



Diyarbakır maçı sonrası Manisa ile, sonra Lille ile Fransa’da, arkasından Bursaspor’la, sonra yine Lille ile Kadıköy’de oynuyoruz.
Geniş ve kaliteli kadro işte tam da bu günler için gerekli (idi).
Geçtiğimiz hafta ise kendi sahamızda, Kadıköy’de, Lig’in en parlak olmayan takımlarından biriyle, Diyarbakır ile oynuyoruz; sahanın berbat olması da işin daniskası.
Ama ilk on bir’de Özer var, Alex var, Mehmet Topuz var, Dos Santos var.
Kimler yok; Deniz yok, Selçuk yok, Deivid yok.
Onur’u, Bekir’i, Gökhan’ı saymıyorum bile ama bu son oyuncuların hepsi Türkiye ortalamalarının üzerinde olduğu için transfer edilmiş oyuncular.
Lig’in temposunun en yoğun olduğu bu günlerde bu çok kaliteli yedeklerle sahaya çıkılmayacak da ne zaman çıkılacak doğrusu bilmiyorum.
Özer gibi bir süper yeteneğin sakatlığının ne kadar süreceğini bilmiyorum.
Bu geniş kadro Alex ve Özer gibi süper yetenekleri Lille maçına saklamaya yaramayacak ise ne işe yarayacak?
Fenerbahçe Diyarbakır karşısına Özer’siz, Alex’siz çıkmaya yoksa korkuyor mu?
Bu hafta Manisa karşısına nasıl bir on bir’le çıkılacak?
Daha doğrusu Fenerbahçe’nin amacı Diyarbakır’ı mı, yoksa Lille’i Lille’de mi yenmek?
Bu son sorunun cevabı hala galiba teknik yönetimde net değil.
Teknik yönetim Bursa’dan üç yedikten sonra da “turu hakettik, eksiklerimizi de gördük” gibi tarihe geçmeye aday bir ifadenin altına da imza atabiliyor.
İşimiz Daum’la kolay değil.
Eser KARAKAŞ