'İlhan Cavcav bunamış'
Aziz Yıldırım'dan flaş açıklama
Trabzonspor'dan Rıdvan Dilmen'e tepki

Aaa, Tabata geldi!

Aaa, Tabata geldi! Güven TANER gtaner@stargazete.com
Aaa, Tabata geldi!
10 Şubat 2010 Çarşamba

Beşiktaş-G.Birliği maçı yorumuna “Hoş geldin Tabata” ya da “Aaa! Tabata geldi!” başlığı koymayı düşündüm bir an. Zaten bizim işte ‘iki an’ düşünme lüksünüz yoktur! Yazı yazmaya beş dakika, başlık atmaya birkaç saniye civarında vaktiniz olur.

O anda beni bu başlıklardan ayıran neden şu idi: “Bir futbolcunun formunu kazandığına karar vermek için bir maç yetmez, onun birkaç maçına bakılmalıdır... Ve de Tabata yeni form gösterdi, ama epeydir formda olanın da hakkını yememek gerekir.” Ernst gibi, Fink gibi, İ.Üzülmez gibi...

Ve de Rüştü gibi.

Rüştü’nün yediği gol kadar yemediği gollerle maçı kazanma hamlesini başlattığı da görülmelidir; ancak maç sonrası demecindeki başarısı maçtakini de aşan boyuttadır.

Her oyuncu bunu düşünebilir, ama söylemeye cesaret edemez. O etti. Futbolun bir toplumsal olay olduğunu, yöneticisi, teknik adamı, futbolcusu, hakemi, taraftarı ile birlikte kimlik bulduğunu, bir maçın bir ligin başarıyla bitirilmesi için bu parçaların tümünün üstüne düşeni tam yapması gerektiğini anımsattı.

Taraftar olmak yalnızca ‘isteme hakkı’ sağlamaz. Tribündeki sorumluluğu bilmeyi de gerektirir. Demirören’in, ‘tribün temizleme’ söylemine karşı misillemeye girişmek, durumu anlamamaktır, sorumsuzluktur, zayıflıktır, bencilliktir.

Tribünün efendisi, kirlilik yaratanlar değil, kirliliği temizlemeye el verenlerdir. Taraftar dediğin takımı için oynar, kendisi için değil.  

En iyisi kasapları  cezalandıralım

Adnan Polat, iki söylemi bir konuşmada ortaya attı: “Yıldızları koruyun” ve “Kasapları cezalandırın”.

Yıldızları koruma yaklaşımı, kasapların sinsi öfkesini artırmaktan öteye geçmez. Sahadaki herkes korunmalıdır.

Bu korumayı hakem aracılığıyla kurallar yapar, ancak kestirme ve kesin çözüm, o kasaplara iş vermemek, onları görevlendirmemektir.

Kulüpler Birliği bunu da konuşabilir.

Ne dersiniz başkanlar?

15 maçını kazan şampiyon ol!

İyi oynayıp 3 puan aldığı haftada üstündeki 4 rakibi de puanlar yitirince Beşiktaş için şöyle bir şampiyonluk formülü doğdu:

15 maçını kazan, şampiyon ol!

Ama 15 maçta 45 puan alınabilir mi?

Tabata yakaladığı formunu korur, Nihat, Tello, Yusuf formlarını bulup, sürdürürlerse -ki haftada bir maç yapacaklar, artık yıpranmazlar-  ve takımca savunma başarısını zedeleyecek bir gelişme olmaz ise 45 puan olur mu olur...

Bunu Mustafa Denizli hocama söyledim telefonda, çok güldü. ‘Şampiyonluk olabilir, ama böylesi çok zor’ gibi bir anlam çıkardım.

Ve de devam ettim: “Olabilirlik varsa, o umut demektir. Umudun peşinden gitmek, gitmemekten daha akıllıcadır... Denizli bugüne değin böyle yaptı!

O zaman ses etmedi...

Belki de kafasında bunu kuruyor.

Facebook Twitter



Aaa, Tabata geldi!, Star Gazetesi Güven TANER

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı

• Ancak çalışırsa oluyor 10 Şubat 2012 Cuma
• Beşiktaş’ın yolu karanlık 8 Şubat 2012 Çarşamba
• Yokluktan doğan umut 6 Şubat 2012 Pazartesi
• Uyuma Carvalhal 3 Şubat 2012 Cuma
• Almeida mı Alex mi? 27 Ocak 2012 Cuma
• Başta yok sonda var 25 Ocak 2012 Çarşamba
• Mustafa mı Burak mı? 18 Ocak 2012 Çarşamba
• Beşiktaş zoru seviyor 16 Ocak 2012 Pazartesi


İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER