



Yani “Genç Erkekler 1-Genç Kızlar 0” gibi bir şey.
Fenerbahçe’den hiçbir kişisel çıkarı olmayan, Fenerbahçe’ye erken çocukluk yaşlarından beri sevgiyle bağlı biri için bu İsviçre takımına elenmek gerçekten çok kötü.
Sayın Aziz Yıldırım acaba aynı acıyı içinde hissediyor mu?
Yönetimi daha çok ilgilendiren Fenerbahçe’nin, piyasa değeri Güiza’dan ancak biraz daha fazla bir takım karşısında rezil rüsva olması mı, yoksa borsada takımın piyasa değerinin başaşağı gitmesi mi?
Teselli ikramiyesi olarak UEFA’ya şutlandık. Ben bu yazıyı, biraz da kasten, kuralar çekilmeden (14.30) yazıp gazeteye gönderiyorum zira muhtemel rakiplerimizin çoğu Young Boys’dan iyi takımlar, yine şom ağzımı açmak istemiyorum, çünkü Young Boys kurası günü durumumuzun hiç de kolay olmadığını yazmış idim.
Avrupa maçları başlamış iken bile hala trasferlerini sonlandıramamış bir yönetimden daha fazla ne beklenebilir?
Bu arada aşağılayıcı bir olay herkesin gözlerinden kaçıyor. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nden elendi, UEFA’da yeni kura bekliyor ama bu arada hala çok gecikmiş transferler peşinde. Peşinden koşulan futbolcular ise öyle Avrupa’nın süper yıldızları değil, orta kırat, vasat futbolcular. Bu vasatlar tercihi de yönetimin ufkunun nereye kadar uzanabildiğinin bir göstergesi. Ama daha acı olan, çalınan her kapının Fenerbahçe’nin yüzüne kapanması. Üstelik kapıları kapatanlar bizzat futbolcular. Yani kulüplerinin göndermek istedikleri bile bize gelmek istemiyorlar. Gerçekten utanç verici bir durumla karşı karşıyayız.
Alabildiğimiz Dia’nın rakip ceza sahasında bir-iki hareketini gördüm, yemin ediyorum, Rıdvan, Aykut, Oğuz, Sergen bugün değil on sene sonra forma giyseler bu kadar komik olamazlar. Durum gerçekten içler acısı ama bendeniz hala Aykut’un desteklenmesini isteyenlerdenim.
Eser KARAKAŞ