




Başbakan Erdoğan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü sorununun çözümünde samimi olduğuna inanmadığını belirterek “Keşke halletse. İnanın yollarına güller döşerim” dedi
Ramazan Bayramını İstanbul’da geçiren Başbakan Erdoğan, referandum çalışmalarında da hız kesmedi. Bayram namazınrı Sultanbeyli’de kılan Erdoğan, cami çıkışında kendisiyle bayramlaşmak isteyen binlerce vatandaşa seslendi. 12 Eylül günü Türkiye’nin daha demokrat ve özgürlükçü bir anayasa için evet demesi gerektiğini anlatan Başbakan’ın hedefinde ise CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu vardı. CHP’nin bugüne kadar tutarlı bir yaklaşım ortaya koymadığını ifade ede Erdoğan, ‘’Şimdi çıktılar diyorlar ki ‘başörtü meselesini ben hallerim’. Keşke halletse. İnanın yollarını gülle döşerim. Parlamentonun yüzde 65’ine sahibiz, hemen seferber oluruz’’ diye konuştu.
DAHA ÖNCE ENGELLEYEN ONLARDI
Daha önce Anayasa değişikliği yaptıklarını, 411 oy ile üniversiteye giden kızların eğitim ve inanç özgürlüğünün önünü açmak istediklerini belirten Erdoğan, şunları ifade etti: ‘’Ne yaptılar? Hemen Anayasa Mahkemesine götürdüler. Kimin imzası vardı altında? CHP’nin imzası vardı. Eski genel başkanın da vardı, şimdiki genel başkanın da vardı, DSP’nin de vardı. Bunların ruh kökü aynı.”
CHP TASARIMCILARLA GÖRÜŞÜYOR
CHP’nin işi PM üyelerine havale ettiğini anlatan Erdoğan, “Onlar da tasarımcılarla görüşüyorlarmış. Nasıl bağlasınlar? Boynunun altından mı bağlasın, bone gibi mi bağlasın, şöyle mi bağlasın, böyle mi bağlasın. bırakın bu işleri isteyen istediği gibi giyinsin. Yeter ki genel ahlak kuralları içinde bunlar olsun.’’
DARBE ANAYASASINA SON VERİN
Darbeci yönetimin Türkiye’ye neler çektirdiğini en iyi Sultanbeylilerin iyi bildiğini anlatan Erdoğan şunları söyledi: ‘Artık darbe anayasaları ayaklar altına alınsın ve bu ülkede milletin anayasası egemen olsun istiyoruz. Milletin anayasasında haklar var, özgürlükler var. Biliyorum ki Sultanbeyli ilçeler arasında rekor kıracak.”
Daha sonra Çekmeköy ve Sancaktepe’ye giden Başbakan Erdoğan buralarda da halka seslenerek 12 Eylül’de sandıklardan evet çıkmasının ardından 2011 seçimlerinden sonra tekrar geniş tabanlı bir anayasanın imarı ve inşası için çalışacaklarını kaydetti.
GÜDÜMLÜ YARGIYI BEN YAŞADIM
Sancaktepe’den sonra Ümranieye’de de halka seslenen Başbakan Erdoğan’ın hedefinde bu defa Yüksek Yargı vardı. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in ‘Biz kimsenin ön veya arka bahçesi değiliz’ sözlerini değenlendiren Erdoğan, ‘’(Hiç kimsenin arka bahçesi olmadık) diyorsan kusura bakma, bulunduğu yerin bedelini ödemiş çok insan var. Bunun bedelini ben de ödedim, bana bunu anlatamazsın sayın başkan. Nasıl ödediğimi çok merak edersen özel otururuz sana belgeleriyle anlatırım. Bu çarkın içinde nelerin döndüğünü de ayrıca konuşuruz. Kurumlarımızın kirliliğini yok etmeye çalışmayın. Şu anda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun üyesi olup 10-12 yıla mahkum olmuş olan ve yargıdan ayrılmış olanlar da var. Niye? Bu tür kirliliklerden dolayı. Bu ülke bunları yaşadı. Artık bu bitsin istiyoruz. Bundan sonra bu ülkede adalet mülkün esasıysa, bu gerçekleşsin istiyoruz, derdimiz bu’’ dedi.
Muhalefet bilgi kirliği yayıyor
Başbakan Erdoğan, İngiliz BBC kanalına verdiği demecinde referandum sürecini değerlendirdi. Erdoğan, “Muhalefet, anayasa değişikliklerini benim kişisel tercihlerimmiş gibi göstererek halkı kandırıyor” dedi. Ortada bilgi kirliliği olduğunu ve kara propaganda yapıldığını belirten Erdoğan, “Bu tür referandum oylamalarında bir parti mensubunun başka bir parti tarafından hazırlanan değişikliklere iştirak etmesi bir olay değil. Şu anda tam bir bilgi kirliliği var. Bu değişiklikler benim kendimin ya da partimin projesi gibi gösteriliyor. Tamamen ilgisiz bir gayret var” dedi.
Belediye bursunun önü açılabilir
Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararıyla kesilen belediyelerin eğitim bursları konusunda yeni bir düzenleme yapabileceklerini söyledi. Erdoğan, önceki akşam STV’de ‘’Halk oylamasından sonra bu işi çözebiliriz. Bir müjde olarak verelim. Bunu tekrar meclise getirebiliriz. Gücü olan belediyelerin burs vermesine yol açabilecek bir mali çalışmayı yerel yönetimlerle yapar, bunun önünü açarız’’ diye yanıtladı.
