



Beşiktaş’ta ilk göze çarpan 8 yabancıyla sahaya çıkmasıydı. Avusturya kültürünü almış Ekrem’i de katarsak, kaleci Cenk ve İsmail dışındaki 9 adamı ve de teknik direktör bu kültürdendi.
Schuster’in vermeye çalıştığı kimliğe en yakın oyununu oynadı dün gece Beşiktaş. Savunmayı öne çıkardı, orta alanda kalabalık oldu, çok adamla çıkmaya çabaladı. Çabaladı diyorum, istese de bunu zaman zaman başaramadı. Top atma ustaları Guti’ye, Quaresma’ya, kendini göstererek top istemeyi beceremediler. Tabata tribünde çok kişinin kızdığı adamdı. Çünkü topu kullanacak yeri seçemiyordu ve kullanmakta gecikiyordu. Ancak onda iyi bir yan gördüm dün. Çalışkandı, kendini oyuna verdi. Demek ki yeterliği bu kadar. Yaptığı asist bu çalışkanlığın ürünüydü.
Zaman giderek daralıyor, Beşiktaş baskılı oynasa da rahatlayacağı yeni bir gol bulamıyordu. Organizasyonları buna yetmiyordu. O zaman da, bireysele girdi iş. Quaresma diye bir marka vardı takımda. Ve değerini gösterip bir marka gole daha imza attı. Göremeyenler bir yerden bulup izlesinler.
Schuster, boş koşan Tabata’yı alıp Necip’e görev verdikten sonra Beşiktaş daha iyi top kullanır hale geldi. Ancak yine de hücumda iyi organizasyonlar yapamadı. Beşiktaş vurucu açığını gidermek için iyi organize olmalı ve bunu da çok çabuk başarmalı.
Güven TANER