



Başkan Recep Mamur bile, işlerine karışmaz. Süleyman Hurma; kulübün idari, mali ve hatta teknik organizasyonunun tamamından sorumlu... Kayserispor; bu şablona müdahale etmeden ve sistemin akışına çomak sokmadan; çok ideal bir yaklaşım gösteriyor.
Aykut Kocaman, (Birçok şeyi kendi yapıyor görünse de) Aziz Yıldırım’ın haberi olmadan kendi kaşını bile kaldıramaz... Ama Kayserispor, genel menajerine olağanüstü bir hareketlilik alanı tanıyor. Yönetim genel ilke ve stratejiyi belirliyor; bunun yürütülmesini ve yürütülme biçimini tamamen Süleyman Hurma’ya bırakıyor. O da; iyi eğitimi, çağdaş görünümü, akıcı Türkçesi, lisanı ve ilişkilerindeki sıcaklığı sayesinde; Türkiye’de adı olup da kendi olmayan gerçek anlamdaki menejerliği (Alnının akıyla) sürdürüyor. Bir ara Adnan Sezgin’in (Kartvizitinde anonim şirket genel müdürülüğü yazsa da) benzer çalışmaları olmuştu. Kötü değildi ama, ideal değildi. Zaten şimdi pasifize edildi.
Benim bildiğim, Süleyman Hurma neredeyse 20 yıldır ve aralıksız sadece bu işi yapıyor. Süreklilikte de, onun başarısını yakalayan yok... Başkan Recep Mamur ve yönetimine; gerçek anlamdaki menajerlik sistemine verdikleri kesintisiz destekten dolayı teşekkür ederiz. Zaten bu mantalite yüzünden; Kayseri sürekli fiziki gelişme içinde...
Üç büyüklerin, Anadolu’da artık seyirci üstünlüğü yok
Ankara, Trabzon ya da Bursa gibi şehirleri bir kenara bırakırsak; 3 büyükler diğer kentlerde çok büyük bir seyirci hakimiyetine sahipti... F.Bahçeli, G.Saraylı ya da Beşiktaşlı taraftarlar; tribünlerin neredeyse dörte üçünden bile fazlasını kaplardı. Ama işler, artık tersine döndü... Anadolu kendi takımlarına sahip çıkıyor. Birkaç istisna dışında, 3 büyükler hemen her yerde azınlıktalar... Anadolu’nun skorlardaki başkaldırışında, yeni seyirci profilinin de büyük katkısı var. İstanbul kulüplerinin deplasmandaki taraftar sayısı giderek daha da düşecek.
Hiddink’e geçmişte haksızlık yapmıştık
Guus Hiddink Türkiye’ye ilk geldiğinde; PSV’yi Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda şampiyon yapmasından sadece 20 gün geçmişti. Adamı 6 ayda “Bu işi bilmiyor” diye gönderdik. Hem de, bir magazin gazetesinin parayla tuttuğu bir hayat kadını ile pusuya düşürerek ve itibarını zedeleyerek gönderdik.
Hiddink’in Türkiye günlerinden sonraki dönemi, büyük başarılarla geçti. Sözleşmesi bittiğinde Güney Kore’den ülkesine dönerken; (Bir hoca için) dünya futbol tarihinde görülmemiş bir kalabalıkla ve gözyaşlarıyla uğurlandı. Rusya’nın başında beklediği başarıyı yakalayamasa da, genellikle çok iyi bir kariyer yaptı. Şimdi Türkiye’ye geliyor. Ön fikirli ve cin fikirli insanların elinde oyuncak yapmayalım.
Ali Sami ALKIŞ