



Bu tabiri futbolda yanılmıyorsam ilk kez Maradona kendisi için, kafasının hizasına getirdiği eliyle attığı bir gol için kullanmış idi.
Bu kez de Fransa’nın ünlü futbolcusu Thierry Henry aynı eli, İrlanda karşılaşmasının sonunda, adeta kale çizgisi üzerinde topu kontrol edip arkadaşına geçirirken kullandı.
Orta hakemin bu pozisyonu görmesi gerçekten çok zordu; yan hakem için bir şey söyleyemeyeceğim.
Tanrı’nın eli bu kez Fransa’yı 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’na taşıyor.
FIFA, İrlanda’nın itirazını reddetti; gerekçe sahada hakemin verdiği takdir kararının, kural ihlali söz konusu değil ise, kesin olduğu.
Aslında çarşamba gecesi Tanrı’nın elinin Fransız Milli Takımı’na mı, yoksa Fransa’nın televizyon kanalı TF 1’e mi çalıştığı da biraz karışık.
En iyisi ikisine birden çalıştığını itiraf etmek.
TF 1 Fransa’nın özelleştirilmiş en büyük televizyon kanalı.
Ve bu kanal Dünya Kupası maçlarını Fransa’da yayınlamak için ihaleye katılmış ve bu yayın hakkını 120 milyon euroya satın almış.
Miktar çok büyük; bu kriz ortamında kanal bu parayı geri alabilir mi, alamaz mı tam da belli değil.
Ama şayet Fransa, Güney Afrika’ya gidemese idi, yani Thierry Henry eliyle topu kontrol edip pası son dakikada arkadaşına geçiremese idi, TF 1’ün kaybının en azından 70 milyon euroyu bulacağı söyleniyordu.
Şimdi ise belki yine büyük bir kar söz konusu olamayacak ama 70 milyon euro kaybetmek de zayıf ihtimal; aslında Fransa Milli Takımı çok kötü top oynuyor yani kupaya daha ilk turda veda etmesi sürpriz olmayabilir, Tanrı’nın eli her zaman Fransa’ya çalışmayabilir.
İhale bedeli 120 milyon euro yani yaklaşık 300 milyon TL’nin biraz altında.
Türkiye’de 2006 Dünya Kupası yayın hakkının yaklaşık 2.5 milyon dolara satıldığını hatırlıyorum.
2010 Dünya Kupası’nı TRT yayınlayacak ama ihale büyüklüğünü bilemiyorum.
Yayın hakları arasındaki büyüklük farkları dikkat çekici değil mi?
Eser KARAKAŞ