



Aslında öyle unutulası bir maç değildi. Özellikle Keita’nın attığı bir ikinci gol vardı ki, gerçekten görülmeye değerdi. Geremi’nin hatalı pasını yakaladı, Ankaragücü savunma oyuncusunu sırtına aldı, kalecinin üzerinden aşırdı, bir savunma oyuncusunu daha sırtına alıp topu ağlara yolladı. Bunu da herhalde Türkiye’de Keita’dan başkası kolay kolay yapamaz.
Arda’nın yokluğunda Galatasaray gerçekten iyi oyun oynadı diyebiliriz. Her şeyden önce, savunma çok dikkatliydi. Geçen haftalarda olduğu gibi açık vermedi. Ankaragücü’nün ilk 70 dakika içinde tek gol pozisyonu yoktu.
Ankaragücü, Roger Lemerre’in gelişinden sonra zor gol yiyen, zor yenilen ama zor da gol atan bir takımdı. Dün, ilk iki özelliğini kaybetti. Çok adam almış, toplama takım olmuşlar ama “takım” olamamışlar.
Dün maç boyu kontrol Ankaragücü’nde gibi gözüktü ama, pozisyon bile bulamadılar. Galatasaray dün akıllı oynarken, sahanın yıldızı elbette Keita’ydı.
Bu arada, Sabri için de söylenecek birkaç söz var. Sahada kaldığı 70 dakika içinde hemen hemen hiç hata yapmadı, ileri-geri çalışarak hem hücuma destek verdi, hem de savunmanın sağ kanadını ayakta tuttu.
Hakan Balta’nın bir an evvel iyileşip sol kanada dönmesi gerek. Ankaragücü’nün bütün hücum girişimleri, Caner’in bulunduğu kanattan başladı. Söylüyoruz, Caner savunma oyuncusu değil. Arkasında bir savunma oyuncusu olduğunda, çok daha iyi işler yapıyor.
Galatasaray önümüzdeki haftalarda Avustralyalı yıldız Harry Kewell’ın da katılmasıyla hemen hemen tam kadroya ulaşacak. O zaman da şampiyonluğun en büyük adayı olduğunu gösterecek.
Aziz ÜSTEL