



Kazma futbolcuların yoğunlaştığı Avustralya karşısındaki 4-0’lık açık farklı galibiyet ve bunu elde ederken gösterilen olumlu futbol; Mesut Özil gibi bir futbol sanatçısının gösterisi, şampiyona öncesi favorilerin arasında anılmayan Almanya’ya özel bir önem kazandırmıştı. Ancak dün bir hayâl kırıklığı yaşattılar.
Bunun birkaç nedeni vardı.
Bir kere rakip, Avustralya değil, Avrupa futbolunun sert bir yorumcusu olan Sırbistan idi. İspanyol hakem Alberto Undiano sporcu sağlığına ‘titizce’ önem veren ve bu amaçla çok sarı kart gösteren biriydi. Klose bu nedenle 37’de ikinci sarı kartla oyun dışında kaldı. Bir eksik oynamak, başlangıç disiplinine bağlı kalan Almanya’nın, etkisizleşmesine yol açtı. Mesut gene aynı Mesut’tu söz gelimi, ama onun top atacağı alanları kullanacaklar azalmıştı. Ve bir de Podolksi’nin karavanacılığı üzerindeydi. 7 şutu kaleyi bulmadı! Kazandıkları penaltıyı bile kaleci Stojkoviç’in yatmakta olduğu köşeye gönderdi! Almanlar savunma kurgusunda da başarılı değildiler. Kolay şut şansı ve pozisyon verdiler, ancak Sırpların bunları kullanma özenleri yoktu. Löw, riske katlanıp durumu kurtarmak için eksik takımı tempolu oyuncularını sahaya sürerek üçlü forvetle de oynattı, ama savunmada iyi alan daraltan rakiplerini geçemedi. Bu maç, futbolda ‘dereyi görmeden paça sıvanmayacağını ve bir takımı rakibe göre de değerlendirmek gereğini’ anlatan önemli bir dersti.
Önyargılar yanıltıyor, ama bu gruptan çıkmakta Gana şanslı görünmekte. Avustralya’yı yenerler ise gruptan çıkarlar. Gana-Almanya maçı panzerlerin kaderi olur.
Maçın ilginç istatistiği de 55 dakika bir kişi eksik olan Almanya’nın topa %51 sahip olmasıydı. Almanlar ayrıca rakiplerinden 5 fazla şut (15-4/10-3), 6 fazla korner attı (7-1). Bunlar da maçı iyi anlatıyor. Ve hatta topa vurma becerisinin önemini ortaya koyuyor. Podolski biraz dikkatli olsa Almanya maçı farklı kazanabilirdi!
Güven TANER