Uludere ve terörle mücadelede ustalık

Uludere ve terörle mücadelede ustalık Sedat LAÇİNER slaciner@gmail.com
Uludere ve terörle mücadelede ustalık
1 Ocak 2012 Pazar

2011 terörle mücadelede zor, ama öğretici bir yıl oldu. Terörü sadece teröristleri ikna ederek ve ekonomik-sosyal yardımlar yaparak çözemeyeceğimizi gördük. Devletin sosyal, kültürel ve ekonomik atılımları Kürt vatandaşlar arasında mutlaka olumlu sonuçlar verdi, ancak bütüncül bir yaklaşımı eş zamanlı olarak uygulayamadığımız sürece kaynaklar israf oluyor, teröristler azgınlaşıyor ve kayıplar da artıyor. Yol alıyoruz, ancak maliyet ile kazanımlar arasındaki oran kabul edilebilir bir düzeyin çok altında.

En kötüsü dış ilişkilerimiz PKK terörünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle dış dünyada 2007-2008 döneminde yakaladığımız mükemmel hava dağıldı, sadece İsrail değil, Suriye ve İran da terörle mücadelede yardımcı aktörler olmaktan çıkıp, tam aksine terörü azdıran aktörlere dönüştüler.

Ne yapmalı?

En önemlisi şunu artık anlamalıyız, silahlı veya silahsız mücadele diye bir şey yoktur. Devlet teröristle mücadele ederken silahı ‘smart’ (usta) bir şekilde kullanmak zorundadır. Başka bir deyişle silah ölçülü, yerinde ve zamanında kullanılmalıdır. Teröristle çatışmada en üstün silahlar kullanılmalıdır. Havadan ve yerden istihbarat, kurumlararası işbirliği eksiksiz olmalıdır. Güvenlik güçlerine, yani kanuna karşı silah çeken kişi veya kişiler sınırlardan rahatlıkla geçememeli, sınır içinde yüzlerce, hatta binlerce kilometre yol alamamalıdırlar. İkinci olarak devlet teröriste uyguladığı tarifeyi halka uygulamamalıdır. Kanunlar ifade özgürlüğünü sonuna kadar korumalı, ancak şiddet ortaya çıktığında da karşı konulamaz acı gücünü hissettirmelidir.

Ne var ki bizler mücadelenin hangi kanadında sorun çıksa o kanadını tasfiye edip, diğerine ağırlık vermeyi çare sanıyoruz. Demokratik Açılım çökünce, KCK (yani PKK) sokakları kana bulayınca o zamana kadar ihmal edilen silahlı mücadeleye yüklendik. Devlet ile PKK arasındaki çatışmalar artınca ise gözü korkanlar, “yeter susturun silahları, devlet de PKK da sussun” demeye başladı. İşte Uludere Operasyonu’ndan sonra ortaya çıkan tablo da bu kararsızlığımızın, akıl karışıklığımızın tipik örneği.

Eğer eldeki veriler doğru ise ölen kişiler olmamaları gereken bir yerdeydiler. Sınırı herkes elini kolunu sallayarak geçebilir mi? Terördeki en önemli sorunumuz da bu değil mi, yani sınırların delik deşik olması. Askeri bir bölgeye girerseniz, sınırları yasalara karşı gelerek geçerseniz sonuçları çok ağır olur. Burada sorun askerin istihbarat hatasından çok, o güne kadar kaçakçılığın neredeyse serbest ve düzenli bir şekilde yapılıyor oluşudur. Böylesine kapsamlı ve yaygın bir kaçakçılıkta hangi devlet görevlileri rol almaktadır, asıl bunlara bakmak gerekir. Yoksa çatışma bölgelerinde bu tür kazalar olmaktadır. Amerikan ordusu bu tür yanlışları her yıl en az birkaç kez yapmaktadır. Ayrıca PKK da bu tür kazaların olması için güvenlik güçlerine sürekli tuzaklar kurmaktadır. Evleri polis kıyafetinde basmak, sivillerin yoğun olduğu bölgelerde konuşlanmak gibi.

Bu tabloya bakıldığında Uludere’deki vahim hata nedeniyle “operasyonları hemen durdurun” demek ya da olanları “Uludere katliamı” olarak adlandırmak her seferinde başa döndüğümüz gibi bu kez de başa dönmemize yol açar. Böylece sarmal aşağı doğru döne döne iner ve Türkiye zaman kaybetmeye devam eder.

Tüm bunları söylerken Hükümete şunu da hatırlatmak gerekir. Uludere’de olanlar kaza gibi durmakla birlikte pek çok kişi olanların arkasında derin devlet veya derin PKK olabileceğini düşünüyor. Sıradan vatandaş bile otomatik olarak ordusunun arkasında duramıyor. Medya ve hatta siyasiler dahi askere şüpheyle yaklaşıyor. Anlayacağınız Kürdü, Türkü, Alevisi, solcusu, sağcısı, futbolcusu kim varsa artık, herkes TSK’ya ve devlete hala şüpheyle bakıyor. Çünkü devletin bu konulardaki karnesi berbat. İşte asıl yapılması gereken iş bu: Devlete ve TSK’ya güveni, öncelikle onu ıslah ederek, ardından halk ile helalleşerek tesis edebilmek. Başbakan Erdoğan’ın seçimler öncesinde kendisine hedef koyduğu ‘ustalığın’ sırrı da burada gizli. Şüphesiz bu güveni tesis edebilen ve devleti ıslah edebilen tarihe büyük bir usta olarak geçer.

Facebook Twitter



Uludere ve terörle mücadelede ustalık, Star Gazetesi Sedat LAÇİNER

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı

• Demokrasi bloğu dağılmamalı 23 Şubat 2012 Perşembe
• Obama doktrini 21 Şubat 2012 Salı
• Asıl güç eğitim 19 Şubat 2012 Pazar
• İstihbaratın denetimi 16 Şubat 2012 Perşembe
• MİT ne yapmalı? 12 Şubat 2012 Pazar
• Osmanlı hoşgörüsü 5 Şubat 2012 Pazar
• Hamas ve Suriye 2 Şubat 2012 Perşembe


İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER