ANASAYFA - STARGAZETE.COM

Obama ile daha konuşmam - POLİTİKA

Obama ile daha konuşmam  

19 Mart 2010 Cuma, 00:30   POLİTİKA
  

Obama ile daha konuşmam

Gül, Ermeni iddiaları konusunda ABD Başkanı’na her şeyi anlattığını belirterek, bir daha konuşmayacağını söyledi. Ermeni protokolleri için de sessiz diplomasinin yürüdüğünü kaydetti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilen Ermeni Soykırımı iddiası tasarısıyla ilgili, bir daha ABD Başkanı Barack Obama’yı aramayacağını söyledi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Kamerun’u kapsayan Afrika seyahati dönüşü değerlendirmelerde bulunan Gül, “Bir kez  konuştuk. Bundan sonra daha konuşmam. Çok detaylı konuştuk, anlattık, biliyorlar. Bu konuda söyleyeceğimizi söyledik. Bundan sonrası onlara kalmış bir şey” dedi. İşte Gül’ün sorulara verdiği cevaplar:

ABD İLE İSRAİL’İN ARASI BULUNMALI

• Ortadoğu bugünlerde çok hareketli. İsrail’in politikaları tartışma çıkarıyor...

ABD ile İsrail’in arasını bulmak gerekli aslında. Kudüs’te takip ettikleri politika herkesi rahatsız ediyor. ABD gibi İsrail için her şeyi veto eden, her şeyi yapan bir ülkeyi bile rahatsız edecek duruma geldiyse üzerinde düşünmek lazım.

• Demokratik Açılım’da çok umutluydunuz.  Ama sanki askıya alındı gibi?

 Türkiye bütün bu meselelerini halledecek, çözecek olgunluğa ulaştı. Çözüm usulü bazen zaman alıyor. Türkiye artık kendini Avrupa ile mukayese ediyor. Türkiye orta gelirli ülkeler barajına takılıp kalmayıp başka bir aşamaya geçmesi lazım. Bunun yolu demokratikleşmeden geçer. Habur konusu iyi olmadı... Sonuçta kolay olmuyor.

BİLEREK AĞIRDAN ALDIĞIMIZ DA OLDU

• İlk günlerdeki heyecan kayboluyor mu?

Hayır. O günlerden bugüne bir bakın. Bugün Türkiye’nin bütün bu konularda, özgürlükler ve demokratikleşme standartlarını yükselteceğine inanıyorum. Bakın Nevruz’la ilgili ilk kez tebrik mesajları yolladık. Bugüne kadar Nevruz’u kutlayan ülkeler bize yollardı. Biz ilk kez Nevruz’u idrak eden ülkelere tebrik mesajları yolladık.

• AB’ye çok önem veriyordunuz. Ama sanki heyecan kayboldu...

AB ile ilgili belli dönemler vardır. Bu noktalarda tabi ki daha hareketli oluyordu. 2005’te müzakerelere başlanılması kararı çıktı. Çok önemliydi. Ondan sonra rutine girdi. Tarama ve fasıllar artık işin rutiniydi. Şimdi yeni fasılların açılması sürecindeyiz. Siyaseten Türkiye’ye engel çıkartan ülkeler olduğu gibi çok hızlı gitmemizden rahatsız olup endişe edenler de oldu. AB’yi tedirgin etmemek için ağırdan aldığımız da doğru.

Biz kendi üstümüze düşeni yapacağız. Onlar fasılları açar açmaz ayrı konu. Kendi standartlarımızı yükselteceğiz. O standartları yakalayınca fasılları açıp kapamak 5 dakikalık iş. Önemli olan o noktaya gelmek. Norveç bugün katılmak istese bir günde bitirir süreci.

Türkiye’nin cazibesi AB’nin siyasetini değiştirecektir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Bu süreçte Türkiye’nin kısa vadeli çıkarlarını zedeleyecek konuları da en sona bırakırız.

Gül’ün uçağında ‘sessiz soru’

• Cumhurbaşkanı Gül’ün Kongo ve Kamerun gezisindeki gazeteciler Başbakan Erdoğn’ın “Ülkemizdeki kaçak 100 bin Ermeni’yi sınırdışı edebiliriz” açıklaması hakkındaki değerlendirmesini ilginç bir yöntemle sordu. Gazeteciler soruyu star Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu’nun sormasına karar verdi. Hürriyet yazarı Fatih Çekirge’nin de “Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” cümlesiyle soruyu tamamlaması kararlaştırıldı. Ardından da Gül’ün böyle bir soruyu zaten bekleyeceği tahmin edildi. Karaalioğlu, soruyu sormaya hazırlanırken tahmin edildiği gibi Gül’ün soruyu beklediği anlaşıldı. Cumhurbaşkanı, “muhtemelen”, Basın Danışmanı Ahmet Sever’in de önceden ikazıyla “Ne soracağınızı biliyorum” diyerek Başbakan’ın sözlerini şöyle değerlendirdi:

