
TMK MAĞDURU ÇOCUKLAR BÜYÜK TRAVMA YAŞIYOR DİYEN ÇİAÇ ÜYESİ MEHMET ATAK
Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları üyesi Atak: Toplum bu çocukları yaratık gibi görüyor ama onlar sadece çocuk. Bir şiddet sarmalının içine doğdular, sergiledikleri sivil itaatsizliğin bedeli çok ağır.Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi, 15 yaşındaki Berivan’ı ‘polise taş’ ve ‘örgüt sloganı’ atmaktan tek celsede 13 buçuk yıla mahkum etti. Ceza 7 yıl dokuz aya indirildi. Yargıtay da onadı. Yine geçen hafta 16 yaşındaki F.G’nin de 7 buçuk yıllık cezası onandı... Berivan mektubunda “Buraya hiç alışamadım. Canım çok yanıyor. Ailemi özledim” diyordu. 2006’dan beri TMK’dan (Terörle Mücadele Kanunu) tutuklanıp hüküm giyen 4 bine yakın çocuk aynı durumda. İçine doğdukları şiddet ortamının bir sonucu olarak... 30 yıldır çözülememiş bir büyük sorunun küçük kurbanları olarak... Canları çok yanıyor. Bizimse adalet duygumuz inciniyor, vicdanımız sızlıyor. Bu süreçte ne BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ne Çocuk Hukuku’nun esamisi okunuyor. Çocuklar yetişkin muamelesi görüyor, travmalar yaşıyor. Yaşadıklarının etkisiyle keskinleşiyorlar da. Mesela “içeride”ki çocuklardan biri “Büyüyünce içimdeki kin nefret ve intikam duygularını pratiğe dökeceğim” diyor. Duyuyor musunuz? Şimdi gidip bir aynaya bakar mısınız? Konuyu, toplumsal farkındalık ve duyarlılık yaratmaya çabalayan Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları üyelerinden oyuncu Mehmet Atak ile konuştuk.
Kamuoyu bu çocukları ‘taş atan çocuklar’ olarak biliyor, Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları ise ısrarla ‘TMK mağduru’ diyor. Neden?
Çünkü bu çocukların yüzde 57’si eylemlerden alınmış değil. Sadece yüzde 43’ü taş attı ya da atmadı, ama eylemden alınmış.
• Çocuklar hangi gerekçelerle alınıyor?
Yüzde 43 için ‘kalbi hızlı atmak, elinde taş izi olmak, terli olmak’ gibi şeyler gerekçe. Ki polis gören her çocuğun kalbi atar. Yüzde 57 için hiç somut delil yok. Asker ya da polisin ‘taş atarken gördüm’ gibi ifadeleri delil. İstanbul’da bir uzman çavuş, bir çocuk için ‘yüzünü görmedim ama vücut hareketinden tanıdım’ dedi! İş bu keyfiyette. Üstelik çocuklar evlerinden ya da okullarından alınıyorlar. Bunlar Anadolu Lisesi, Fen Lisesi gibi iyi okulların iyi öğrencileri. Burada başka bir strateji yatıyor.
• Ne gibi bir strateji?
Bu çocuklara beyin takımı olmayın ‘hadi çık dağa’ deniyor. Savaşın, statükonun devamı için ‘düşman’ üretmek zaruri. TSK’nın sadece savunma bütçesi, Türkiye’nin genel bütçesinin yüzde 7’si. Dünya ortalaması ise yüzde 2. TMK ile diğer bölgedekilere “muhalif olursanız başınıza bu gelir” denerek sindirme politikası uygulanıyor. Oradakilere ise bilakıs sindirmeme, kışkırtma politikası.
SIRA ÇOCUĞUNUZA DA GELEBİLİR
• Bu bir güvenlik sorunu mu?
Hayır, bu bir çocuk meselesi. Kürt sorununun bir sonucu ama unutulmaması gereken şey bu çocukların sadece çocuk olduğu.
• Bu çocukların yüzde kaçı Kürt çocuğu?
Yüzde 95’i. Ama konu Kürt sorunundan ayrı tutulmalı zira, bu kanun böyle durduğu sürece devlet yarın Sünnileri, Alevileri, Ermenileri... ötekileştirebilir ve tüm ebeveynlerin çocukları TMK mağduru olabilir.
