



Beşiktaş, istekli futbolu nedeniyle kolaylıkla söküp alacağını sandığı maç; rakibinin direnişi yüzünden zora girmeye başladı. Aslında Beşiktaş maça hakimdi ama, hükümranlığını belgeleyecek mühürü yoktu. Bu nedenle hızlı futbol, zamanla telaşlı futbola dönüştü.
***
İlk devrede 2 önemli olay oldu... Önce; ceza sahası içinde bir hava topuna yükselen Quaresma, tam topa vuracağı sırada arkadan itildi. Bir çok hakem buna penaltı verirdi. Aydınus pas geçti.
İkinci olay; içerde mi dışarıda mı olduğu tartışılan topun elle oynanması anıydı. Hakem doğru bir kararla, olayın ceza sahası dışında olduğuna hükmetti. Ama pozisyon, açık bir “Bariz gol şansıydı” ve bu yüzden kartın rengi kırmızı olmalıydı. Aydınus onu da anlamadı.
***
Guti’nin yedek kalması, şaşırıcıydı. Ama Schuster; “Benim takımının sahada oynayan 11 kişiden değil, 23 kişiden oluşuyor. Hepsini her an oyundaymış gibi diri ve yüksek motivasyonda tutmalıyım. Bu yüzden sıkça rotasyona gitmek zorundayım” demişti.
Ancak ortada Guti olmayınca, Beşiktaş orta sahasında ciddi bir eksikliğin varlığı hemen hissedildi.
Oyuna girdi ama, atı alan Üsküdar’ı geçmişti. Takım zaten dağılmıştı.
İki golde de Metteo Ferrari’nin büyük hatası var.
Ali Sami ALKIŞ