Bizim takımların hocalarıyla ayrılış biçimleri hep sorunlu olmuştur. Sözleşmelerinde açık ve kesin hükümler bulunmasına rağmen, artık istemedikleri hocalarına tazminat ödemekten hoşlanmazlar. Bedavaya ya da ucuza getirmeye çalışırlar. Genellikle ikisi de olmaz.
Para ödememeyi inatla sürdürür, sonunda FIFA’lık olurlar. Nedense hep kaybederler ve tartışmalı parayı bu kez faiziyle öderler. Kurtuluşu yoktur.
* * *
Şimdi de F.Bahçe, Aragones’le benzer sıkıntıya düştü. Görevine son verdiği hocasının alması gerektiği tazminatı, karşılıklı anlaşmayla düşürmeye çalıştı. İspanyol hoca inatçı çıktı ve hiçbir indirime yanaşmadı. Üstelik, ödemenin taksitle yapılma önerisini de reddetti.
Bizim basın, İspanyol hocanın ısrarı için ‘Katır inadı’ benzetmesini yaptı. Oysa adam, elindeki kozları sonuna kadar kullanmak istiyor. Hepsi bu!
Medya, bu konularda bizim kulüpleri koşulsuz destekler ve direnen teknik direktör ya da futbolculara ‘Huysuz, inatçı, para göz’ gibi yakıştırmalar yapar. Bizim fırsatçı politikalara bir şey demez.
* * *
Aragones olayında da aynısı oldu. İspanyol hocayı suçlu gördük. F.Bahçe, Daum ile sözleşme imzalanmasını engelleyen bu sorunu ‘Tek taraflı fesih’ uygulaması ile şimdilik dondurdu. Olayı FIFA çözecek... Aragones 3 milyon Euroluk tazminatını faizi ile alır. Ama ‘Süper Lig’de şampiyon olsaydık ve Avrupa kupalarında başarılı sonuçlar alsaydık prim kazanacaktım. Onları da istiyorum’ demesi, sonuç vermez. F.Bahçe de bunu bildiği için; biraz da zaman kazanmak adına olayı CAS’a taşıdı.
FIFA da bir uyuşmazlık dosyası daha açarak, zaten rekor düzeyde olan HUYSUZ ÜLKE görüntümüz, bir kez daha ortaya çıktı. Adamlar bizden yaka silkiyor. Yeter artık!
Ya zamanında o sözleşmelere imza atma ya da attığın imzanın hakkını ver.