Hakem Rocchi, Galatasaray’ın elindeki turu aldı, Atletico Madrid’e armağan etti. Perea ceza sahası içinde topu eliyle çeldi ve hakem bunu görmedi.
O görmemiş olabilir ama kale arkasındaki asistan hakemin kaçırması mümkün değil, yan hakemin de öyle. Tabii Caner ondan sonra sinirlendi ve yapmaması gereken faulu yaptı ve ikinci sarıdan kırmızıyı görüp takımını 10 kişi bıraktı.
Bundan sonra maç 1-1 bitecek derken, Galatasaray Servet’in hatasıyla ikinci golü ağlarında gördü. O pozisyonda Servet gibi deneyimli bir defans oyuncusunun böylesine bir çalım yememesi gerekiyor. Forlan, deyim yerindeyse “Servet’in belini kırdı” ve Leo Franco’nun uzanamadığı köşeye topu bıraktı ve Galatasaray’ın Avrupa Ligi kupasını müzesine taşıma hayallerini Ali Sami Yen’in çimlerine gömdü.
Galatasaray ilk yarıda üç net pozisyon buldu. Zaten bu tür maçlarda gol pozisyonu bulmak çok güçtür. Bunları atamazsanız bedelini çok ağır ödersiniz. Burada en ağır bedeli hakem ödetti ama Galatasaray’ın ilk yarıda golü bulması gerekirdi.
Yine dönüp dolaşıp aynı konuya geliyoruz Kewell ve Baros. İkisi olsaydı, iki karşılaşmada da çok farklı bir sonuç elde edilirdi. Ayrıca Galatasaray’ın kiraladığı Dos Santos için olumlu şeyler söylemek mümkün değil. Dos Santos’un 40 fırın ekmek yemesi lazım Galatasaray’da forma giymesi için.
Kısacası Galatasaray, Madrid’den iyi bir skorla dönmüştü. İstanbul’da 1-0’lık galibiyet yada golsüz beraberlik yetiyordu. Ama olmayınca olmuyor!.. Tabii bir de hakem hatalarını eklerseniz, yapacak bir şey yok. Böylece Galatasaray, Türkiye Kupası’ndan sonra UEFA’ya da veda etti.
Artık önünde sadece lig maratonu var ve ligi şampiyon bitirmesi şart.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
YARSAV fişledi biz de aldık
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
Ben hepinizin annesiyim
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Ülkücü paradigmanın iflası
Bedri ile Fazıl