



İkinci özelliği de; takım oyunu için çok gerekli olan pas uyumu becerisi... Hangi oyuncunun, hangi pozisyonda, hangi arkadaşına, hangi pası vereceği; net bir şekilde ezberlenmiş ve sisteme bağlanmış... Başarıyla uygulanan bu iki kriter, takıma ciddi anlamda bir özgüven kazandırdı. Ancak, Süper Kupa’daki Trabzon maçında olduğu gibi; bu özgüven bazen kayıtsızlığa da dönüşebiliyor. Bursa, ilk 20 dakika içinde bu konumdaydı. Üstelik Turgay Bahadır daha 17. dakikada sakatlanıp çıkmıştı. Bursa’nın başına her an, her şey gelebilirdi.
Ancak takım, 20. dakikanın sonrasında gerçeğe ve özüne dönüştü. O ana kadar hiçbir etkinlik üretemeyen ev sahibi ekip; giderek tempo yükseltti. Ve maça asıldı. Ardı ardına tehlikeler yarattı. Yeni transfer Nunez’in iki, Vederson’un bir şutu; gelmek üzere olan golün öncü depremleriydi.
Sercan, kendi stilinin kolaylıkla ürün vereceği kulvarı bulunca; önüne geleni çalımlayarak muhteşem bir gol attı. Kesinlikle haftanın golüydü...
H H H
Konyaspor, Bursa’nın ilk 20 dakikada durgun kaldığı dönemde; iyi top çevirdi ve atağa başlangıç anları iyiydi. Ancak ciddi bir tehlike bile yaratamadan, üretimsiz kalıyordu. İkinci yarıda; 1-0 geriye düştüğü skorun altından kalkmak için, atak futbola dönüş yapmak istedi. Ama Bursa bu dirilişi denetim altında tuttuğu için, Konya sonuç alamıyordu.
Bursa, belki beklediğimiz anlamda süper değildi. Ama şampiyonluğu çifteleyecek kıvamda olduğu konusunda mesajlar da vermedi değil.
Ali Sami ALKIŞ