



Galatasaray’ın rakibi Karpaty, ismi duyulan, yaygın olarak bilinen bir rakip değil. Ancak Ukrayna futbolunun bir temsilcisi olması, zaten gereken ilk uyarıyı yapıyor.
OFK Belgrad’dan daha ciddi bir rakip olduğu kesin.
Sarı-kırmızılı takım, Karpaty karşısında daha da zorlanacaktır. Eski Doğu Bloku ülkeleri; sistem ve o sistemin sadakati üstüne oynarlar. Yüksek bir oyun disiplini anlayışları vardır. Hiçbir maçta macera aramazlar. Zor açık verdikleri için, zor gol yerler.
Beşiktaş; Real Madrid’den orta sahaya transfer edilen Guti’nin de devreye girmesiyle, çok daha verimli ve etkin bir kulüp olmaya aday görünüyor. Ricardo Quaresma’nın seyir zevki veren estetik yükselişi; şova yönelik tekniğini, takım oyununa da döndürmesiyle hayati bir ivme kazandı.
Bu yüzden, Beşiktaş’ı takımlarımız içinde en şanslı olarak görüyorum. Helsinki’nin bu kaliteye karşı herhangi bir direniş gücü yok.
Fenerbahçe ise problem olmayı sürdürecek. Çünkü bu kez karşısında; ulusal ve siyasal çatışmalar yaşadığımız bir ülkenin takımıyla karşılaşacak. PAOK, ekstra bir gerilim kaynağıdır. Sarı-lacivertli takımımızı stresli maçlar bekliyor. Yunan takımına karşı elbette teknik avantajları çok fazla.. Ama bunu (Young Boys maçlarında olduğu gibi) kullanamıyor. Deplasmanda göreceği yoğun ve şoven seyirci baskısı, oyun düzenini de bozacaktır. Soğukkanlılığa, hiç olmadığı kadar ihtiyacı var.
Trabzonspor ise “Allah düşmanıma vermesin” türünden bir belaya denk geldi. İşi zor değil, çok zor...
Ali Sami ALKIŞ