



Bu ifadeyi asla Aykut Kocaman’ı küçümsemek için kullanmıyorum.
Aykut, spor yaşamına cimnastikçi olarak başlamış bir futbolcu idi; top oynarken bu inceliği yakalamak, görmek mümkün idi.
Can Bartu’nun basketçiliği nasıl zamanında futboluna yansımış idi ise, Aykut’un cimnastikçiliği de esnekliğine, futboluna yansıyor idi.
Fenerbahçe’nin muhteşem sezonunu, Aykut, Rıdvan, Oğuz’un beraber oynadığı, yüzden fazla gol attığımıız sezonu unutamıyorum.
Umarım, Aykut Kocaman’ın bu başarılı spor yaşamının devamını Fenerbahçe’de teknik direktör olarak görmek de kısmet olur.
Kocaman’ın daha önceki ve çok başarılı olduğu iddia edilemeyecek teknik direktörlük deneyimlerini Fenerbahçe’deki teknik direktörlüğü için bir kriter olarak görmemek lazım. Zira Fenerbahçe başka şey, diğer küçük kulüplerdeki deneyimler başka şey.
Aykut Kocaman’a bu yeni ve zor görevinde başarılar diliyoruz.
Aykut ilkeleri olan, hedefleri olan bir futbol adamı.
Umarım bu çizgi Fenerbahçe’yi Avrupa’da başarılara taşır.
Bir Fenerbahçeli olarak Aykut Kocaman’a şunu söylemek isterdim: Fenerbahçe’nin artık lig şampiyonlukları ile kazanacak bir şeyi yoktur, Fenerbahçe’nin en kısa vadede yegane hedefi Avrupa kupalarıdır.
Aykut’un başarıları da Avrupa’da Fenerbahçe’yi en azından finale taşıyıp taşımayacağı ile ölçülecektir.
Aykut’a ve Fenerbahçe’ye yapılacak en büyük kötülük küçük hedefler koymak olacaktır.
Eser KARAKAŞ