



Karşılaşmanın ilk yarısında iki tane çok önemli gol pozisyonu var. Bunlardan birinde Lucas Neill’ın şutu Kayserisporlular’a çarpıp dışarı çıktı. Diğeri ise çok müsait durumda Arda’nın vuramadığı toptu. Bunlardan birisi gol olsa Sarı-Kırmızılı takım soyunma odasına üstün girecekti.
Galatasaray savunması, son Antalyaspor maçına göre kıyasladığımızda daha rahat ve daha düzenliydi.
Keita ilk yarıda karşısındaki rakipleri perişan etti. Hakan Arslantaş belki de kariyeri boyunca böyle gülünç duruma hiç düşmemiştir. Allah’tan Rijkaard bir ara onu sol kanada çekti de, Hakan da biraz olsun nefes aldı.
Ama 2. yarıda Keita eski yerine geçti, Hakan da ona yaptığı faulden sonra ikinci sarıyı ve ardından kırmızı kartı gördü. Keita’nın takıma çok şey kattığı kesin. Bu tür futbolcularla iki gün geç kaldı, üç gün geç kaldı diye uğraşılmaz onlara ceza falan da verilmez. Çünkü bunu yaptığınız zaman disiplin falan sağlamıyorsunuz, kendi takımınıza zarar veriyosunuz.
Takımın santrfor eksikliği bu maçta bir kez daha ortaya çıktı. Hücum bölgesine atılan toplar hemen geri döndü. İleri atılan topların orada kalması bir takım için çok önemli. Top ileride kalacak ki Elano, Arda ve Dos Santos gibi yetenekli futbolcular kendilerini poziyona sokabilsin.
Jo ve Baros’un eksikliği takımın hücum gücünü çok etkiledi. Aslan, rahat kazanabileceği maçta bu yüzden sıkıntı yaşadı. Frank Rijkaard, Atletico Madrid ile oynanacak Avrupa Ligi karşılaşmasında sıkıntı yaşamak istemiyorsa, o mücadeleye kadar, Sarı-Kırmızılı takıma santrforsuz oynamayı mutlaka ezberletmeli. Yoksa telafisi olmayan bir sonuçla karşı karşıya kalmak işten bile değil.
Aziz ÜSTEL