
Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, hükümeti 2001’den beri AB’ye sadece demokratik yüzlerini sunmakla suçlayıp, ‘Ama siyasi görüşleri doğrultusunda Türkiye’yi dönüştürmek istiyorlar’ dedi
DAHA önce bir başbakanın asılmasıyla sonuçlanan 27 Mayıs askeri müdahalesinin ‘ihtilal değil devrim’ olduğunu savunan Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan şimdi de AB’ye inanılmaz bir teklifte bulundu. Çölaşan AB’nin, siyaset aracılığıyla değil, doğrudan ilgili kuruluşlarla bağlantı kurması gerektiğini söyledi. Çölaşan, Yargıçlar ve Savcılar Birliği’nin (YARSAV), düzenlediği sempozyumda ‘seçilmişleri’ suçladı.
SİYASETE SUÇLAMA
ÇÖLAŞAN Türkiye’de seçimle gelenlerin, demokrasiyi içselleştiremeyenlerin, seçimle gelmeyenlerin yetkilerini kabul etmek istemediklerini söyledi. Çölaşan, siyasetin, dışarıda, Avrupa’da başka bir yüz gösterdiğini, ama içeride bu söylediklerini uygulamadığını savundu.
‘Hukuk devletinde yasama, yürütme seçimle geldiği için her istediğini yapma hakkına sahip değildir’ diyen Çölaşan şunları da savundu: ‘Çağdaş, demokratik standartlara uygun davranmak zorundadır. Onun dışında polis devleti olmaktan öteye de gidemez. Bu bağlamda, bağımsız yargıyı içine sindirmeli, özgür örgütlenmeyi kabul etmelidir.’
ÜLKEYİ DÖNÜŞTÜRMEK...
TANSEL Çölaşan sorular üzerine şu ilginç değerlendirmeyi yaptı: ‘Biz siyaset yapmıyoruz. 2001’den beri demokratik yüzlerini Avrupa’ya sunuyorlar. Ama siyasi görüşleri doğrultusunda Türkiye’yi dönüştürmek istiyorlar.’
AB’ye uyum sürecinde, demokratikleşme noktasında AB’nin, siyaset aracılığıyla değil, doğrudan ilgili kuruluşlarla bağlantı kurması gerektiğini söyleyen Çölaşan, ‘Çünkü siyaset aracılığıyla Türkiye’nin gerçek yüzü gösterilmiyor’’ dedi. LÜTFİ KAPLAN