YABANCI DÜŞMANLIĞI VE IRKÇILIK YOK

Başbakan aslında Türkiye’nin yaptığı pozitif bir şeyin ortaya çıkması açısından söylemiştir. Bu kişiler Türkiye’de çalışıyor, kazançlarını elde ediyor, ailelerine yardım ediyor. Kin gütmediğimizi, düşmanlık yapmadığımızı gösterme açısından söylediği kanaatindeyim. İnsani meselelerle siyasi konuları ayırt etmek lazım. Kaldı ki kendisinin insani konulara hassasiyetini biliyorum. Türkiye’de bu bile oluyor diye öne çıkartan, önyargısı olmadığını ortaya koyan bir açıklamadır. Türk halkında yabancı düşmanlığı ve ırkçılık yoktur. Hep söylüyoruz. ABD ayrı, diaspora ayrı, Kafkasya’nın sorunları ayrıdır. Kafkasya İşbirliği Platformu’nu takip etmek gerekli. Statüko kimsenin çıkarına değil. O yüzden ‘Sessiz çalışmak lazım’ dedim. 

Yeryüzü doktorları ve Hüdai Vakfı’na övgüler 

• İki ülkede de büyük ilgi gördünüz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçen yıl Doğu Afrika’ya gittiğimizde de benzerlerini görmüştük. Fakat buralar çok sorunlu yerler. Cumhurbaşkanı söyledi, ‘Herkes bize akıl veriyor’ dedi. İç savaşlar ve bölünme Afrika’nın başının belası. Hastalık çok. İçme suyu sorunu had safhada. 8 ay yağmur yağıyor ama insanlar sağlıklı içme suyu bulamıyorlar. Türkiye’den gelmiş, su çıkartan insanlar gördük. Şu ana kadar 27 köyde su çıkarmışlar. Hüdai Vakfı diye bir vakıfmış...

Yeryüzü Doktorları diye bir doktor grubu var. 1.5 milyon sterlin yardım yapmışlar, sağlık taramaları yapmışlar, ana çocuk sağlığı merkezleri kurmuşlar. On binlerce kişiyi tedavi etmişler. Bunlar hoş şeyler. 

Fakat asıl önemli olan iş yapma. Kamerun’da baraj projeleri konuştuk. Bir işadamımız bin 200 sosyal konut için anlaşma sağladı. Birisi çimento fabrikası kuruyor. Bir diğeri gübre fabrikası işi yapacak. BM’nin en büyük yağ tedarikçisi Orkide burada görüşmeler yaptı. 

Gelirken 8 ton ilaç getirdik. Kamerun Firt Lady’sinin bir vakfı var. Onun aracılığıyla dağıtacaklar. Çok memnun kaldılar.

İşte Gül’ün teşekkür ettiği STK’lar 

Cumhurbaşkanı Gül’ün Afrika ülkelerindeki faaliyetleri nedeniyle teşekkür ettiği sivil toplum örgütleri Yeryüzü Doktorları ve Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı, yıllardır bölgedeki binlerce insana sağlık hizmeti götürüyor ve su ihtiyacını karşılamak için kuyular açıyor. Yeryüzü Doktorları üyesi AK Parti Sakarya eski Milletvekili Süleyman Gündüz, “Yeryüzü Doktorları 2004 yılından beri Kongo’da sağlık hizmetlerini sürdürüyor” dedi. 2006 yılında hizmete giren “Ana-Çocuk Sağlığı ve Doğum Kliniği”ni finanse eden Yeryüzü Doktorları ayrıca, Kongo Müslümanları için yapılan Kurban Bağışı Kampanyaları’nı da yürütüyor. Lubumbashi Kadın-Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde ve Hewa Bora’da açılan Cerrahi ve Ana-Çocuk Sağlığı Kliniği’nden oluşan hastanede, AIDS ve sıtmaya karşı savaş veriliyor. Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı ise 2006’dan beri Afrika’nın uzak köşelerine gıda, erzak, eğitim malzemesi gibi insani yardım götürüyor. Vakıf, bölgenin hayati sıkıntısı olan su sorununa da açtığı su kuyularıyla çözüm sağlıyor. • HABER MERKEZİ

 

 



Paylaş



Tarih: 19 Mart 2010 Cuma, 00:30

İŞLEMLER  

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

ÖNE ÇIKANLAR

HABERLER  

LİSTELER

ÇOK OKUNANLAR

yazı dizisi: Anayasa Paketi

MENÜ

REKLAM

['http://91.93.103.35/reklam/Ulke_468x60.swf','468','60']
['http://91.93.103.35/reklam/ajanda.swf','220','90']

SİTEDE ARA