Berna Laçin oyuncu olmak isteyince ailesi, İzmir’den İstanbul’a taşınmış. Anne olduktan sonra oyunculuğunu sürdürmesine en büyük destek eşinden gelmiş
Berna Laçin konservatuar mezunu 16 yıllık profesyonel oyuncu. Bilgi Üniversitesinde sinema mastırı yapıyor. Şu anda ATV’de gösterilen ‘Belalı Baldız’ adlı dizide ve Tiyatro İstanbul’da ‘Dönmedolap’ adlı oyunda rol alıyor. Aynı zamanda evli. Hem öğrenci olmanın hem iki farklı kolda yaptığı oyunculuğunun, hem anneliğinin, hem ev hanımlığının, zor da olsa hakkını veriyor. 1.75 boyundaki Berna Laçin ‘dizilerde ayak altına konan takozlarla boylar eşitleniyor’ diyor. Konservatuarda Yıldız Kenter tarafından ‘Uzun boylu kız ‘ lakabı takılan Berna Laçin’le tiyatro kulisinde, sansasyondan uzak aile haytından, kızından, dizilerinden, tiyotro oyunlarından kısacası hayata dair her şeyden konuştuk.
Tiyatro aşkı nasıl başladı?
Ben ilkokuldayken arkadaşlarımı toplardım onlara küçük skeçler yapardım. Yani küçük yaşta sazı almıştım elime. Fakat ortaokulda her çocuk gibi değişik mesleklere karar verdim, oyuncu filan olmayı unutmuştum. Ta ki lise ikiye kadar bu böyle gitti. Lisede İzmir’de bizim belediyeye bağlı bir salonumuz ve oyunlar oynadığımız küçük bir kumpanyamız vardı. Orayada bir Tiyatrolar Günü’nde İzmir Sanat Tiyatrosu geldi. Sanatçılarından biri hastalanmış. Hatalanan oyuncunun rolüde sarışın bir turist kızmış. Ben de sarışın renkli gözlü olunca, bana ‘siz oynar mısınız?’ dediler. Ben de kabul edip, rolümü ezberleyip akşam sahneye çıkınca, büyük bir alkış koptu. Oyundan sonra tiyatro grubu bana ‘Sen oyuncu olursan çok başarılı olursun’ dedi. Ben de mutlu oldum ve içimde tiyatro sevgisinin devam ettiğini anladım ama matematiğim de çok iyiydi. Üniversite imtihanlarında da Yıldız Mimarlığı kazandım.
Defalarca harç yatırdım
Konservatuara girişiniz nasıl oldu?
Yıldız mimarlığa harcımı yatırıp, kaydımı yaptırdım. Ama üniversite imtihanına girdiğimde de sekiz dokuz soruyu işaretlemedim çünkü çok yüksek puan alırım da beni kazandığım yere gönderirler diye. Bu arada konservatuar imtihanına girdim Mimar Sinan’ı kazandım. Hemen Yıldız mimarlıktan kaydımı alıp, bir harç parasıda Mimar Sinan’a yatırdım. Yıldız Teknik’ten kaydımı alırken dekanla karşılaştım. Dekan ‘niye kaydını alıyorsun’ dedi. Ben de ‘oyuncu olacağım’ dedim. Dekanda ‘verin kaydını yapacak birşey yok’ dedi. Ama ben bununla da yetinmedim kafayı takmışım Yıldız Kenter’in öğrencisi olacaktım. Bir de İstanbul Üniversitesi’nin sınavlarına girdim. Çünkü Yıldız Kenter orada hocaydı, o imtihanı da kazandım. Kaydımı alıp, bir harç parası da İstanbul Üniversitesine yatırdım. Böylelikle Yıldız Kenter’in öğrencisi oldum.
Ailenizin tepkisi ne oldu?
Annem hala daha ‘üniversite harçları olarak dünyanın parasını ödettin bana’ der. Ama her zaman beni desteklediler. Hatta babam İzmir’de Nato’da çalışıyordu. Benim için emekli oldu, anneme ‘İstanbul’da kızımızı yalnız bırakmayalım’ dedi. İstanbul’a yerleştiler.
Neden Yıldız Kenter’in öğrencisi olmayı çok istediniz?
Çünkü ben bir kadın olarak, hocamın da güçlü bir oyuncu ve bir kadın olmasını istedim. İdolüm Yıldız Kenter’di ve Mimar Sinan’daki hiçbir hocam da bu isteğimden dolayı gönül koymadılar bana. Hatta Cihan Ünal, Mimar Sinan’da hocaydı. Bana ‘Neyi hayal ediyorsan haylinin peşinden gitmelisin’ dedi.
Yıldız Kenter’le oynadım
İdolünüz olan Yıldız Kenter’le ilk oyununuzu ne zaman oynadınız?
Konservatuarda okumaya başladığımın yazında Kenterler Tiyatrosu’nda, Yıldız Kenter’le birlikte başrol oynamaya başladım.Ve 1989 yılında Şafak Yıldızları adlı ilk oynadığım bu oyunla bir dergi tarafından en iyi kadın oyuncu ödülünü aldım, bir çok dergi de beni kapak yaptı.
Daha sonra hangi tiyatrolarda oynadınız?
1990 senesinde Gencay Gürün’ün genel sanat yönetmenliğini yaptığı Şehir Tiyatroları’na girdim. Üç ay sonrada kadroya geçtim ve 1995 kadar da Şehir Tiyatroları’nda çalıştım.
Şehir Tiyatrolarında kimlerle aynı sahnede rol aldınız?
Cihan Ünal, Cüneyt Türel, İsmet Ay, Kamuran Usluer gibi dev kadrolarla başrol oynadım.
Peki neden Şehir Tiyatrolarından ayrıldınız?
Yönetim değişmişti ve bir süre sonrada benim hayal ettiğim oyunlar oynanmadığı için istifa ettim. Zaten o sene Şehir Tiyatrolarında yaprak dökümüdür. Çünkü bir çok sanatçı ayrılmıştır.
İstifa ettikten sonra nereye geçtiniz?
İstifa ettikten sonra televizyon dünyasına adım attım. İlk çalıştığım televizyon kanalı da star olmuştu. Bir programın sunucusu değişiyorda bana telefon açtılar, bir hafta sonra ben ekrandaydım. Cem Özer de o programın içinde skeç yapıyordu.
Hangi çalışmanız sizi en popüler yaptı?
Eski sinema filmlerinin tadında ‘Gök Kuşağı’ isimli Osman Seden’in çektiği Ediz Hun, Yalçın Dümer gibi değerli isimlerle başrol oynadığım büyük bir dizi çekmiştim Show Tv’ye. Hemen ardından Metin Akpınar’la oynadığım reklam filmi beni popüler yaptı..
Televizyonda kaç dizi filmde rol aldınız?
O kadar çok dizi filmde rol aldım ki. Ama ilk benim yaptığım ‘Şakamtik’ adlı şaka programı çok ses getirdi. Sonradan böyle programların suyu çıktı diye bıraktım. Taksi diye hoş formatlı bir talk şov yaptım. Sakıp Sabancı’dan Huysuz Virjin’e kadar bir çok ünlü konuğu ağırladım.
Bu kadar koşuşturma arasında evlenmeye nasıl karar verdiniz?
Eşim benim beşik kertmemdi desem yalan olmaz. Çünkü küçüklükten beri tanışıyoruz. Annelerimiz hamileyken yanyana çekilmiş fotoğrafları var. Ve ben koşuşturmam arasında evlenmeye karar verdim vermesine de düğün gününde Faruk Bayhan ‘bir hafta izin’ diye bana bağırıyordu, ben de ‘onbeş gün’ diye tutturmuştum.
Evlenmenizin çalışma hayatınıza etkisi nasıl oldu?
En yoğun çalıştığım dönem, evledikten sonraki dönemimdir. Eşim her zaman destek oldu, oluyor. Özellikle şimdi oynadığım ‘Dönme Dolap’ isimli tiyatro oyununda en büyük destekçim eşim oldu. Çünkü benim gözüm yememişti. Şu anda ATV’ye ‘Belalı Baldız’ isimli bir dizi çekiyorum, kızım küçük, bir de tiyatro oyunu, hepsinin altından nasıl kalkarım dedim. Eşim de bana tiyatroyu kast ederek ‘beslendiğin damarı kesme’ dedi.
Kendinizi şanslı görür müsünüz?
Evet görürüm, kişisel başarılarımın yanında en büyük şansım ailemden yana. Annem, babam, eşim şimdi de kızımdan yana çok şanslıyım. Hep destek oldular. Kızım bile yaşı küçük olmasına rağmen arkamdan ağlamayıp anlayışla karşıladı. Babası da kızımızı tiyatroya getirerek aralarda onu görmemi sağladı.
Kızıma karışmam
Kızınız tiyatrocu olmak isterse tepkiniz ne olur?
Mutlu iş yapmak, Mutlu insan olmak demektir. Bundan dolayı seçimine karışmam ama özel olarak da desteklemem.
‘Belalı Baldız’ dizisinde oynadığınız role ne kadar yakın bir annesiniz?
Tamamen uzak bir anneyim. Çünkü dizideki anne iyi bir anne değil. Çocuklarının isteklerini hiç göz önüne almadan kendi isteklerini çocuklarına dayatıyor. Katı kurallar arasına çocuklarını sıkıştırıyor. Ben ise çocuğum ne isterse onu yapmaya çalışıyorum.
Sizin anneniz nasıldı?
Dizideki karektere hem yakın hem uzak. Dizdeki kadar katı değildi ama katı olduğu taraflar da vardı.
Dönme Dolap Paris’te
Berna Laçin ve Cihan Ünal’ın baş rollerini oynadığı ‘Dönme Dolap’ şu anda Paris’te de sahneleniyor. Gencay Gürün oyunun Paris’te sahneleneceğini, başrolünün Alain Delon tarafından oynanacağını duyunca‘Alion Delon oynuyorsa, boş bir şey oynamaz’ demiş ve hemen tercüme etmiş. ‘Dönme Dolap’ burada da kapalı gişe oynuyor.
Oyuna yoğun ilgi var
Çevirisini ve yönetmenliğini Gencay Gürün’ün yaptığı, başrollerini Berna Laçin ve Cihan Ünal’ın oynadığı ‘Dönme Dolap’ adlı tiyatro oyununu, Profiyo Alışveriş Merkezi’ndeki Tiyatro İstanbul’da, perşembe, cuma, cumartesi saat 21.00 de, cumartesi, pazar ise saat 15.00’te sahneleniyor.