Oyuncu olmak istediğimi çok geç fark ettim

Oyuncu olmak istediğimi çok geç fark ettim Alin TAŞÇIYAN atasciyan@stargazete.com
Oyuncu olmak istediğimi çok geç fark ettim
29 Ağustos 2010 Pazar

Oyuncu olmak istediğimi çok geç fark ettim

'Babam  her oyuna gelir, ‘Çok iyiydin kızım’ der. İlk filmim olan Ada: Zombilerin Düğünü’nü defalarca izledi. Bir zombi filmi bu kadar çok izlenmez ki!'

 

Türkan Şoray bakışlı, esmer güzeli bir yıldız adayı o... Esra Ruşan’ı pek yakında, ödüllü kısa filmlerin yönetmeni, yazar ve eleştirmen Rıza Kıraç’ın ilk uzun metrajlı filmi Küçük Günahlar’da göreceğiz. Güçlü ve politize bir kadını canlandıran Ruşan, yeni neslin yetenekli oyuncularından

Esra Ruşan eğitimli, heyecanlı, hevesli bir oyuncu...  Kişilikli, ilkeli, açıksözlü bir genç kadın... Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı mezunu. İlk kez Tiyatro Z’nin 4 Bölü 4 adlı oyununda sahneye çıktı. Yücel Erten’in Devlet Tiyatrosu’nda sahneye koyduğu Savaş  İkinci Perdede Çıkacak oyununda rol aldı. Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nda Kafka’nın Dava adlı romanının Steven Berkoff uyarlamasında oynamaya bu sezon da devam edecek. Aşk Yakar adlı dizide Bahar karakterini canlandıran Ruşan’ı, beyazperdede ilk kez bu yıl Ada: Zombilerin Düğünü’nde izledik.

ANNEM BABAM KARŞI ÇIKMIŞTI

Ruşan ile konuşurken baktık ki genişleyip olanakları arttıkça kurtlar sofrasına dönüşen film endüstrimizde ayakta kalmak çok zor...

“Çok geç fark ettim oyuncu olmak istediğimi. İstanbul Üniversitesi’nde sınıf öğretmenliği okuyordum. Üçüncü sınıftayken diksiyon dersi almaya başladım. Üstünzekalılar ya da zihinsel engellilere özel eğitim üzerine yüksek lisans yaparım diye düşünüyordum. Favori Sanat Merkezi’nde diksiyon derslerinin verildiği yerde tiyatro dersleri de veriliyordu. Acaba yapabilir miyim diye heveslendim. Bir anda kendimi konservatuvar sınavlarına hazırlanırken buldum. Aileme söylemedim. Annem de babam da öğretmen, karşı çıkacaklarını biliyordum. Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı’nı kazandım. Büyük sıkıntılar oldu evde, kabul etmediler. Okulu bitir, hobin olsun dediler... Böyle bir şey yok, bir kere kazanırsan gitmek zorundasın!”

Mezuniyet sonrası girdiği tiyatrolarda hep sözleşmeli çalışmış Ruşan. Sözleşmeli demek  leblebi çekirdek parasına çalışmak demek...  Esra Ruşan, sekiz aylıkken Kars’tan İstanbul’a gelen devlet memuru anne babası için kızlarının bu kararına ısınmak kolay olmamış...

“Babamla annemin benim için hayıflandıklarını biliyorum. Ne yapacak bu kız? Bak kaç yaşına geldi diyorlardır. 26 yaşındayım ama annemle babamın arkadaşlarının çocukları ya mühendis ya öğretmen ya doktor; işleri var artık onların, para kazanıyorlar, evleniyorlar, çoluk çocuğa karışıyorlar. Kendi çocuklarına baktıkları zaman o hala bir yerlere gidiyor, bir şeyler olmaya çalışıyor... Her oyunuma gelirler, babam her defasında gözleri dolarak ‘Çok iyiydin kızım’ der, sanki şurada biraz takıldım desem kesinlikle kabul etmez. Babam Ada’yı defalarca izledi, zombi filmi de o kadar izlenmez ki! Zaten yüzüm bile az görünüyor! Beni doya doya izlesinler istiyorum.”

Dünyanın her yerinde oyuncuların kaderi aynıdır... Uygun bir rol kapana dek garsonluk da yaparlar, fast-food zincirlerinde de çalışırlar. Esra Ruşan durumun bilincinde: “Bu hayat tarzını sonuna kadar göze alıyorum. Üniversitede okurken o kadar çok  iş yaptım ki harçlığımı çıkarabilmek için! Otomobil fuarlarında hosteslik yaptım, marketlerde peynir tanıttım... Şimdi odak noktama oyunculuğu koyduğumdan direnebildiğim kadar, yeter dediğim yere kadar kendimi koruyorum.”

12 Eylül’ün travmasını anlatıyoruz

Esra Ruşan, politik nedenlerle sık sık gözaltına alınan, bir Kürt gazetesinde çalışan Şilan’ı canlandırdığı Küçük Günahlar’ın senaryosundan çok etkilenmiş: “Üç kişinin üzerinden bir vicdan sorgulaması. Hepsinin bir davası, bir duruşu var hayatta. Birbirleriyle ilişkileri var. Macit Koper ve Berke Üzrek oynuyor filmde. Ben Şilan karakterini canlandırıyorum. Şilan, Macit Koper ile bir ilişki yaşıyor, sonra Berke Üzrek ona aşık oluyor. Şilan yaşına göre olgun ve duyarlı bir kız, meselesine çok hakim, çok politik. Bir taraftan da davası için her şeyden vazgeçebilecek kadar güçlü, ayakları yere basan bir kız. Aslında filmdeki bütün kadın karakterler böyle... Ayakları yere basan, kendi kararlarını kendileri veren... Doğrudan bir 12 Eylül vurgusu yok filmde. Aslında 12 Eylül’ün bize aktardığı, genlerimize işlemiş travması var. Çok dikkatli bir okumayla bu algılanabilir.”

Zamanla kimseye güvenemiyorsun

Esra Ruşan zorluklardan yılmıyor ama genel ortamdan şikayeti var: “Çok güçlü, çok paralı, iktidar sahibi insanlarla birebir görüşmek zorunda kalıyorsun. O insanların egosu o kadar yüksek ki seninle istediği gibi oynayabiliyor, kendinde o kadar büyük bir hak buluyor ki! Senin de umutların var, hayallerin var, saf bir kız çocuğu gibi gidip kendini anlatma derdindesin, öyle bloklarla karşılaşıyorsun, öyle kodlar öğretiyorlar ki sana... Zamanla kimseye güvenemiyorsun! Benim iki üç senedir geliyor başıma, daha yaşlı oyuncular kimbilir neler görmüşlerdir!”

B planını soruyorum; yurtdışına gidip ekmeğini taştan çıkartmaya da hazır, iki senelik önlisans  diploması aldığı için öğretmenlik yapmaya da... Ne diyelim, tiyotromuzun da sinemamızın da kaybı olur!

Facebook Twitter



Oyuncu olmak istediğimi çok geç fark ettim, Star Gazetesi Alin TAŞÇIYAN

Yazarın Son 10 Yazısı

Yazarın Son 10 Yazısı



İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER