



Sakarya-Fırat adlı dizide bir teröristi canlandıran Gerçek Sağlar, rolüne hazırlanmak için kendi tabiriyle kısa dönem askerlik yapmış. Sağlar rol yüzünden tedirginlik yaşadığını söylüyor: “Hep örnek alınan karakterleri oynamıştım. Yine de bir anti kahraman olan Küpeli Necla’nın sorumluluğunu taşıyabileceğime inandım.”
Tiyatro sanatçısı Serap Sağlar ve Kültür eski Bakanı Fikri Sağlar’ın kızı Gerçek Sağlar, rol aldığı yedinci dizide oldukça farklı bir karakterle ekranlarda. TRT’de yayınlanan Sakarya-Fırat dizisinde bugüne kadar canlandırdığı tiplerin oldukça dışında bir anti kahramana hayat veriyor. Bir Osman Sınav projesinin içinde olmaktan gurur duyduğunu söyleyen Sağlar bugüne kadar pişman olacağı hiçbir işte yer almadığını vurguluyor. Bundan sonraki hayalinin iyi bir sinema filminde rol almak olduğunu da anlatan Sağlar “Çok iyi bir aileden, çok iyi bir eğitim aldım. Hem Türkiye’de hem de yurt dışında en iyi okullarda okudum ve büyük ustaların öğrencisi oldum Hayallerimin sonu olacağını hiç sanmıyorum. Eğer bir gün hayal kuramıyorsam büyük ihtimalle bu dünyada değilimdir zaten” diyor.
• Sakarya - Fırat’ın kadrosuna nasıl dahil oldunuz?
Yaklaşık üç yıldır beraber çalıştığım menajerim Zeynep Berkiş ve dizinin kast direktörlüğünü yapan Mine Güler’in önerisi ve Osman Sınav’ın bu işte benimle çalışmaya karar vermesiyle Sakarya Fırat’a dahil oldum. Biz Osman Hoca’yla yaklaşık beş yıldır çeşitli projelerde beraber olmaya çalışmıştık ama görüyorum ki en doğru proje Sakarya-Fırat’mış...
• Küpeli Necla nasıl bir karakter?
Bir ağanın kızı ve askerler arasında nam salmış azılı bir terörist. Çok gençken aşık olduğu bir oğlan askerlerce öldürülmüş. Necla karnındaki bebeği doğurur doğurmaz sevgilisinin göğsünden çıkan mermi çekirdeğini kulağına takıp dağa çıkmış. Necla’nın yapısı da gerilla olmaya uygun; ruh hali içe kapalı ve kıyıcı, vücudu yapılı ve muntazam usta ve sinsi bir savaşçı. Tim komutanı.
KABUL EDERKEN ÇEKİNDİM
• İzleyicilerin ekranda kötü karakteri canlandıran bir oyuncuya gerçek hayatta tepki gösterdiği bir ülkede yaşıyoruz. Bu rolü kabul ederken çekinceleriniz olmadı mı?
Bugüne kadar hep çok sevilen, örnek alınan kadın karakterleri oynadığım için başta çekinmedim desem yalan söylemiş olurum. Ailemin de endişeleri oldu. Ama bu proje oyuncuları, içeriği, yönetmen ve yapımcısıyla çok önemli bir iş. Çok doğru bir proje. Özellikle de Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma ayna tutan, insanlığı, doğruluğu söyleminde bulunduran bir iş. Küpeli Necla karakterine gelirsek, evet bir anti kahraman, daha önce hiç canlandırmadığım ve belki Osman Sınav olmasaydı hiç oynayamayacağım bir karakter. Ama böyle bir projede bu rolün sorumluluğunu taşıyabilecek bir oyuncuyum.
• Bu çekinceleri haklı çıkaracak bir olay yaşadınız mı?
Hayır yaşamadım ve yaşayacağımı da sanmıyorum. Sonuçta bu bir iş. İzleyenler beni ve nerede durduğumu bildikleri için, sanırım oynadığım karakter yerine beni Gerçek Sağlar olarak değerlendirmeyi tercih ediyorlar.
• Küpeli Necla rolüne nasıl hazırlandınız?
Özellikle fiziksel anlamda sıkı bir çalışma geçirdim. Kısa dönem askerlik de yaptım diyebilirim. Silahları tanıma, atış talimleri, siper alma gibi... Bu konuda dizinin emekli asker olan danışmanları bizi eğitti. Ayrıca çekimlere başlamadan bir 15 gün öncesinde başlayan diyalekt derslerimiz oldu ve tabii ki Osman Sınav ile her sahne öncesi yaptığımız karakter ve sahne analizleri var. Aslına bakarsanız her hafta hazırlanma sürecini yeniden yaşıyoruz. Role hazırlık bitmiyor.
Dizi eksi 15 derecede çekiliyor
• Çekimler sizi zorluyor mu? Nasıl bir ortamda çalışıyorsunuz?
Böyle büyük bir projede yer alırken bunun kolay bir iş olmayacağını en başından beri bütün oyuncu arkadaşlarım ve ben gayet iyi biliyorduk. Dizimizi Isparta’da çekiyoruz. Malum dağ- tepe, Isparta ve kış mevsimi birleşince ortalama -10,-15 gibi bir hava sıcaklığında yaklaşık 10-18 saatlik bir çalışma temposunun içindeyiz. Ama bundan ne benim ne de oyuncu arkadaşlarımın hiç bir memnuniyetsizliği yok. Aksine biz iyi bir iş çıkarmak için buraya geldik ve her iyi şeyin olduğu gibi bunun da bir bedeli olacak. Son derece yetenekli bir oyuncu kadrosu, bir o kadar profesyonel bir ekip ve işini çok iyi bilen bir yönetmenle çalışıyorum. Kısacası zorluk benim sıralamamda ilk 10 da bile değil...
• Dizilerde oynamak birçok oyuncunun sadece para kazanmak için yaptığını söylediği bir iş. Sizin için de öyle mi?
Ben her şeyden önce oyuncuyum. Dizi, sinema ya da tiyatroda oynamak yaptığım işe duyduğum saygıyı, sevgiyi hiçbir şekilde değiştirmez. Onun için bu söyleme asla katılmıyorum ve zaman zaman da kızıyorum.
DIŞ GÜZELLİĞİN ÖNEMİ YOK
• Güzel olmanızın oyunculuk kariyerinize bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Güzellik son derece göreceli bir kavramdır. Bence önemli olan estetik. Size göre çirkin bir kadın tiyatro sahnesinde öyle büyüleyici görünebilir ki bütün güzellik normlarınızı altüst edebilir. Bu yüzden bence bir oyuncunun sadece dış güzelliğe sahip oluyor olması onun olağanüstü yerlere gelmesini sağlamaz.
‘Sakarya-Fırat politik bir dizi değil’
• Babanızın politikayla iç içe olması nedeniyle sanırım siz de ‘memleket meseleleri’ne uzak değilsiniz. Sakarya - Fırat, Kürt sorununa doğru bir yerden bakıyor mu? Senaryoda sizin hayata bakışınızla çelişen noktalar olsa rolü kabul etmekten vazgeçer miydiniz?
Bir kere bu dizi bence politik bir dizi değil. Tabii ki içinde barındırdığı bir hayat görüşü ve felsefesi var. Bence bizim işimizin derdi insan. Sakarya-Fırat, hangi ırktan olursak olalım yüzyıllardır bu Anadolu topraklarında beraber yaşayan bizlerin, birbirini tanıma şansını kaçırmaması gerektiğini, elimizden almaya çalıştıkları gelenek ve göreneklerimizden vazgeçmeden, insanca, doğrulukla, dostlukla vatanımızın topraklarına hep beraber sahip çıkmamızın önemini hatırlatıyor.
ESRA CENGİZ