Ulusalcıların mitingine Ergenekon el bombası

12 Şubat 2008 Salı
Ulusalcıların mitingine Ergenekon el bombası
Ulusalcıların geçen Cumartesi Ankara Sıhhiye’de düzenlediği ‘türbana hayır’ mitingine el bombalı saldırı planlandığı ortaya çıktı. Polis seri numarası kazınan el bombasının Ergenekon ile bağlantısını araştırıyor


ANKARA Sıhhiye Meydanı’nda geçen Cumartesi günü düzenlenen, ‘Türbana Hayır’ eylemine yapılacak bombalı provokasyon son anda önlendi. Polis ele geçirilen seri numarası silinmiş MKE el bombasından yapılan düzeneğin Ergenekon terör örgütü tarafından yerleştirildiği ihtimali üzerinde duruyor.

Ankara Sıhhiye Meydanı’nda 9 Şubat Cumartesi günü düzenlenen, ‘Türbana hayır’ mitinginden bir gece önce mitingin yapılacağı Sıhhiye Köprüsü altındaki mescidin ayakkabılığında bir el bombası bulundu. 155 Polis İmdat’e yapılan ihbar üzerine gelen bomba imha uzmanları, el bombasına bağlı bir düzenek tespit etti. Etkisiz hale getirilen düzenekteki el bombasının üzerindeki marka ve seri numarasını gösteren ibarelerin kazınmış olduğu belirlendi. Bomba incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Daire Başkanlığı’na teslim edildi.

MİTİNGİ KANA BULAYACAKTI

Krİmİnal
incelemede, el bombasının, patlamaya hazır olduğu belirlendi. Üst düzey bir terörle mücadele polisi, ‘Miting alanına gelenler, üstleri arandıktan sonra Sıhhiye’ye alındıkları için, bombayı bir gece önceden Sıhhiye Köprüsü altına bırakan saldırgan, miting günü alanda toplanan binlerce kişinin üstüne bombayı atıp kaçmayı planlamış olabilir. Bu yüzden Ümraniye ve Ergenekon şüphesi üzerinde duruluyor. Her türlü ihtimal değerlendiriliyor’ dedi.

AMBULANSLI SALDIRI İHBARI

MECLİS’TE
başörtüsü serbestisinin görüşülüp kabul edildiği 9 Şubat Cumartesi günü, başta Ankara olmak üzere bir çok ilde gerginlikler yaşanmıştı. Sıhhiye’de Cumartesi günü yapılan ‘Türban’a Hayır’ mitingi bitmek üzereyken 155 polis imdat telefonuna, ‘Türbana Hayır mitingine katılanlara ambulans ile saldırı düzenlenecek’ şeklinde ihbar geldiği ancak bu ihbarın boş çıktığı belirlendi. ZAFER KÜTÜK


Mağdur öğrenciler yargıya gidebilirler


A K Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, üniversiteler arasında farklı uygulamaların kaos yaratabileceği iddialarına katılmadığını belirterek, ‘Kaos niye olsun? 1998 yılına kadar Türkiye’de böyle bir sıkıntı yoktu’ dedi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, ‘Biz varılan mutabakat noktasındayız. YÖK Yasası’nın 17’nci maddesindeki değişikliğin çözüm olduğuna inanıyoruz’ diye konuştu.

MHP’li Şandır, şu anda bazı üniversitelerde başörtüsüyle öğrencilerin okula girmeye başlamasına rağmen bazılarının alınmaması durumunda, mağdur öğrencilerin yargıya gidebileceğini söyledi.


CHP’den rektörlere ‘dava açılır’ uyarısı


CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, Anayasa değişikliğine ilişkin kanun yürürlüğe girdikten sonra üniversitelerde kimin başını nasıl bağladığını belirlemek için İran’daki gibi ahlak polisinin görevlendirilmesi gerekeceğini ifade ederek, ‘Ancak zahmet etmesinler, Anayasa Mahkemesi iptal eder’’ dedi. Rektörlerin, inisiyatif kullanarak başörtüsünü üniversitelerde serbest bırakması halinde, ‘görevi kötüye kullanma’’ suçunu işleyeceklerini ileri süren CHP’li Okay, böyle bir durumda, üniversitelerin işlemlerine karşı idari yargıda ve Danıştayda dava açılabileceğini söyledi.