• TMK mağduru çocuk sayısı kaç oldu?
4 bine yaklaşıyor. Daha iki hafta önce İstanbul’da 18 çocuk alındı. Her gün artıyor.
• Kaçı kız, kaçı erkek, yaş aralığı ne?
Kız çocukları daha az. Yaşları 12-18 arası. Biriki kez iddia makamı ahmaklığı yapıldı, 8 yaşında çocuk da alındı ama dava açılamadı.
• 12-18 arası eğitim yaşıdır. Tutuklu hükümlü çocukların eğitimi sürüyor mu?
Hapishanede bir iki rehberlik öğretmeni oluyor ama çocukların fizik kimya edebiyat matematik çalışması gerek. Eğitimini almadıkları derslerin sadece sınavına giriyorlar.
• Okullarında mı giriyorlar sınava?
Hayır, sınav kâğıdı hapishaneye getiriliyor. Bu da eğitim hakkı korumak değildir.
AİLELERİ İŞKENCE GÖRMÜŞ
• Bu çocuklar niye çıkıyor meydanlara?
Ailenizden biri, bir cinayete kurban gitse, bu, kuşaklar boyu anlatılır değil mi? Bölgeye gittiğimde ailelerle kalıyorum. Bugüne dek ailesinde ablası, abisi, babası hapse atılmamış, işkence görmemiş tek aileye rastlamadım! Ailelerin 4’te birinde faili meçhul var. Bu koşullarda yaşadığınızı düşünün. Her yanınız şiddet. Bırakın asker ya da polisi, 5 yıl öncesine kadar okul önünden geçmeye bile korkuyordu insanlar, devlet kurumu olduğu için. Bu kadar zulüm görmüşler, bu genlerine işlemiş.
• Taş atmak onlar için ne ifade ediyor?
Huizinga’nın Homo Ludens (Oyun Oynayan İnsan)’da dediği gibi, köpek yavrularının oynaması gibi, amaçsız bir oyun olarak da görebilirsiniz, çocukça bir cins naif sivil itaatsizlik olarak da. Çocuklar gördükleri şiddeti yansıtıyorlar, başka bir çıkışları da yok.
• Örgüt çocukları kullanıyor, deniyor.
Kapatıldığı gün DTP’nin İstanbul il merkezindeydim. İl başkanı üç dört kez çocuklara evlerinize dağılın dedi, kimse gitmedi. Şimdiye dek yüzde 10 böyle olduysa bile artık örgütün de onları durdurma imkanı yok.
ANNELERİ MAJÖR DEPRESYONDA
• Bir diğer genel kabul de şu: “Aileleri de çocuklarına sahip çıksaydı canım”.
“Zaten 10, 15 çocuk doğuruyorlar, başlarına ne geldiği umurlarında değil” de deniyor. Ama öyle değil. Annelerin yüzde 95’i majör depresyonda. Çocuk dağa gitmesin diye kendilerini paralıyorlar. İşi gücü bırakıp peşlerinde koşturanlar var. Siz çocuğunuzun üstüne nasıl titriyorsanız onlar da titriyor. Ama onlar ölüm içeren bir şiddetin içinde yaşıyor.
VİCDANIMI DİNLİYORUM
“Şehir Tiyatrolarından istifa etmiştim. Projemi de erteledim. Başka bir şey yapmıyorum, yapamam da. Vicdani bir konu bu. Daha az tüketip sorun çözülene dek çocuklar için çalışacağım. Herkesin yapabileceği bir şeyler var.
Çocukları dağa mecbur ediyoruz
• Aralık ayında TMK’daki 3 madde değişecekken ertelendi. Ne yapılması lazım?
İlgili maddelerin önüne Türkiye’nin 19 yıl önce imzaladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Çocukları Koruma Kanunu ihlal edilemez, ibaresi konmalı. Değişecek üç maddeden biri 9. maddedir. Madde gereği 16-18 yaş arası çocuklar Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanıyor. Yapılacak değişiklikle çocuklar, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacak ama yine aynı cezaları alacaklar. 5. maddedeki değişiklik ceza artırımının düşürülmesi. Şu an çocuklara yüzde 50 ceza artırımı uygulanıyor ama burada şöyle bir kandırmaca var: Mesela 10 yıl alan çocuğun cezası 5 yıla inmiyor. 10 yıl ceza önce yüzde 50 artırım ile 15 yıla çıkıyor. Beş yılı düşüyor 10 yıl kalıyor.. 13. madde, erteleme, para cezasına çevirme, hükmün açıklanmasını geciktirme. Bu da 3 yıla kadar ceza alan çocuklar için geçerli ama şu ana dek ceza alanlar içinde 3 ya da 6 yıl ceza alanların oranı yüzde 5 bile değil. Yüzde 95’i için anlamı yok.
• Üç madde yeterli değil yani çözüm için?
Hayır, çok küçük bir düzeltmedir, çözümden fersah fersah uzaktır. Zaten mesele sadece hukuk meselesi değil. Uygulayıcıların, toplumun zihniyeti değişmediği, şiddet sürdüğü, çocuklar şiddet sirkülâsyonu içinde kaldığı müddetçe sorun da sürecektir.
• Çocukların affedilmesini istemiyorsunuz. Neden istemiyorsunuz?
Çünkü 1) Diyelim ki şu an TMK’dan tutuklu hükümlü çocukları affettiniz, çıktı çocuklar, ama yasal düzenleme kaldıktan sonra yeni mağduriyetler olacak 2) Bu çocukların yüzde 57’si için somut delil yok. Affı kabul etmek, onları suçlu kabul etmek demek.
• Dünyadaki uygulamalar nasıl?
1) Bu çocuklarla sadece çocuk polisleri ve çocuk mahkemeleri ilgileniyor. Buradaki gibi münferit diye bakılmıyor olaya. Dava kısa sürede sonuçlanıyor. Burada ise zamana yayılıyor. Deniz Seki ya da Ergenekon tutukluları için patırtı koparanlar 2 yıl süren duruşma boyu hapiste tutulan çocuklar için ne diyor acaba? 2) Çocuklar aile ve sosyal yaşamlarından çok gerekli başka bir unsur olmadıkça koparılmıyor. Ve rehabilitasyon programlarına devam ediyor. Hapsetmek en son ama en son başvurulan yöntem.
• Çözüm için acele edilmezse ne olur?
Diyelim ki 16 yaşındasınız, iki yıl hapis yatmışsınız, TMK’dan 20 yıl ceza kesilmişmiş, Yargıtay da onamış, 18 yıl daha var. Ne oluyor, dağa gidiyor bu çocuklar. Çıkışsız bir alana mecbur bırakılıyorlar... Geri dönüşü olmayacak derece ağır hasar verdik zaten bu çocuklara, şu an harekete geçersek sadece daha fazla hasar vermeyi bırakabiliriz.
İçerde hepsi birer küçük general oluyor
• Çocukların gözaltına alınma şartları nasıl?
Çocuk şubesine gelinceye dek terörle mücadele polisi ve jandarmadan işkence görüyorlar.
• Ne gibi işkenceler!?
Kaba dayak, çıplak soyma, hakaret, copla başka şeyle vurma. Kolu kırılan, yüzü şişen... ölen var! Fotoğraflanmasına rağmen bu öyle bir vicdansızlık ki adli tabipler ‘iyi’ raporu verebiliyor.
• Sorguları da mı bu şartlarda oluyor?
Diyarbakır’dan şahit olduğum bir olay: 4 çocuk getiriliyor. Diyelim ki çocuklardan biri sizsiniz. Hakim sesleniyor: Fadime Özkan! Ayağa kalkıyorsunuz, hakim, polise soruyor: Hangisi Fadime Özkan? İdil’de bir dava: Çocuk 17 yaşında. Savcı gizlilik kararı koymuş. Avukatı dosyaya ulaşamadığı için çocuğun neyle suçlandığını bilmiyor! Hiçbir TMK mağduru çocuk, Karabulut cinayet sanığı Cem’in şartlarına sahip değil.
• Çocuklara isnat edilen suçlar neler?
Yüzünü parçalı ya da kısmen örtme, devlet malına zarar verme, zafer işareti yapma, hepsi için ayrı ayrı cezalar alıyorlar.
• Adli suçlu yaşıtlarından çok ceza alıyorlar...
Üstelik adli suçlu çocuğun cezası, Çocuk Koruma Hukuku’na göre infaz ediliyor. TMK’dan tutuklu çocuğunki ise terör suçlusu gibi. Hatta bu çocuklar terör suçlusu bir yetişkinden bile fazla ceza alıyor. Yargıtay’ın bir kararı: 10 yıl ceza almış bir örgüt üyesinin cezası indirimlerle 8 yıla inerken, çocuğun ki 9 yıla inebiliyor.
• Tutukluluk nasıl etkiliyor çocukları?
İlk duruşmayla üçüncü duruşma arasında o kadar fark oluyor ki. İçerde ayakta durmak için maneviyata, aidiyete ihtiyaç duyuyor, Kürtlüğe yaslanıyor ve ister istemez militarize oluyorlar. Hiç siyasi tarafı olmayan çocuk iki ay sonra kendini küçük general gibi görmeye başlıyor.
Psikolojileri berbat saçları dökülen var
• Psikolojileri nasıl çocukların?
Çok kötü. Saçları dökülenler, uyku bozukluğu yaşayanlar, çığlıklarla uyananlar, rüyasında konuşanlar, mide ağrıları çekenler...
• Hapishane koşulları nasıl?
Anti-hijyenik. Yetersiz besleniyorlar. Yemeklerden çivi, iğne hatta diş çıkıyor. Heyet gelecek diye serilen temiz nevresimler heyet gidince toplanıyor. Sıcak su haftada 2 saat. Çocuk 5 dakikada hem banyo yapmak hem çamaşırlarını yıkamak zorunda. Dışarıdan temiz çamaşır getirilemiyor ancak ambalajlı yeni giysiye izin veriliyor. Yiyecek de sokulamıyor, kantinden fahiş fiyatlarla almak zorunda.
Muhalefet tamam dedi sonra çarpıttı
• Cumhurbaşkanımız konuyla çok ilgili, rehabilitasyon diyor. AK Parti’den Abdülmuttalip Özbek, Gülşen Orhan, Mehmet Emin Ekmen; BDP’den Sabahat Tuncel, Sevahir Bayındır; DSP’den Jale Ağırbaş sorunu içselleştirdi. Her partiden vekillerle görüştük. CHP ikna olmuştu ama sonradan ‘Apo’ya yargı yolu açılıyor’ diye konuyu çarpıttı! Bunun için yaşını mahkeme kararıyla 18’in altına indirmesi gerekiyordu oysa. MHP’den Mehmet Şandır ise şunu dedi: “Yasa değişikliğini AK Parti getirdiği için desteklemeyeceğiz ama ne yapabiliriz?”. Ben de şunu söyledim: İki şey için söz verin: 1) Bunun çocuk meselesi olduğunu açıklamak 2) AK Parti değişikliği Meclise eksik getirirse bunun üzerinden muhalefet etmek.
İş işten geçmeden bir şeyler yapılsın
• Başka meseleler, farklı farklı iktidarlar ve bunlar arasında dengeler vs var ama bu çocuklar dengelere kurban edilemez. Bu, partiler üstü bir mesele ve çok acil.
• Milletvekillerinin ilgisi önemli. Mardinli bir çocuğun boğazında bir şey çıktı ama iki ay boyunca doktor sevki yapılmadı. Usandırıncaya kadar aradık Zafer Üskül’ü. Sorunu bir telefonuyla çözdü.
• Şu an tüm erkek çocuklar çocuk koğuşunda ama kızlar yetişkin kadınlarla. Bu tehlikeli. Adana’da bir çocuk öldürüldü, Erzurum’da tecavüze uğrama tehlikesi yaşayan oldu.
• Yargıtay onamalarından sonra AİHM’e gidilecek. 5 yıl sonra Türkiye 4 bin küsur davayla karşılaşacak, tazminat ödeyecek. Ama bu, çocukların uğradığı şiddeti, mağduriyeti, yaşadıkları travmayı düzeltmeyecek. İş işten geçmiş olacak.
* Yaratık
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
Ülkücü paradigmanın iflası
YARSAV fişledi biz de aldık
Bedri ile Fazıl
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Ben hepinizin annesiyim
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa