



Mustafa Denizli hoca’mın yeni sloganı “Beşiktaş bu yarışın içinde!”
Peki, yarışın içinin neresinde?
‘En gerisinde’ şimdilik.
Fiske atsan aşağı düşer.
İşte sorunu burada Beşiktaş’ın.
Yerine tırmanamıyor.
Ligin ilk yarısının son 3 haftasında 7 puan yitiriverdi! İkinci yarının ilk 4 maçında da kaybı 5 puan!
Ligin ilk 6 haftasında yitirdiği 12 puanı bu kez son 7 haftada yitirdi!
Beşiktaş yarışın içinde, ama onu burada tutan rakiplerinin kayıpları! Yani kendi tutunmuyor, başkaları onu tutuyor orada!
Yarışın karakteri böyle, ama Beşiktaş’ın tırmanması için bunu bozması gerek.
Çünkü ligin 17.haftasında 5 puan geride olmak ile 22.haftasında -ki bir maçını daha oynamadı- 5 puan geride olmanın anlamları farklıdır. Bugünkü durum daha risklidir. Beşiktaş’ın yarışın arkasından içine karışması için Galatasaray maçının ilk yarısındaki tempolu ve güven veren oyununu artık ‘sürekli kılması’ gerekiyor.
“Bu olabilir mi?” sorusuna yanıt ararken G.Saray’dan bir önceki G.Antep maçındaki pısırıklık akla geliyor.
Beşiktaş yarışın içinde, ancak tramvayın arkasına asılarak gidenler gibi. Hemen bilet alıp içeride bir koltuğa oturmalı.
Nouma’yı seviyoruz
Geçen hafta ‘ahlâksız davranıştan’ cezalandırılarak işine son verilen Pascal Nouma’nın bir süre sonra Beşiktaş’ı simgeleyen örnek adam haline getirildiğini, gösterilerde oynatıldığını, para ödenerek panellerde konuşturulduğunu yazmıştım.
Önce Nouma’nın kankası sevgili kardeşim Murat Toker aradı. Nouma’yı panellere kendisinin götürdüğünü ve bunun karşılığında hiç ödeme yapmadığını söyledi. Ona güveniyorum. Ancak...
Benim derdim adamın para alması değil. Adamın kendisi de değil.
Onu değerlendirme tutarsızlığımız.
Onun para ediyor olması!
Ahlâksızlıktan kovuyorsunuz, sonra bir ahlâk simgesi gibi, toplumun önüne koyuyorsunuz.
Adam, “Beşiktaş benim canım” diyor ya... Belli bir kesim bu söylemlerine bayılıyor ya... Al kullan... Ahlâk değerlerin çiğneniyor olması kimsenin umurunda değil!
Kimi Beşiktaşlılar “Biz onun Beşiktaş aşkını seviyoruz” diyorlar.
Sevin kardeşim... Ancak sevilecek, korunacak ulusal değerlere de sahip çıkın... Derdim bu...
Güven TANER