Millet cuntacıların kirlettiği o günü temizleyecek
BBP lideri Yalçın Topçu, Bayram Namazı’nı kılmak için BBP’nin bir helikopter kazasında kaybettiği eski lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun defnedildiği Taceddin Dergahı’na giden Topçu burada partililerle vatandaşlarla da bayramlaştı. Yazıcıoğlu’nun mezarı başyında yapılan duaya da katılan Topçu bayram mesajının ardından gazetecilerin, “Bayram sonrası yapılacak 12 Eylül referandumu demokrasi bayramı olacak mı?” sorusuna, “İnşallah önümüzdeki 12 Eylül günü evetin altına tercih vurarak cuntaların kirlettiği o günü temizleyecek.” cevabını verdi. • CİHAN ANKARA
THE WALL STREET JOURNAL
BAŞBAKAN AÇIKLADI
İETT Spor’dan Albayın bıyık yasağını protesto için ayrıldım
Başbakan Erdoğan, çocukluğu ve ilk gençliği hakkında bilinmeyen bir çok konuyu ABD’nin en prestijli gazetelerinden Wall Street Journal’a (WSJ) verdiği röportajında anlattı. 12 Eylül öncesinde iki yakın tanıdığını saldırılarda kaybettiğini anlatan Erdoğan, darbe sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT sorumlusu olarak atanan bir albayın bıyık kesilecek talimatını protesto etmek için spor kulübünden ayrıldığını söyledi. İşte Başbakan Erdoğan’ın çocukluk ve ilk gençlik döneminden bilinmeyenler:
1-) Komşu çocuğuna küfredince cezadan beni amcam kurtardı
Ben küçükken, Müşerref diye bir komşumuz vardı. Hemen bizim evin karşısında otururdu. Sürekli sırtıma vururdu, tam olarak hatırlamıyorum ama ben de ona küfürlü sözler söylerdim. Babama “Kaptan Amca” derlerdi. Bir akşam babam eve geldiğinde, Müşerref, “Kaptan Amca, ben Tayyip’e bunu yaptım. O da bana bunu yaptı” dedi. Babam da beni eve götürdü ve evde salıncak kurmak için kullanılan bir ipi bacağıma bağladı. Daha sonra, büyük manevi amcam gelip, beni kurtardı.”
2-) İmam Hatip’te okuduğum için bana Hoca diyorlardı
Beşinci sınıftayken, okul müdürümüz din dersleri veriyordu. Bir gün din dersinde, “Kim namaz kılmayı gösterecek” diye sordu. Kimse gönüllü olmayınca ben çıktım. Yere bir gazete serdi. Gazetede resimler olduğu için üzerinde namaz kılamayacağımı söylediğimde, üzerine masa örtüsünü serdi. Aslında diğer öğrencilere de namaz kılarken neyin doğru neyin yanlış yapıldığını gösteriyordum. Bana ilkokuldan sonra “Hoca” demeye başladılar. Çünkü kısmen İmam Hatip Lisesi olan bir okula başlamıştım.
3-) Ya bıyığını kes ya takımdan ayrıl dediler ben de takımı bıraktım
1980 darbesinden sonra, bir Albay, bütün İETT’den sorumlu genel müdürlük görevine getirildi. Sadece futbol takımında değil, bütün İETT’de bıyık bırakılmasına izin vermiyordu. Kimin uzattığına bakılmaksızın bütün bıyıklar ve sakallar kesildi. Geriye sadece ben kalmıştım. Bana, “Ya bıyığını kesersin ya da takımdan ayrılırsın” dedi. Ben de albayın bu dayatmasını protesto etmek için takımdan ayrıldım.
4-) Pera’ya yakın mahallede yaşadım ama gece hayatını hiç bilmem
Elbette, ben Pera hayatı yaşamadım. Pera’yı biliyorum. Benim bölgem. Evimin hemen arka sokağıydı. Ama Pera’nın ne ifade ettiği başka bir konu. Pera’nın gece hayatı hakkında konuşuyorsanız, ben o hayatın parçası olmadım. Ama o hayatın içinde yer alan arkadaşlarım vardı. Eğlenirlerdi, alkol alırlardı vesaire... Ancak bu bizim yaşam şekillerimizin farklılığıydı. O zaman da muhafazakar bir yaşam tarzımız vardı. Birbirimize saygı duyma konusunda, bir gün olsun sorun yaşamadık.
5-) 1980 öncesi terör olaylarında iki yakın dostumu kaybettim
1970’li yıllardaki terör olaylarında Mustafa Bilgi ve Sedat Yenigün isimli iki arkadaşımı kaybettim. Mustafa Bilge, benim İmam Hatip Lisesi’nden ağabeyimdi. Çok başarılı biriydi ve çok çalışkan bir öğrenciydi. Aynı zamanda Milli Türk Talebe Birliği’nin de başkanıydı. Ne yazık ki, işyerine atılan bir bombaya kurban gitti. Aynı şekilde, Sedat Yenigün de başarılı bir öğretmendi. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Örnek aldığımız insanlardı. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum büyük ağabeylerimdi.
İçtüzükte uzlaşma yok!
CHP kurultayına 'ihtiyati tedbire' ret
Orgeneral Balanlı’ya cenazeye katılma izni
İstanbul Polisinde 2 kritik değişiklik
Yedi ay önce kaçırılan 3 görevliden haber yok
Mahir Ünal: ‘Dindar nesil’i çarpıtıyorlar ...
AK Partililere özel hitabet dersi
Van’teynerlerin nüfusu 45 şehri geride bıraktı ...
İnce: 28 Şubatçıların katsayı kararı yanlıştı...
Denktaş’a anıt mezar için yarışma açılacak ...