
Hakkarililer’in ‘melek doktoru’ Samsunlu psikiyatrist Dilek Yeşilbaş, “Burası barışa hazır. Atılacak tek bir adım büyük bir çığa dönüşür. Kendi dillerinde şarkılarını söylemek için dağa çıkan bu insanlar artık evlerinde şarkı söylemek istiyor” çağrısı yaptı
EBRU BARAN İSTANBUL
Son günlerde gündemin en önemli maddesini oluşturan Kürt açılımını Hakkari’de siyasilerden önce tek başına yapmaya başlamış bir sivil toplum gönüllüsü var. On aydır, mecburi hizmet nedeniyle Hakkari’de bulunan psikiyatrist Dilek Yeşilbaş, kurduğu “Baran Yetenek Avcıları Derneği” ile açılımın sivil hareketini yürütüyor. Bu açılımın gerçekleşmesi için sanıldığı kadar derin engellerin olmadığını ve barış umutlarının hükümetten gelen destekle daha çok kuvvetlendiğini söyleyen Hakkarililer’in “melek doktoru” Yeşilbaş, “Burası barış için hazır, kalkınmaları için onlara balık vermek yerine, balık tutmayı öğretelim yeter” diyor.
BAFRA’DAN HAKKARİ’YE
Samsun Bafra doğumlu Dilek Yeşilbaş, sapasağlam insanların neden bu kadar ümitsiz olduklarını araştırırken görmüş ki, tüm bu sorunların temelinde tek bir şey var: “Onlar sadece anneleriyle bildikleri tek dil olan Kürtçe ile konuşmak istiyor. Şarkılarını söylemek için dağa çıkan bu insanlar artık evlerinde şarkı söylemek istiyor. İstanbul’dan gelmiş misafirlerle karşılıklı bir çay içmek istiyor, çocuklar arabalara taş atmaktansa, oyuncak arabalarıyla oynamak istiyor. Yani Kürtlerimiz artık sadece kimliklerinin kabul edilmesini ve insanca yaşamak istiyor.”
‘BİZ DE VARIZ’ DİYORLAR
Hakkari’ye geldiği günden beri yaşanan en büyük olaya bile en fazla 50-60 kişinin katıldığını, katılımcıların yaş ortalamasının da 15 olduğunu söyleyen Yeşilbaş, “Burada sanıldığı kadar derin bir düşmanlık, kin, savaşma istediği, ayrılıp devlet kurmak gibi istekler yok. Ben bunu fark ettiğimden beri, o zaman niye bu insanlarımızı kazanmayalım diye düşünüyorum. Burada seçimlerde DTP’nin yüzde 80 oy almasının altında da bir ideoloji savaşı isteği yok. Sadece kendi kimliklerini temsil eden tek siyasi organ o olduğu için oy veriliyor, sandıkları gibi Meclis’e gideceğiz ve ülkeyi bölüp tek başımıza devlet olacağız gibi bir emelleri yok. Sadece ‘biz de varız ve ne olur kimliğimizle kardeşçe yaşamamıza izin verin demek için oraya oy veriyorlar” diyor.
ASKERLE HALK BARIŞACAK
Açılım sürecinde en büyük tedirginliğin, bu bölgelerde asker ile halk nasıl barışacak? Yeşilbaş, “Burada ilk defa bu sene vali gidip belediyeyi ziyaret eti. Bu küçücük bir adım bile buradaki havayı o kadar değiştirdi ki. Zamanla asker ve halk barışacaktır. Bunun sağlanması da çok kolay. İyi niyetle yapılan küçücük adımlar her şeyi çözer. Çünkü burada halk artık barış içinde yaşamak istiyor” dedi.
Kimliklerini özgür ve eşit yaşamak istiyorlar
Buradaki insanların sadece kimliklerini özgürce, eşitçe yaşamak istediklerini anlatan Yeşilbaş, şunları anlatıyor: “Hakkari’de çocuklar, arabalara, bir olay çıktığında karşı tarafa taş atıyor diye göz altına alınıyor ve bu çocukların, bunu isteyerek ve bilinçli mi yaptığıyla ilgili raporları da psikiyatr olduğum için benim vermem isteniyor. Çocukların çoğu bunu bir oyun sandığı için yapıyor çünkü başka oyun alanları, oyuncakları yok. Onlar için topun, bebeğin yerine taş ve sopa var. Başka bir kısım da bunu sadece arkadaşları böyle yapığı için ve onlara katılmazsa dışlanır korkusuyla yapıyor. Yani çoğunun altında hiçbir derin anlam yok.”
Bir kıvılcım yeter!..
İlk faaliyet olarak 26 yıldır çalışmayan sinemayı tekrar Hakkari’ye kazandıran Yeşilbaş’ın hedeflerinin arasında, “taş atan” çocuklar için kurulacak futbol takımı, sınır köylerinde her çocuğa ulaştırılması hedeflenen kitap ve oyuncak projesi, “Kürt Kadını Kongresi” ve Bilim Sanat Merkezi’ni bir an önce açabilmek yer alıyor. Yeşilbaş’ın tek isteği ise bu proje için gerekli finansal kaynağı bulabilmek. Genç doktorun en büyük umudu ise Sezen Aksu. Çünkü Dilek Yeşilbaş, bir yerel radyosunda sadece Sezen Aksu parçalarını çaldığı bir radyo programı yapıyor ve Aksu’nun Kürt açılımıyla ilgili sözlerinin Hakkari’de büyük bir beğeni ve umutla karşılandığını söylüyor. Bu nedenle de Aksu’yu programına davet eden Yeşilbaş, atılacak tek bir adım burada bir çığa dönüşmeye hazır diyor.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
YARSAV fişledi biz de aldık
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
Ben hepinizin annesiyim
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Ülkücü paradigmanın iflası
Bedri ile Fazıl