TÜRKİYE son aylarda internetteki çocuk pornografisi haberleriyle sarsıldı. Hükümet bu konuda yeni yasal düzenlemelere giderken Emniyet Genel Müdürlüğü de sanal alemde suçluların izini sürüyor.
AİLELER ise çocuklarını bu tehlikeden korumak için neler yapmaları gerektiğini merak ediyor. Konuyla ilgili çalışmalar yapan uzmanlarla meselenin psikolojik, sosyolojik ve hukuki yönlerini masaya yatırdık.
BÜLENT SEVİNÇ
ÇOCUK EĞİTİMİ VE SAĞLIĞINI KORUMA DERNEĞİ BAŞKANI
Evlerdeki bilgisayarlar daha güvenli
ÖZELLİKLE son bir yılda bu tür internet sitelerinin sayısı arttı. İnternet kafelerden bu suçların takibini yapmak daha zor. Evdeki bilgisayarın ise denetimi ve takibi daha kolay oluyor.
PROF. DR. OĞUZ POLAT
MARMARA Ü. TIP FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ
Netteki çizgi kahramanlarla kandırıyorlar
ÇOCUK masumane bir şekilde konuyla ilgisiz bir kelimeye bastığında bile pornografik sitelere yönlendirilebiliyor. Özellikle çizgi film kahramanları üzerinden bu tür sitelere bağlantı çok yaygın. Filtre sistemi, çocukları bu tehlikeden korumak için iyi bir yöntem.
PROF. DR. DOĞAN ŞAHİN
İ. Ü. TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ
Çocuğunuza karşı dürüst olun KONUYU toplumsal paranoya haline getirmeye hiç gerek yok. Eğer çocuklarımızla ilişkimizde dürüstlük ve samimiyet ön planda olursa endişelerimiz büyük ölçüde ortadan kalkar.
Çocukları sanal tehlikeden nasıl koruyabiliriz
Son günlerde yakalanan kişiler ve ortaya çıkan olaylarla çocuklar yönelik cinsel taciz ve istismar konusu Türkiye’nin gündemine oturdu. Yakalanan zanlıların meslekleri kadar evli ve çocuklu olmaları da dikkat çekiyordu. Peki çocuklar bu kişilerin ağına nasıl düşüyor, bir kadın eşinin çocuk tacizcisi olduğunu öğrendiğinde ne tepki veriyor? İki ayrı tarafta da yaşanan travma ve çocuk istismarının nasıl önüne geçileceğini uzmanlarla konuştuk.
ESRA CENGİZ
Antalya’da avukat, Silivri’de çocuk doktoru, İstanbul’da öğretmen ve öğrenciÖ Hepsinin ortak noktası, pornografik çocuk görüntüleri yayınlamak ve yaymak suçundan yakalanmaları. İnsanlık ayıbı olan bu konu son birkaç ayda yaşanan olaylarla hepimizi sarstı. İnternetle tanışması çok da eski olmayan Türkiye, şimdi internetin en karanlık yüzüyle karşı karşıya.
Tüm dünyada 150 bin çocuk pornosu içerikli site varken, bunlardan binlercesinin Türkçe içerikli olduğu belirtiliyor.
Sorunun tespiti ve çözümleri için çocuk pornosuna karşı savaş açanlarla, konuyu tüm ayrıntılarıyla masaya yatırdık.
PEDAGOG MELDA ALANTAR
İnterneti yasaklamak yerine onları bilgilendirmeyi deneyin
Çocuklarının sorunları için pedagoga başvuran aileler, son dönemde özellikle internetteki tehlikelerle ilgili endişelerini dile getiriyor. Pedagog Melda Alantar, ‘Çocuğumu bu tehlikeden nasıl korurum’ sorularının arttığını söylüyor. Peki çocukları korumak için nasıl bir önlem almak gerekiyor? Melda Alantar internetin güçlü bir eğitim aracı olduğunu, bu nedenle çocuklara interneti yasaklamayı doğru çözüm yolu olarak görmediğini anlatıyor. Alantar’a göre, ebeveynlerin çocuğun yaşına uygun cinsel bilgileri vermesi, çocuğun merak nedeniyle tehlikeli içerikli sitelere girmesini engelleyebilir. Alantar, çocukları internetin olumsuz sonuçlarından korumanın yollarını şöyle sıralıyor:
l Çocuk ve gençlerin bilgi alışverişinde bulundukları sohbet odalarında uygunsuz materyaller bulunabilir. Çocuğunuzu dağcılık, pul koleksiyoncuları gibi belirli ilgi alanlarına yönelik siteleri kullanmaya yönlendirin.
l Uygunsuz malzemenin önlenebileceği denetim sistemleri hakkında bilgi edinin.
l Çocukların sağlıklı gelişim yaşayarak istismara yönelik yaklaşımlardan korunmaları, yaşlarına uygun cinsel eğitim almalarıyla mümkün. Ebeveynlerin uzmanlara danışarak aktaracakları bu bilgiler çocuğun meraktan kaynaklanan zararlı site ziyaretlerini azaltır.
l İnternet ortamında pornografi sitelerine ulaşan çocuklar duygusal olgunluklarını aşan materyallerle karşılaşır. Ailelerin onlara bu yayınların abartılı olduğunu açıklaması gerekir.
BÜLENT SEVİNÇ (ÇOCUK EĞİTİMİ VE SAĞLIĞINI KORUMA DERNEĞİ BAŞKANII)
Her eve bilgisayar girerse suçlu kolay tespit edilebilir
Bilgisayar bilgisayar sistemlerinin 2000 yılında çökeceği söylentisinin gerçek dışı olduğunu ispatlamak üzere internette tesadüfen buluşan bir grup, o gün bugündür internetteki pornocuların kabusu oldu. 24 saat internet taraması yapan ve tespit ettikleri siteleri ilgili emniyet birimlerine ileten bu grubun başında bilgisayar yazılımcısı Bülent Sevinç bulunuyor.
Sevinç, son bir yıl içinde bu tür sitelerinin sayıca artış gösterdiğini belirtiyor ve sistemin nasıl işlediğini anlatıyor:
‘Dört bölümden oluşan bir piramit getirin gözünüzün önüne. Bunun en alt katmanını binlerce kişilik mağdur grubu oluşturuyor. İkinci katman bu tür malzemeleri internete ya da dijital diğer malzemelere dönüştüren, yaşları 15 ile 25 arasında değişen kişilerden oluşuyor. Üçüncü katmanda ise Türkiye’de sayılarının tam olarak 1200 olduğunu tespit ettiğimiz bu işin ticaretini yapan ve aralarında son operasyonlarda yakalanan kişilerin de olduğu bir grup var. Piramidin en tepesinde ise her türlü bilişim suçunu organize eden uluslararası bir çete bulunuyor.’
Bülent Sevinç, çocukları bu tehlikelerden korumak için her eve bir bilgisayar girmesini öneriyor. Nedenini de şöyle açıklıyor: ‘İnternet kafelerden bu bu suçların takibini yapmak daha zor. Evdeki bilgisayarın ise denetimi, takibi daha kolay olur.’
PEŞİMİ BIRAKIRSAN 10 BİN DOLAR
İnternetteki suçlularla mücadele etmeye başladıkları günden itibaren sürekli tehditler aldıklarını anlatan Sevinç, ‘Bu takiplerden vazgeçmemiz için 10 milyon dolar gibi astronomik bir rakam önerdiler. ‘Öldürüp gömeceğiz seni’ diye tehdit ediyorlar diyor. Çocuk Eğitimi ve Sağlığını Koruma Derneği aracılığıyla bu takipte yer almak isteyen herkesin kendilerine katılabileceğini söyleyen Bülent Sevinç, şu anda Türkiye’deki gönüllü takipçi sayılarının 2 bini bulduğunu belirtiyor.
PROF. DR. OĞUZ POLAT
Sadece chat odalarına değil, çizgi film sitelerine de dikkat!
Konuya bir çocuk tarafından bakarsak, internetteki pornografik sitelerde kullanılan çocukların çabuk kandırıldığını ve ailelerin çocuklarını kontrol etmede yetersiz kaldıklarını görüyoruz. Konuyla ilgili araştırmalar yapan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Polat, önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak olan ‘Çocuk Pornografisi’ adlı kitabında, konunun bütün boyutlarını işliyor. UNICEF’e çocuk hakları konusunda danışmanlık yapan Polat’a göre çocuklarıyla çok ilgilenmeyen aileler, çocuğun bilgisayar başında geçirdiği saatlere seviniyor ama asıl tehlike bu noktada başlıyor. Polat, İngilizce’de ‘grooming’ denilen ve Türkçe’ye ‘uşaklaştırma’ olarak çevrilen durumun, en fazla 7-14 yaş arası çocuklar üzerinde kolaylıkla uygulandığını söylüyor.
7-14 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLAR MERAKLI
Çocukları gözlerinin önünde olduğu için aileler genellikle çocuğun hangi siteleri girdiğini, nelerle uğraştığını hiç denetlemiyor. Çocukların da özellikle 7-14 yaş arası en meraklı olduğu çağlar. Dolayısıyla, nedir, diye baktıkları zaman gördükleri ilgilerini çekiyor. Çocuk masumane bir şekilde, alakasız bir kelimeye bastığında bile porno sitelere yönlendirilebiliyor. Özellikle çizgi film kahramanları üzerinden porno çok yaygın. Mesela 10 Pokemon sitesinden yedi tanesi porno çıkıyor; girince oradan başka bir siteye yönlendiriyor. Tehlike de bundan sonra başlıyor. Prof. Dr. Oğuz Polat’ın anlattıklarına göre çocuklar bu internet sitelerine girmeyi alışkanlık haline getiriyor. Bunun bir adım sonrası ise chat odaları. Polat, şunları söylüyor:
‘Bu odalara giren çocuklar, karşılarına çıkan kişinin yazdıkları hoşuna gittiğinde onun peşine takılıyor. Bir süre sonra karşıdaki kişi onu ikna edebildiğinde o çocuk birçok şey yapabilir hale geliyor. Buna ‘internette uşaklaştırma’ diyoruz. Böylece karşıdaki kişi çocuğu kendisine bağlıyor. Bunu yaparken de kendisini ya yaşıtı ya da aynı cinsiyetten biri olarak tanıtıyor. İyice güven verdikten sonra karşılıklı aksiyon içeren davranışlar başlıyor; fotoğrafını isteme, webcam’den görüntüsünü alma gibi eylemler başlıyor. Çocuklar genellikle merakları yüzünden bu tür çağrılara hep olumlu yanıtlar veriyor. Öyle bir noktaya geliniyor ki çocuk artık yaptıklarından geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünüyor.’
ASIL TEHLİKE INTERNET KAFEDE BAŞLIYOR
Prof. Dr. Oğuz Polat, Türkiye’deki olguların yüzde 80’inin internet kafelerden gerçekleştirildiğini söylüyor. IP numarası yoluyla hangi bilgisayardan bu tür sitelere girildiği tespit ediliyor, ancak internet kafelerde işletmeci o saatte kimin bilgisayar kullandığını bilmediğini söylüyor. Prof. Dr. Polat’a göre bunu kayıt altına almak valiliklerin çıkaracağı bir genelge ile mümkün: ‘Geçenlerde Samsun’da böyle bir olay yaşandı. O saatte internet kafede hangi bilgisayarda, ne yapıldığı tespit edildi. Ama kafenin sahibi ‘O saatte kim vardı bilmiyorum’ dedi. Bunun önüne geçmek bu basit önlemle mümkün. Filtre sistemi de üretilmiş olan malzemenin çocuğa ulaşmasını önlemek için iyi bir sistem.’
PROF. DR. DOĞAN ŞAHİN
Kadınlar eşlerinin yaptığına inanmıyor
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Şahin, son olaylarla gün yüzüne çıkan, ahlaki, sosyal ve hukuki yönleri tartışılan çocuk pornografisinin psikolojik boyutlarını şöyle anlatıyor: ‘Çocuklara cinsel ilgi duymak bir hastalık. Ciddiye alınması gereken bir durum. Ancak bunu toplumsal paranoyaya dönüştürmeye gerek yok. Çünkü bu eğilimde olan kişilerin çok azı eyleme geçiyor. Onlar da ‘süper ego’ diye tanımlanan ruhsal yapıya ilişkin zafiyetleri olanlar. Eğer çocuklarımızla ve çevremizle olan ilişkimizde dürüstlük ve samimiyet ön planda olursa, bu tür sapkınlıklardan daha az endişe duyarız.’
Prof. Dr. Doğan Şahin’in verdiği bilgiye göre çocuk tacizcilerinin profili şöyle...
l Genellikle erkek ve 30 yaş üstü
l Çoğunlukla bekar
l Evliyse eşi ya dominant bir kadın ya da çocuksu pasif bir kadın oluyor
l Evli olanlar genellikle cinsellikle fazla ilgili olmayan eşler seçmişlerdir. Dolayısıyla da eşleri kocalarının cinsel yaşamlarına karşı ilgisizdir. Çoğu durumu adli bir süreç başladığında ya da şikayet olduğunda öğrenirler. Çoğu o zamana kadar eşlerinin böyle bir şey yapabileceğine dair bir fikre sahip değildir ve inanmak istemezler. Çoğu suçunu kabullenmediğinden ve iftira atıldığını söylediğinden eşleri de özellikle ekonomik olarak bağımlılarsa ve çocukları varsa eşlerine inanmayı tercih ederler.
l Çocuksu aktiviteleri seviyorlar
l Çocuklara yakın meslek seçiyorlar. Çocuklarla temas halinde olabilecekleri işleri tercih ediyorlar.
l Büyük bölümü çocukların yakın çevresinden kişiler
l Bu davranış onlarda genellikle erken yaşta başlıyor.
l Çocukları etkilemekten hoşlanıyorlar ve sık sık oyuncaklar alıyorlar.
l Genellikle hedef aldıkları bir yaş vardır. Ergenlik yaşına yakın olanlara yönelirler. Genelde içine kapanık, utangaç çocukları veya sorunlu evlerden, olanakları kısıtlı evlerden olan çocukları hedef alırlar.
l Manipülasyon yeteneklerini kullanırlar. Çocuğa çok olgun olduğunu, özel olduğunu söylerler. Arkadaş olurlar.
BAŞBAKAN ERDOĞAN KARARLI ÇOK AĞIR CEZALAR GELİYOR
Yeni Türk Ceza Kanunu’nun 226’ıncı maddesinde, çocuklara müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri gösteren ve satan kişilere altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülüyor. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişilere ise beş yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası verileceği belirtiliyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Sözüer, Eski kanunda bu suçu işleyenler sadece para cezasına çarptırılıyordu. Yeni kanunla Türkiye, diğer ülkelere göre çok ağır cezalar getirmiş oldu diyor.
Bu arada Başbakan Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapılmasını istedi. Bunun üzerine ağır cezalar öngören 6 maddelik bir yasa teklifi hazırlandı. Bakanlar Kurulu’nun ilk toplantısında ele alınması planlanan yasa tasarısında, 1 ila 12 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları yer alıyor. Yeni tasarıya göre internet servis sağlayıcıları rapor çıkaracak ve böylece porno görüntülerin hareketlerini takip etme imkanı doğacak. Çocuk pornosunda yaş sınırı 18 olacak, bu tür sitelerin adreslerinin tanıtımı, duyurulması, bu tür filmlere nerelerden ulaşılacağına dair bilgi verilmesi de suç sayılacak. Suç organize olarak işlenirse cezalar iki kat daha ağırlaştırılarak uygulanacak. İzleme Komitesi ile şikayet hattı kurulacak.
ZARARLI SİTELERE KARŞI FİLTRE
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, polisin internet kafeler üzerinde yaptığı denetimlerin aralıksız sürdüğünü açıkladı. Buna göre Emniyet yetkilileri genel ahlaka aykırı içeriklere sahip kumar, bahis ve pornografik içerikli, zararlı alışkanlıkları ve şiddeti özendiren sitelere erişimin önlenmesini sağlayacak filtre yazılımının kullanılmasının ve filtreleme programlarının sürekli olarak güncellenmesinin yapılıp yapılmadığını araştırıyor. İsmail Çalışkan, konuyla ilgili ailelere de büyük görev düştüğünü belirterek, ailelerin çocukların hangi sitelere girdiğini, kimlerle sohbet ettiğini takip etmesi gerektiğini söyledi.
2006’DA 50 İLDE 20 OPERASYON
Çocuk pornografisine karşı mücadelede Emniyet Genel Müdürlüğü, Güneydoğu Avrupa Sınır Aşan Suçlarla Mücadele Merkezi, BM Suçla Mücadele Ofisi, İnsan Ticareti ve Cinsel Suçlarla Mücadele Büro Amirliği, Kayıp Çocukları Bulma Merkezi ve Interpol’le işbirliği yapıyor. Ankara’daki Asayiş Şube Müdürlüğü İnsan Ticareti ve Cinsel Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ile Bilişim Suçları Kısım Amirliği internette 24 saat çalışan bir ekiple tarama yapıyor. Suç unsuruna rastlanan sitelerle ilgili deliller toplanıyor ve saccılıklara başvuruluyor. Emniyet, 2004’te altı ülkeyle yapılan işbirliği sonucunda 11 ilde, 2005’de 12 ülkeyle yapılan ortak çalışmalar sonucunda 20 ilde ve 2006’da ise 20 ülkeyle yapılan işbirliği sonucunda 50 ilde 20 operasyon düzenledi.
Düğümü ‘itiraf’ çözdü
Yüzde 80 Şansı var
YARSAV fişledi biz de aldık
Aktan ‘konuşan benim’ Kazan ‘görüştüm’ dedi
Ben hepinizin annesiyim
12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa
‘Türbanı çözeceğiz’ derken tesettür ‘rahibe kıyafeti’ oldu
Ülkücü paradigmanın iflası
Bedri ile Fazıl