Türk avukat Time’a kapak oldu


AMERİKAN dergisi Time, son sayısında Avrupalı genç Müslümanların başarı öykülerinin anlattığı kapak dosyasında Hollanda’nın ilk başörtülü avukatı Türk asıllı Famile Arslan’a geniş yer verdi. Haberde Avrupa ülkelerinde yaşayan ve önyargılarla boğuşan Müslümanların birçok alanda yükselişe geçtiği anlatılırken örnek olarak Lahey’de avukatlık yapan Türk Famile Arslan’ın hikayesi öne çıkarıldı. Başörtülü ve yabancı kökenli biri olarak eğitim hayatı boyunca geçirdiği zorluklardan bahseden Arslan işe başladığı ilk gün başörtüsü yüzünden kendisini temizlikçi sandıklarını ve ofis kapısından girer girmez kendisine ‘temizlik malzemeleri şu tarafta’ dediklerini söyledi. Bu olayın üzerinden 10 yıl geçtiğini anlatan Arslan Müslümanlar için Avrupa’da olumsuz bir ortam olmasına rağmen bunun avantaja çevrilebileceğini söyledi. Avukat Arslan ‘Stratejik olarak Avrupa’daki Müslümanlar için harika bir dönem çünkü herkesin dikkati bizim üzerimizde ve biz bunu avantaja çevirebiliriz’ diyor. ‘Bana sürekli ne kadar başarılı olduğumu söyleyip duruyorlar, oysaki ben o kadar da başarılı değilim. Zira başörtülü bir kadın göçmen olmasaydım daha başarılı olurdum’ diyor. DIŞ HABERLER


18 yaşındaki birine giyinme özgürlüğü vermemek yanlış!


Hisarcıklıoğlu, insanların başörtülü üniversitelere girebilmesi için yüzde 90 mutabakat olduğunu söyledi


TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına destek vererek, ‘18 yaşına gelmiş birisine oy verme ve kendini yönetebilme hakkı verirken, giyinme özgürlüğü vermemek yanlış olur’ dedi. Hisarcıklıoğlu, Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan ile birlikte yaptığı ‘Yeni kodlama sistemine’ geçilmesiyle ilgili basın toplantısında,başörtüsü ile ilgili soruya şu yanıtı verdi:

MUTABAKAT YÜZDE 80-90

‘Türkİye’nİn
konsensüs içinde olduğu bir şey var; demokrasi, laiklik ve sosyal hukuk devleti. Bu değişmez kural. Bir de Anayasa’da düşünce, din ve inanç hürriyeti, teşebbüs hürriyeti var. Bunlara da saygılıyız. 18 yaşına gelmiş birine oy verme, kendini yönetebilme hakkı verirken giyinme özgürlüğünü vermemek yanlış olur. İnsanların başı örtülü olarak üniversiteye gidebilmelerinde yüzde 80-90 mutabakat söz konusu.’

ONLARDAN DAHA LAİKİZ

ZAFER
Çağlayan da başörtüsü değişikliğinin Meclis’ten 411 oyla geçtiğini hatırlatarak şöyle konuştu: ‘TBMM’den 411 oyla geçen bir konu, Türkiye’de kaos yaratmaz. Kim ne kadar laik ise kim ne kadar cumhuriyet ilkelerine bağlıysa inanın AK Parti ve bizler de en az onlar kadar bağlıyız. Hatta biz onlardan daha fazla laik, cumhuriyetin ilke ve inkılaplarına ve temel kazınımlarına bağlıyız.’’

İÇTİHADIN KAYNAĞI KALKTI

HUKUKÇULAR
Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya da mevcut kanunlarda başörtüsü yasağına ilişkin bir hüküm kalmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı: ‘Anayasa’da yapılan değişiklik ile başörtüsü yasağına temel olan içtihadın dayanağı ortadan kalkmıştır ve uygulama kabiliyeti kalmamıştır. Meri kanunlarında başörtüsünü yasaklayan hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Buna rağmen yasağı uygulamakta ısrar eden üniversite yöneticilerinin suç işleyeceğini tüm kamuoyuna saygı ile duyururuz.’


