



Galatasaraylılar “top çizgiyi geçmedi”, Beşiktaşlılar “geçti” diyor. İstisnalar var, ancak azınlık.
Kimi gönül gözü ile bakıyor, kimi tuvalet kâğıdı yöntemi ile!
Ancak herkes kendine yontuyor!
Piero’ya göre -ki onun bile tartışıldığını unutmayalım. Çünkü o aygıt sizin verilerinizi değerlendirip resme döküyor... Siz biraz şaşsanız, o da şaşar!- topun bir kısmı geçmemiş. Yani gol değil.
Bir muhterem hoca, “oraya bakan kamera olsa idi gol mü değil mi anlardık” diyor!
Doğrudur.
Olsa idi, hakemler de oyunu durdurur, birer cıgara yakar, “al ileri ver geri, dur!” komutları ile10-15 dakika tartışıp gerçeği bulurdu! Olmadı, mistır Piyero’ya sordururlardı!
O kameranın olması maçın hakemlerine değil; ancak stüdyolarda hakem kararları üzerinden gösteri çekenlere yarardı.
Yardımcı hakem Tarık Ongun ile konuştum. “Ben gereken yerde idim ve tam geçtiğine inanmadım” dedi.
Adam işinde iyi ve de dürüst.
Ona inanacak, ona uyacaksın.
Artık tuvalet kâğıdı sermeye gerek yok!
Nitekim Piero’ya göre topun bir kısmı geçmemiş.
Tartışma burada bitirilmeli.
Hatta top geçse de geçmese de bitirilmeli.
Toplumun bir de ‘gol’ üzerinden gerilim yaşamaya, kavga etmeye hali yok.
Hep ‘nefret’ üzerinden gidiyoruz, biraz ‘sevgi’ kullanalım. Uzlaşmacı olalım. Doğrucu Davutluk maskesiyle gerginlik yaratarak kendine oynayanların önünü keselim artık.
Aaaa sürprize bak!
Beşiktaş’ın Galatasaray maçı ilk 11’ine ‘sürpriz kadro’ diyenler çok!
Oysa çıkan kadro değil, bu değerlendirme şaşırtıcı!
İlk 11’in 8’i; sakat, cezalı değillerse zaten sürekli oynayan adamlar! Rüştü, Toraman, Sivok, Ferrari, Üzülmez, Fink, Ernst, Ekrem...
Holosko ile Tello (Tabata ve Bobo ile) kontenjan ya da form durumuna göre değişerek oynatılıyorlar.
İlk onbirde bu yıl az görev almış tek isim Nobre idi. Tercih edilmesi de doğaldı, zira maç onun futbol karakterine uygundu.
Yani ne adamlarda ne dizilişte ne oyun ilkelerinde bir sürpriz var!
Ya ‘sürpriz’in anlamı değişti ya...
Laf ola beri gele!
Bir adayım da Bursa
Bursa eksik maçı Kasımpaşa’ya karşı da kazanırsa zirveye mesafesi 1 puana daralacak ve geriye üç puan arayacağı 11 maçı kalacak...
Eğer tümünde Beşiktaş’a, Fener’e karşı maç sonlarında sergilediği inanç, istek, fizik güç yeterliği ve oyunun iki yönünü de oynama becerisi ile dolu olursa, Süper Lig’in de yeni bir şampiyonu da olabilir.
Kadroda başarıya aç, adı henüz kulübün önüne geçmemiş çok önemli adamlar var. Tümü takıma oynuyor...
Bursa’ya şampiyonluğu getirecek faktör Ertuğrul Sağlam’ın bu çizgiyi üç ay daha korumayı sağlayabilmesidir. Kayserispor Bursa’daki özelliği yakalayamadı. Havaya girdi ve olumsuzlukları taşıyamayıp, sinirli bir ekip oldu. Sağlam eski Kayseri’den deneyimli. Takımı şampiyonluk gerginliğinin baskısından uzak tutması gerektiğini biliyor. Şampiyonluktan söz etmiyor. Ancak söz edenleri bir bir deviriyor. Artık bir şampiyonluk adayım da Bursaspor...
Güven TANER