



Son yıllarda küresel ısınmanın etkileri iyice hissedilince çevre dostu teknolojik ürünlerin sayısı da arttı. Bunlardan belki de en önemlisi çağımızın vazgeçilmezi olan otomobiller. Yakıttan tasarruf sağlayan ve çevreye zararı en aza indiren hibrid araçlar, en son Oscar Törenleri’ne de damgasını vurdu. Ünlü yıldızlar limuzinden vazgeçip hibrid ile kırmızı halı önüne geldi. Şimdi Türkiye yolları bu araçları bekliyor.
Türkiye’de satışa sunulan ilk hibrid otomobil, Honda markasını taşıyor. 2006’da 20 adet satılan Honda Civic Hybrid’in, 2007 satış hedefi ise 150 adet. Honda’nın yanı sıra dünyanın ilk hibrid otomobilini üreten Toyota’nın da 2007 yılı sonlarında Türkiye pazarına girmesi bekleniyor. Tüm dünyada büyük ilgi gören ve bugüne kadar 500 bin adede yakın satılan Toyota’nın hibrid aracının markası ise Prius. Otomobil üreticileri dünyanın pek çok ülkesinde çevre korumasını desteklemek amacıyla hibrid otomobillerin vergisinin düşük olduğunu, Türkiye’de de bu uygulamaya geçilmesi halinde satışların artacağını belirtiyor.
filosuna katan firma yaklaşık üç aydır test ettiği araçların performansından son derece memnun. TNT Ekspres Türkiye Genel Müdürü Turgut Yıldız, Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü ile TNT Ekspres genel merkezinin ortak bir proje çerçevesinde Türkiye’yi pilot bölge olarak seçtiğini anlatıyor. Bu nedenle kullandıkları araçların yaptığı kilometre, yakıt tüketimi ve emisyon ölçümlerinin her gün yapıldığını belirten Yıldız, satın aldıkları iki hibrid otomobilin üç ayda yüzde 22 daha az yakıt tükettiğini ve benzinli araçlara göre yüzde 50 daha az karbondioksit yaydığını söylüyor. Yıldız ‘Önümüzdeki dönemlerdeki hedefimiz, tüm araç filosunu çevre dostu hibrid otomobillerden oluşturmak. Bu araçlar hem elektrik hem de benzinli kullanma olanağı sağlıyor. Araç İstanbul gibi yoğun trafikte durduğu zaman otomatik olarak benzinli motor ateşlemeyi durduruyor ve çevreye sıfır zarar veriyor’ diyor. Hibrid otomobiller trafikte durduğunda benzinli motor susuyor ve elektrikli motor devreye giriyor.
Kalkışta 50 kilometreye kadar elektrikle devam ediyor, bütün bu geçişler otomatik yapılıyor ve benzin tasarrufu sağlanıyor. Trafik ışığında durulduğunda veya ağır akan bir trafikte benzinli motor kendini kapatıyor. Ancak aküler ve elektrik motoru aracın sistemlerini çalışır durumda tutuyor.
Yüksek hızlarda, elektrik ve benzinli motor birlikte çalışıyor. Bilgisayarlı kontrol ünitesi vites oranlarını maksimum randıman alınacak biçimde ayarlıyor.
Hibrid destekli veya yarı hibrid otomobillerde, küçük bir elektrik motoru benzinli motora destek olduğu için aracı tek başına yürütemiyor.
Elektrik motorunu çalıştıran batarya enerjisini araba fren yaparken oluşan enerjiden alıyor. Böylece normal arabalarda çöpe atılan bir enerji kullanılmış oluyor. Aynı zamanda benzinli motor pili şarj ediyor. Arabayı elektrik motoru tek başına çalıştırmadığı için çok büyük bir pile ve enerjiye de ihtiyaç duyulmuyor.
Hibridin babası Porsche
HİBRİD otomobillerin tarihine baktığımızda karşımıza 1902 yılında Ferninand Porsche çıkıyor. Porsche henüz 27 yaşındayken istenildiğinde benzinle istenildiğinde ise elektrik motoruyla ilerleyebilen aracı yaptı. Viyanalı fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile birlikte çalışan Porsche, dört silindirli bir Daimler motoruna aküler, bir jeneratör ve elektrik motorları ekledi. Ürettiği otomobili 1906 yılında tanıtan Porsche, buna Mixte-Vagen adını verdi. Bu haliyle Mixte benzinli motor stop edildiğinde bile akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerleyebiliyordu.
Diğer Haberler PAZAR
Dünyanın kuklası İstanbul’da
Onlar Boğaz’a dalyanın direklerinden bakıyorlar...
Çevreciler melezi sevdi
Atı alan Kuşadası’nı geçti
Hıdrellez’den sonra yaz gelir
Yeter ki türkü olsun ister Arif Sağ söylesin is...
O bu rolü yaşamıştı
‘Beni kimse sabah programına çıkaramaz’
Tarihi halılar müzeye kavuşuyor
İhtiyarlamadan yaşlanın