
Demokratik açılıma karşı çıkan muhalefete yüklenen Erdoğan, Dersim Katliamı’nı Kerbela olayına benzetti. CHP’li Öymen ve Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda demokratik açılıma karşı çıkan CHP ve MHP’ye yüklendi. Erdoğan, “Ölümleri, katliamları, işkenceyi masum yavruların mağaralarda boğazlanmasını onaylamak, sevgiden, merhametten nasibini almamaktır” dedi. Erdoğan şu mesajları verdi:
• Açık söylüyorum ‘statüko devam etsin’ demek, ölümlere, çatışmalara, yıkıma, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ortak olmak demektir.
• Ne diyorlar ‘bırakın anneler ağlasın’, bunu demek vicdansızlıktır. ‘Anneler tabii ki ağlayacak’ demek merhametsizliktir.
• Cinayetin, öldürmenin, insana zulmetmenin ne derece feci olduğunu Kerbela örneği üzerinden
belleğimize yerleştirdik.
DERSİM KERBELA GİBİ
• ‘Evladı Kerbelayız, bu hatadır, günahtır, zulumdür, ayıptır’ diyenlere yapılan Kerbela muamelesini onaylar şekilde Meclise taşımak millet sevgisiyle insan sevgisiyle nasıl bağda şır?
• Özür dilemek yerine sözlerinin arkasında durdular. Atatürk’ü istismar ettiler ve koltuklarında durmaya devam
ediyorlar.
• Ne yazık ki Tuncelili, Nazimiyeli (Kemal Kılıçdaroğlu) o da tutmuş bu sözleri alkışlıyor. Daha sonra manevra yapıyor. Bir ileri iki geri.
• Bize bölücü yaftasını yakıştırmaya çalışanların ta kendisi aynada kendilerini seyrediyorlar.
• (Ana muhalefet- muhalefet) Milli birliği istemiyorlar. Kardeşliği istemiyorlar.
• CHP ve MHP liderlerinin ve milletvekillerinin kullandığı ifadeleri şöyle alt alta koyup lütfen bakınız. Lütfen bu liderler konuşurken, çocuklarınızı televizyon başından uzaklaştırın. Bu öfkeyi, bu nefreti, bu seviyesiz üslubu görmesinler.
• Allah aşkına bir şehit annesini TBMM’ye getirmek, slogan attırmak provokasyon değil de nedir?
• Şehit ailelerini yalanla, iftirayla galeyana getirip, onları üzerinden toplumun tamamının hissiyatını zedelemeye gayret etmek tahrik değil, istismar değil de nedir?
• ANKARA star
Bahçeli ve Baykal’a eski imzalarını hatırlattı
• Baykal’ın akşam yatarken söylediği ile sabah kalktığında söylediği asla birbirini tutmaz.
• 1990’da SHP Genel Sekreteri Sayın Deniz Baykal tarafından hazırlanmış olan SHP Raporu’nda ‘Ana dil yasağıyla ilgili her türlü yasal düzenleme yürürlükten kaldırılacak” deniyor.
• ‘Özel okullarda kendi ana dilleriyle eğitim yapabilme, Kürt dil ve kültürü üzerinde araştırma yapacak enstitüler ve benzeri kurumların kurulabilmesi haklarına kavuşmalıdırlar’... Bu ifadeler de 1996 CHP Tunceli Raporu’ndan alınmış ifadeler.
• ‘İsteyenlerin kendi ana dillerinde özel eğitim görebilmeleri, bu konudaki tüm yasaklar ve tüm fiili engeller kaldırılmadır’... İşte bu ifadeler de yine Haziran 2001’de yine CHP tarafından hazırlanan rapordan.
• Bu raporların altında imzası dururken, Baykal çıkıyor dil konusunda yapılanları bölücülük olarak değerlendirmek gibi bir gaflet sergiliyor.
• Merhum Alparslan Türkeş’in hoşgörülü yapıcı, birleştirici tutumu hatırlatıldığında, Bahçeli öfkeleniyor, hop oturuyor hop kalkıyor.
• Türkeş’in meseleye ilişkin yıllar önce dile getirdiği tespitler, bugün mirasçılarının tutum ve davranışlarından fersah fersah ilerdedir, özgürlükçüdür, açılımcıdır.
• Tarih hiç bir zaman affetmez. İşte bunları da affetmiyor.
• DSP-MHP-ANAP hükümetinin hayata geçirdiği Avrupa Birliği Uyum Paketlerinde farklı dil ve lehçelerde yayın yapılmasının önündeki hukuki engeller kaldırıldı.
• Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle farklı dil ve lehçeleri öğrenmenin önündeki hukuki engeller de aynı döneme kaldırıldı.
• Bu paketlerin altında Bahçeli’nin imzası orada öyle dururken bugün attığımız adımlara karşı çıkmak tutarlılık mıdır, dürüstlük müdür, dik bir duruş mudur?
• Ben özellikle MHP’nin, CHP’nin yönetimine değil, tabanına sesleniyorum; bu süreci ülkemizin birliği, kardeşliği için lütfen iyi düşünelim, iyi değerlendirelim.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
YARSAV fişledi biz de aldık
Ülkücü paradigmanın iflası
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
Bedri ile Fazıl
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Ben hepinizin annesiyim
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa