



Tam 29 maçımız pisliğe bulaşmış olmasına rağmen; konu sanki bizim dışımızdaymış gibi ürkütücü bir kayıtsızlık var ortada... Manşetlere rağmen, kılımız kıpırdamıyor.
Bu hep böyle olmuyor mu?
Gökdeniz’in eşi (Eski değerle) 700 milyar liralık tek kuponluk bahis oynuyor... Akçaabat Sebatspor kulüp başkanı tabancayla ayaklarından vuruluyor... Gökdeniz-Fatih Tekke gibi iki milli futbolcunun otomobil ve işyerleri kurşunlanıyor... Ali Şen adlı futbolcu silahlı saldırıya uğruyor... İhbarı yapan kaleci ortalıktan kayboluyor... İki Cumhuriyet Başsavcısı, bahis şikesini raporla onaylıyor... Güvenç Kurtar ve Yılmaz Vural bu yüzden saha içinde birbirleriyle kavga ediyor... İşi Arnavutluk mafyasının da yönettiği anlaşılıyor... Ama bunca rezaletten sonra, konu 4 futbolcuya verilen birkaç aylık hak mahrumiyeti cezasıyla kapatılıyor... Üstelik hepsi iyi halden indirim alıyor.
Bu mudur?
* * *
Türkiye; konu şikeye gelip dayandı mı, hep yan çizmiştir. Geçmişteki Karşıyaka-Kasımpaşa 1. lig mücadelesinde; mahkeme 13 futbolcuya yenilgi için para aldıkları gerekçesiyle ceza vermiş olmasına rağmen, “Parayı veren kişinin Karşıyaka ile olan resmi ilişkisinin tespit edilememesi nedeniyle” şike kararı iptal edildi.
90’lı yılların başında; önce Şike Tahkik Komisyonu’nun sonra Şike Tahkim Kurulu’nun “Anlaşmalı” dediği ve Yargıtay’ın da onadığı Boluspor-Adana Demirspor şikesi, Malatya’ya sus payı verilerek kapatılmıştı.
Anlaşmalı maçlar konusunda sicili tamamen bozuk olan Türkiye; geçmişteki tüm şikeleri resmen aklamış bir ülkedir. Aradan geçen onca zamana rağmen, hala hiçbir şeyin değişmemiş olması ne kadar kötü.
Şimdi de, Bochum rezaletini etkisizleştirmeye ve unutturmaya çalışıyorlar.
Oyuna gelme Türkiye!
Ali Sami ALKIŞ