Söylenceden çizgi romana

4 Aralık 2009 Cuma
Söylenceden çizgi romana
Derler ki, eskiden, çok eskiden, insanlar hiç yalnız kalamazmış ve bir araya geldiklerinde, muhayyelesi en güçlü olan, aklından geçeni kelimelere en güzel döken hikâyeler anlatırmış. Ardından, hayatımızı zenginleştirip kapılar açan, görünmez parmaklıklarımızı, pastanın içinden çıkan bir eğe gibi törpüleyen edebiyat gelmiş.

İnsan yaratamaz ama kurgulayabilir. Harfler ki birbirine çarpıp sökmesi hayatımızın en önemli adımlarından biridir, bilgi ve bilincin yanı sıra edebiyatı da taşır bize.

Eskilerin, kah mırıl mırıl, kah sel gibi coşkuyla anlatılan güzel hikâyelerle oyalandığı boş zamanlara asırlardır kitaplardan okuduğumuz edebiyat eşlik ediyor. Bizden evvelkilerin, hatta onlardan da öncekilerin farklı duygularla ama benzer bir heves ve heyecanla okuduğu klasikler, yüzyılı yüzyıla, nesli nesle bağlayan zincirlerden biri.

Ama zamanlar değişti, boş vakit, artık, tekrar para kazanacak hale gelene kadar dinlenme veya sebebini tam olarak kestiremediğimiz bir sızıyı dindirecek meşgalelerle uğraşma zamanı oldu. Parmaklıklarımızı, gürültü, görüntü, parlak renkler, yüksek sesler oluşturuyor artık.

Böyle bir hayatta acaba klasiklere ancak görsel bir şeyler eşliğinde mi kavuşabileceğiz? Elimize bir kitap alsak bile yazarın tasvir ettiği bir görüntüyü zihnimizde canlandırmaya sabrımız yok da, illa bir sanatçı bizim için resmetsin mi istiyoruz?

Çizgi roman dosyamız başka birçok sorunun yanında bunun da cevabını arıyor.

Yeni yılda görüşmek üzere.

AYŞE DÜZKAN

Facebook Twitter



Tarih:4 Aralık 2009 Cuma

İlgili Yazılar

İŞLEMLER

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

DİĞER KİTAP HABERLERİ

YAZARLAR

SICAK HABER