Anadolu baroları özgürlükte ısrarlı


SİVAS Barosu Başkanı Mustafa Coşkun başörtüsü konusunda Türkiye Barolar Birliği’nde başörtüsü konusunda yaşanan sıkıntıyla ilgili olarak ‘Anadolu Baroları Platformu olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da temel insan haklarından ve hürriyetlerden yana tavırlı olacağız’ dedi. Coşkun, 23 baro adına hazırladıkları kıyafet özgürlüğüne ilişkin bildiriyi hatırlatarak, toplantıya katılmayan 19 baro başkanının kendilerinin görüşlerine katıldığını söyledi. Coşkun, ‘Kıyafeti ve hayat tarzından dolayı kime baskı yapılırsa yapılsın onların yanında olmak temel görevimizdir. Başı açık kadınlarımıza en küçük bir baskı yapıldığında onların da yanında olacağımızın bilinmesini istiyoruz’ dedi.


Malatya Katliamı avukatı koruma istedi


MALATYA Katliamı davasında mağdurların avukatlığını yapan Türk Protestan Kiliseler Birliği Hukuk Danışmanı Avukat Orhan Kemal Cengiz, Ankara Valiliği’nden koruma talep etti. Cengiz ayrıca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na telefonlarının dinlendiğini, e-mail yazışmalarının kontrol edildiğini belirterek suç duyurusunda bulundu.

CİDDİ TEHDİT ALTINDAYIM

Orhan
Kemal Cengiz star’a yaptığı açıklamada, katliam zanlısı olarak bir dönem gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Bülent Varol Aral’ın 7 Şubat 2008’de kendisini arayarak, Adıyaman’a çağırdığını söyledi. Cengiz, Aral’ın kendisine ‘Cumhuriyet savcısına önemli açıklamalar yapacağım, sen de gel’ dediğini, Adıyaman’a gitmediği için Aral’ın bu kez basına ‘Cengiz, Gladio’nun bir numaralı adamıdır’ dediğini söyledi. Cengiz, ‘Ciddi tehdit altındayım’ dedi. LÜTFİ KAPLAN


Türbanlı öğrenci laikliği tehdit etmiyor: % 67.5


ANDY-AR Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin 21 üniversiteden 2 bin 473 öğrenci ile yaptığı ankete göre öğrencilerin yüzde 67,5’i, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasının laikliği tehdit etmediği görüşünde. ‘Evet tehdit ediyor’ diyenlerin oranı ise yüzde 13,9.

1-6 Şubat’ta yapılan ‘Üniversiteliler ve Türban’ araştırmasına 21 üniversitede eğitim gören 456 erkek, 989’ü başörtülü 2 bin 17 kadın öğrenci katıldı.

ÖZGÜRLÜĞE DESTEK YÜZDE 64.9

‘AK
Parti’nin MHP ile anlaşarak üniversitelerde türbanı (Başörtü, eşarp) serbest bırakma girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz’ sorusuna başörtülü öğrencilerin yüzde 94,5’i, erkeklerin yüzde 47,2’si, başörtülü olmayanların ise yüzde 51,7’si ‘olumlu’ yanıtını verdi.

Ankete katılanların yüzde 64,9’ü de ‘olumlu’ bakıyor. ‘Sizce üniversitelerde türban serbestisi laik rejimi tehdit ediyor mu’ sorusuna başörtülülerin yüzde 94,6’sı, başörtüsü kullanmayanların yüzde 56,1’i ‘hayır’ cevabını verdi.

BAŞÖRTÜLÜLER GERİCİ DEĞİL

ANKETE
katılanların yüzde 13,9’u üniversitelerde başörtüsünün laik rejimi tehdit ettiğini düşünürken, yüzde 67,5’i böyle bir tehditin sözkonusu olmadığını vurguladı. ‘Başörtüsü takanları gerici olduğuna inanmıyorum’ diyenlerin oranı ise yüzde 76,3 oldu.

‘Sınıflarınızda türbanlı öğrenci görmeniz sizi rahatsız eder mi’ sorusuna üraştırmaya katılan erkeklerin yüzde 20,3’ü, başörtüsü kullanmayanların ise yüzde 18,9’u ‘evet rahatsız eder’ yanıtını verdi. Erkeklerin yüzde 73,4’ü, bayanların da yüzde 68,3’ü ‘Sınıfımda başörtülü öğrenci görmem beni rahatsız etmez’ yanıtını verdi.
Facebook Twitter



Tarih:12 Şubat 2008 Salı

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER