Çevreciler melezi sevdi

6 Mayıs 2007 Pazar
Çevreciler melezi sevdi
Son yıllarda küresel ısınmanın etkileri iyice hissedilince çevre dostu teknolojik ürünlerin sayısı da arttı. Bunlardan belki de en önemlisi çağımızın vazgeçilmezi olan otomobiller. Yakıttan tasarruf sağlayan ve çevreye zararı en aza indiren hibrid araçlar, en son Oscar Törenleri’ne de damgasını vurdu. Ünlü yıldızlar limuzinden vazgeçip hibrid ile kırmızı halı önüne geldi. Şimdi Türkiye yolları bu araçları bekliyor.

ESRA CENGİZ

KÜRESEL ısınmanın etkileri son birkaç yılda kendini iyice gösterince, çevreciler de kamuoyu oluşturma faaliyetlerini milyonlarca hayranı olan ünlü yıldızlara yöneltti. Bunun son örneği 2006 yılı Oscar Ödül Törenleri’nde yaşandı. Dünya çapında milyonlarca insanın izlediği töreni fırsat bilen yıldızlar, geri dönüşümlü káğıttan yapılan ödül zarflarından organik yemeklere, törenin yapıldığı salondaki karbon gazının ölçülmesine kadar küresel ısınmayla ilgili mesajlar verdi. Ancak bu organizasyonun en dikkat çekici olanı kuşkusuz Oscar Törenleri’nin vazgeçilmezlerinden olan ‘kırmızı halı-Limuzin’ ikilisinin ayrılığıydı. Ünlüler hem yakıt tasarrufu sağlayan hem de çevreye zarar vermeyen hibrid otomobilleri, lüks limuzinlere tercih etti. Leonardo Di Caprio, Penelope Cruz, Orlando Bloom, Forest Whitaker, Nicole Kidman, Kirsten Dunst, Gwyneth Paltrow gibi isimlerin de aralarında bulunduğu pek çok yıldız törene çevre dostu hibrid otomobillerle geldi. Gecede otomobillerin hava kirliliği ve atmosfere olan etkilerinden sık sık bahsedilerek, hibrid araçların kullanımının yaygınlaşması gerektiği belirtildi.

Hollywood yıldızlarının dikkat çektiği hibridler, aslında 2006 yılında Türkiye’de de satışa sunulan, çevreye zarar vermeyen ve az yakıt tüketen otomobiller. Hibrid kelime olarak melez yani teknik anlamda iki farklı güç kaynağının bir arada bulunması anlamına geliyor. Bu otomobil, içinde hem elektrik hem de benzin motoru barındırıyor. Elektrik motoruna enerjiyi piller sağlarken, benzin motorundaki enerji, diğer bütün arabalarda olduğu gibi benzinden üretiliyor. Hibrid arabalar diğer klasik arabalara (benzinlilere) göre hem daha verimli çalışıyor hem de çevreyi çok daha az kirletiyor.

HONDA’DAN SONRA TOYOTA DA YOLDA

Türkiye’de satışa sunulan ilk hibrid otomobil, Honda markasını taşıyor. 2006’da 20 adet satılan Honda Civic Hybrid’in, 2007 satış hedefi ise 150 adet. Honda’nın yanı sıra dünyanın ilk hibrid otomobilini üreten Toyota’nın da 2007 yılı sonlarında Türkiye pazarına girmesi bekleniyor. Tüm dünyada büyük ilgi gören ve bugüne kadar 500 bin adede yakın satılan Toyota’nın hibrid aracının markası ise Prius. Otomobil üreticileri dünyanın pek çok ülkesinde çevre korumasını desteklemek amacıyla hibrid otomobillerin vergisinin düşük olduğunu, Türkiye’de de bu uygulamaya geçilmesi halinde satışların artacağını belirtiyor.

‘Üç ayda daha az yakıt tükettik’

TAŞIMACILIK sektörünün önemli markalarından TNT Ekspres, 2006 yılında Türkiye’de satışa sunulan hibrid otomobilleri satın alan ilk kuruluş oldu. Honda Civic Hybrid markalı iki aracı filosuna katan firma yaklaşık üç aydır test ettiği araçların performansından son derece memnun. TNT Ekspres Türkiye Genel Müdürü Turgut Yıldız, Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü ile TNT Ekspres genel merkezinin ortak bir proje çerçevesinde Türkiye’yi pilot bölge olarak seçtiğini anlatıyor. Bu nedenle kullandıkları araçların yaptığı kilometre, yakıt tüketimi ve emisyon ölçümlerinin her gün yapıldığını belirten Yıldız, satın aldıkları iki hibrid otomobilin üç ayda yüzde 22 daha az yakıt tükettiğini ve benzinli araçlara göre yüzde 50 daha az karbondioksit yaydığını söylüyor. Yıldız ‘Önümüzdeki dönemlerdeki hedefimiz, tüm araç filosunu çevre dostu hibrid otomobillerden oluşturmak. Bu araçlar hem elektrik hem de benzinli kullanma olanağı sağlıyor. Araç İstanbul gibi yoğun trafikte durduğu zaman otomatik olarak benzinli motor ateşlemeyi durduruyor ve çevreye sıfır zarar veriyor’ diyor.

Kendi kendini şarj edebiliyor

Hibrid otomobiller trafikte durduğunda benzinli motor susuyor ve elektrikli motor devreye giriyor.

Kalkışta 50 kilometreye kadar elektrikle devam ediyor, bütün bu geçişler otomatik yapılıyor ve benzin tasarrufu sağlanıyor. Trafik ışığında durulduğunda veya ağır akan bir trafikte benzinli motor kendini kapatıyor. Ancak aküler ve elektrik motoru aracın sistemlerini çalışır durumda tutuyor.

Yüksek hızlarda, elektrik ve benzinli motor birlikte çalışıyor. Bilgisayarlı kontrol ünitesi vites oranlarını maksimum randıman alınacak biçimde ayarlıyor.

Hibrid destekli veya yarı hibrid otomobillerde, küçük bir elektrik motoru benzinli motora destek olduğu için aracı tek başına yürütemiyor.

Elektrik motorunu çalıştıran batarya enerjisini araba fren yaparken oluşan enerjiden alıyor. Böylece normal arabalarda çöpe atılan bir enerji kullanılmış oluyor. Aynı zamanda benzinli motor pili şarj ediyor. Arabayı elektrik motoru tek başına çalıştırmadığı için çok büyük bir pile ve enerjiye de ihtiyaç duyulmuyor.


Hibridin babası Porsche

HİBRİD otomobillerin tarihine baktığımızda karşımıza 1902 yılında Ferninand Porsche çıkıyor. Porsche henüz 27 yaşındayken istenildiğinde benzinle istenildiğinde ise elektrik motoruyla ilerleyebilen aracı yaptı. Viyanalı fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile birlikte çalışan Porsche, dört silindirli bir Daimler motoruna aküler, bir jeneratör ve elektrik motorları ekledi. Ürettiği otomobili 1906 yılında tanıtan Porsche, buna Mixte-Vagen adını verdi. Bu haliyle Mixte benzinli motor stop edildiğinde bile akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerleyebiliyordu.

Facebook Twitter



Tarih:6 Mayıs 2007 Pazar

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

YAZARLAR

SICAK HABER