kılabilirse, bu iş olur.
Hálá umut var.
Atmak, tutmak!
Fenerbahçe, Hacettepe kalesine 18 şut atmış, 8’i çerçeveye gitmiş ve 7’si gol olmuş!
Beşiktaş, Trabzon kalesine 15 şut atmış, 4’ü çerçeveye gitmiş, 1’i gol olmuş!
Hacettepe’nin Fener kalesine şut sayısı 17! İsabetlisi 5! Gol yok!
Trabzon’un Beşiktaş kalesine şutu 6, isabet edeni 1 ve gol sayısı 1!
Karşımıza şu çıkıyor: Şutu
kim atmış,
kime atmış,
nasıl atmış! Bir takımın sahadaki temel amacı o şutu atabilmek ve topu kaleye sokabilmek. Eğer vuruşu amacına uygun gerçekleştiremiyorsanız havanda su dövüyorsunuz demektir.
Görev, şutu doğru atmakla bitmez. ‘
Rakibine ş
utu attırmamak ve de atılmış şuta karşı durmayı bilebilmek’ de gerekir.
Tüm bunları ‘
futbolcu’ yapar...
Yöneticiye düşen onu doğru seçebilmektir.
İşte bütün mesele budur!